- Kategori
- Futbol
Fatih Terim'in içine sinecek olan, ‘tekrar maç’ mı ola?

“Berabere kalması, bizden üstün olduğu anlamına gelmez.”
Kim diyor bunu?
Başkalarının “İmparator”, “Avrupa Fatihi” dediği, bizim de, TFF’nin verdiği Türkiye Futbol Direktörü unvanına dayanarak “Futbolun Cumhurbaşkanı” dediğimiz Fatih Terim...
“Bizden üstün olmayan” ise, Letonya milli takımı...
Ama Letonya’yla oynanan 4 resmi maçın sayısal verileri hiç de öyle demiyor:
Letonya, 15 Kasım 2003'te Riga'da 1-0 kazanıyor; 19 Kasım 2003'te İstanbul'da 2-0 geriden geliyor, durumu 2-2 yapıyor. Böylece, 2004 Avrupa Şampiyonası Elemeleri play-off baraj maçları hüsranla bitiyor, bizim için.
(Fatih Terim, “Bu tip maçlarda 2 farklı öne geçmezseniz zor kazanırsınız” derken,19 Kasım 2003’ü de unutmuş!)
Ya 2016 Avrupa Şampiyonası Elemeleri?
13 Ekim 2014'te Riga'da ve 3 Eylül 2015'te Konya'da aynı skor: 1-1
(Dünü bırakalım, bugüne bakalım: Letonya, 7 maçta, 3 gol atıyor, 4 puan topluyor. Bize attıkları 2 gol, bizden aldıkları 2 puan. Öteki golü de Çek Cumhuriyeti’ne atıyorlar. Kalan puanın ikisi de deplasmanda, Kazakistan ve Çek Cumhuriyeti’nden.)
*****
“Berabere kalması, bizden üstün olduğu anlamına gelmez.”
Geçmiş, Fatih Terim’i doğrulamasa da, başka doğrulayacaklar, medya kesiminde var:
“Letonya'nın toplam fiyatı”, bizimkilerin “eşlerine aldıkları otomobillerin fiyatı kadar”...
(Biri uzaklardan kalkar gelir, “köy takımından golü yiyip grupta işimizi mucizelere bırakan”lara "laf"ı “çakar” ve soğuk damgayı basar:
“Korkaklar mangası”.
“Korkaklar mangası”nın içinde “komutan” yok, sadece futbolcular var.)
Fatih Terim'in, “Sizin eksikleriniz yok mu?” yollu soruya, “Benim eksiklerimi yarın göreceğiz, yazılı ve görsel basında” derken, bir bildiği varmış demek!. Yoktu, ya da “kâhinliği” tutmuş!. Çünkü ona yönelik eleştiri pek yok; bütün suç, gol kaçıran,1-0‘dan sonra geri çekilen, son dakikada yenen golle bir puana razı olan futbolcularda. Tuşlara dokunuşlardan çıkan, ağızlardan dökülenler, başına buyruk (!), beceriksiz (!) futbolculara yönelik...
(Eleştirilerden sıyrılan Fatih Terim, golde Volkan Babacan'ın payı olmadığını söyledi. "Şener, Serdar, Mehmet ve 4 orta saha oyuncumuz var" demekle, ad vermekle ayrımcılık yaptığını gösterdi.)
*****
“Bu performansı içime sindiremiyorum.”
Fatih Terim’in, soyunma odasında futbolcularına böyle dediği deniyor. Aslında, “içine sindirememe”, Letonya’nın bize karşı aldığı sonuçlar.
Fatih Terim’in, Letonya’a yönelik dedikleri, “analiz”i, “derin anlam” taşıyor!. Bütün sistemi alt üst edecek, değiştirecek, “tekrar”a yol açacak bir “analiz”!.
(“Bizden üstün”, “bizim kantarımızda olmayan”ın “1-1 berabere kalması, kabul edilir gibi değil!. Bu, “Futbolun Cumhurbaşkanı”na yakışmaz! Bu, en kısa zamanda düzeltilmeli, kısacası, Letonya’yla “eşit olunmadığı” tescil edilmeli.)
Yani?
“Tekrar maç” olsun, olsun ki, “eşit olmadığımızı” dünya alem görsün. Çünkü arada, her bakımdan, öyle farklılıklar var ki... Farklılıklar, uçurumdan farksız...
Öyleyse?
Olmadı, sonucu beğenmedik, içimize sindiremedik...
Ne yapalım?
Bir daha oynayalım, ya ödeşiriz ya da iki katına çıkar. Hafifinden de olsa “kumarcı” yaklaşımı; mahalle maçı, “gazozuna maç” tarzı...
Düşünebiliyor musunuz?
Düşünseniz bile, böyle bir şeyin olamayacağını düşünürsünüz. Hayal dersiniz, dünya tersine dönmüş dersiniz.
(Bizde, siyasette “yeniden yapmak”, daha kolay. Çünkü, “Gel, sandığa gidelim, milletin hakemliğine başvuralım” dendi mi, kimse buna “Hayır” diyemez; rest çeken bile olur:
“Hodri meydan!.”)
*****
Puan yitirmelerde, yerli olsun yabancı olsun, teknik direktörlere ağza gelen söyleniyor.
Özellikle “3 Büyükler”in maçlarından sonra, "skor”a bakarak, övgüde ve yergide “kantarın topuzu”nu kaçıranlardan geçilmiyor. Adamların ne “adamlığı”, ne “teknik direktörlüğü”, ne de "futbol bilgisi" kalıyor. Sanırsınız, TIR şoförleri toplanmış, takımların başına getirilmiş. Yetmiyor, kulüp başkanı da hedef tahtasına konuyor.
Oysa Letonya maçından sonra, eleştiri okları, Fatih Terim’e değil, “korkaklar mangası” denen futbolculara yöneldi. Bu, hem doğru, hem yanlış!. Yanlış olanı, futbolcuların “suçlu” ilan edilmesi! Fatih Terim’in, bir kulüp maçını tribünden izleyen olarak görülmesi...
Fatih Terim'e gösterilen hoşgörü, bekleyelim, boşuna bekleriz ya, “3 Büyükler”in teknik direktörlerine de gösterilir mi?
Son söz:
Ey futbolcular, başkası “parsayı toplayacak” olsa da, “iki kişilik” oynayın, yenin şu Hollanda’yı; yakından ve uzaktan, dolaylı yoldan ya da açıktan sizi suçlayanları utandırın!.
https://www.facebook.com/turgutcelik
https://twitter.com/#!/turgutcelik