- Kategori
- Gündelik Yaşam
Faydaterapi

Babam neredeyse 12 senedir sigara içmiyor. Sigarayı bırakmak için yarın çok geç...
Babam akciğer kanseri.
Yaklaşık beş dakikadır bu kelimelere bakıyorum. Beyaz zemin üzerinde çok kötü görünüyorlar. Çok ağır, çok ciddi. "Comic Sans” bile durumu kurtarmazmış gibi sanki.
******
Bu sabah, günlük olağan Skype görüşmemiz sırasında annem:
“Of, ruhum sıkıldı evin içinde, hava da kapalı.” diye söylendi.
“Yağmur mu yağıyor?” diye sordum, ana fikri tamamen ıskalamış olarak.
“Yok, ama hava kapalı.” diye tekrarladı annem. “Daraldım.”
“Eh, çıksanıza dışarı.” demeye hazırlanırken, babamın kendini iyi hissetmiyor olabileceğini düşünüp vazgeçtim. Tam o sırada, kameranın sağladığı görüş alanının dışında bir yerden, babamın sesini duydum:
“Yalnız hava değil, baban da kapalı demek istiyor annen.”
“Nasıl yani? O ne demek?” diye sordum.
Annem ekrandan bana bakarak gülmeye başladı:
“Yani aslında baban sıkıyor ruhumu, bütün gün uyuyor.”
“Kötü müsün yine?” diye babama seslendim. Onun yerine annem cevap verdi:
“Yok canım, bugün gayet iyi.”
“Eeee? Niye uyuyor?”
“Zaten uykuyu hiç sevmezdi biliyorsun. Şimdi bahanesi var.”
Üçlü kanepede Roma İmparatoru pozunda yan yattığını tahmin ettiğim babamın sesi yine duyuldu:
“Bütün gün uyuyormuşum... On dakikalığına uzanmıştım şuraya, içim kaymış işte. Yorgunum.”
“Evet.” dedi annem gülerek, “Sabah kalktı, kahvaltı etti, gazeteleri okudu, yoruldu.”
Babamın son birkaç gündür “koktuğu” gerekçesiyle ekmek bile yemediğini bildiğim için sevindim:
“Yemek yiyor ha?”
“Hiç iştahım yok, zorla yiyorum” diyor, ama sabah tahin pekmezin dibine darı ekmiş.”
“Vay, yarasın... da ondan sonra “Açlık şekeri niye yüksek?” diyoruz. Rutin biyokimya yalan söylemez, değil mi Şişko?”
“Yahu hâlâ yediğimde içtiğimde gözünüz var analı-kızlı. Kaçacağım bu evden, Bora Bora’ya gideceğim. Adres bırakmayacağım.” diye söylendi babam arka planda.
“Kaçacakmış...” dedi annem, babama dönerek. “Asıl ben kaçacağım, bakalım o zaman kime huysuzluk edeceksin?”
“Kanser hastaları huysuzluk edebilirler. İlaçların yan etkisi.” dedi babam, tartışmada son sözü söyleyen birinin muzaffer ses tonuyla.
“Oh, hayat sana güzel vallahi.” diye sataştım. “Bütün gün siesta, yediğin önünde, yemediğin ardında, canın çektikçe sınırsız huysuzluk.”
Babamın cevabı aklıma geldikçe hâlâ gülüyorum:
“Eh, hastalığın getirdiği imkânlardan da faydalanmak lazım tabii.”
******
Enseyi karartmıyoruz.
Geldiği gibi gidecek.