- Kategori
- Güncel
Fazıl'a

Fazıl’a 1 yıl ve indirimli olarak 10 ay hapis cezası vermişler. Hiç sabıkası olmadığı için bu ceza ertelenmiş.
Bence çok az…
En az idamdan başlamalıydı Savcı,
Hakim Müebbet’te karar kılmalıydı.
Öyle bir adamın zamanımızda
Yaşaması bile mucize
Gitsin Beethoven çağına;
Gitsin Mozart’ın mezarında çalsın
Gitsin Ömer Hayyam’ın mezarında okusun bu şiirleri ama T.C.’nde olmaz. Hiç olmazsa Türkiye Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti olduğu müddetçe olmaz. O da değişirse, başka..
Niye bu memlekette ikide birde Fazıl,
Zırt pırt bozuk çalıyor.
Çağdaş olalım diyor,
Çağdaş müziği sevelim, diyor…
Yanlış yunluş şeyler söylüyor
Sanki çok bilirmiş gibi
Rahmetli Müslüm Gürses’le çekişiyor
Ondan sonra efendim
Bir de müzikçiyim, diye geçiniyor.
Efendi sen kim müzik kim
Müzik nedir biliyor musun?
Dur sayayım dinle:
“Hatasız kul olmaz”
“Tanrı istemezse”
“Merak etme sen”
“Esrarlı gözler”
“Bir teselli ver”
“Benim için üzülme”
“İçiyorsam bir sebebi var”…
İşte bunlar müzik…
Daha sayayım mı?
Yeter mi diyorsun.
Biz bunları dinliyoruz
Ya sen ne istiyorsun?
Bunlara müzik demiyorsan, nedir müzik…!?
Şimdi saçma sapan laflarla Fazıl’ı çekiştireceğimize, bir de asıl olanlara bakalım.
Fazıl , kendini savunmuş:
Piyanist ve besteci Fazıl Say, "Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamak" iddiasıyla yargılandığı davada 10 ay hapis cezası aldı. Cezası 5 yıl ertelenen Say, kararı yorumladı.
Dünyaca ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say karar sonrası yaptığı açıklamasında; "Mahkeme sonucu çıkan karar için yurdum adına çok üzgünüm. İfade özgürlüğü açısından hayal kırıklığına uğradım. Hiçbir suçum olmamasına rağmen ceza almış bulunmam şahsımdan çok, Türkiye'deki ifade ve inanç özgürlüğü adına kaygı vericidir" demiş.(Gazeteler, 15.4.13)
Evet, bence de bu işte bir yanlışlık var. Fazıl’ın üstüne varmak pek fazla doğru olmaz. En iyisi , o alıntıladığı şiirin sahibini İran’da bulup tutuklatmak gerekir. Neydi şu şairin adı (zaten şairler hep düzene karşı, Allahın cezası adamlardır..!)
Evet, o şair… hani durmadan şarap içip dörtlükler, rubailer döktüren adam… Ömer Hayyam mı? İşte gitsinler o , Ömer Hayyam’ı tutuklasınlar… Ama biraz geç değil mi? (Adam 12.yüzyılda yaşamış)
Ne demişti şiirinde Ömer Hayam : (“Irmaklarından şaraplar akacak diyorsun…” sansür, sansür sansür…………………….) (Ne o ben de yazayım da beni de içeri atsınlar ha…!?) Yok öyle yağma. Ama yazdığım bu satırı internete verin , kaç yüz yerde tekrarlandığını görürsünüz. Peki, onlara ne yapacaklar, söyler misiniz?
Adam, hakaretini Allah’a yapmış… Biliyorsunuz, cezalar şahsidir. Siz niye üzerinize alınıp, adama ceza kesiyorsunuz ki..? Allah ona ne yapacağını biliyor zaten! Size ne?
Fazıl’a şiir okudu diye, ceza kesmeye kalkanların ve bunu kabullenenlerin, “ben şiir okudum diye, beni hapiste yatırdılar…” diyen bir siyasinin peşinden gidenler olmaları da ilginçtir.
Diğer yandan, duruşmayı izleyen AB Komisyonu Sözcüsü Maja Kocijancic ise “ Eski AB Kültür Elçisi Say’a verilen cezayı endişeyle öğrendik. AB Komisyonu, Türkiye ’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda ifade özgürlüğüne tam saygı göstermesinin öneminin altını çiziyor” diye konuştu.
Mahkemenin Fazıl Say’a verdiği ceza dış basında da yankı buldu. İşte tepkiler:
İtalyan haber ajansı ANSA: “Türkiye dünyaca ünlü piyanistini cezalandırdı. Say, 15 ay hapis riskiyle karşı karşıyaydı.
Libero Qutidiano: Dünya çapındaki ünü ve şöhreti bile Fazıl Say’ın cezalandırılmasını engelleyemedi.
La Repubblica: Türkiye: ‘kafir’, müzisyen Say 10 ay hapisle cezalandırdı. ROMA/DHA
İşte , Fazıl Say olayı ve dünyadaki yankılarından yalnız bir bölümü…
Bizde ise Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say’ın 10 ay hapis cezasına çarptırılmasıyla ilgili olarak, "Ben kuşkusuz hiç kimsenin söylediği bir sözden dolayı yargıyla muhatap olmasını istemem. Hele sanatçıların, kültür adamlarının yargıyla muhatap olmasını, yargı kararlarıyla muhatap olması temenni etmediğim bir şeydir" ifadelerini kullandı.(posta.com.tr15.4.13)
Sormak gerekir böyle bir konu ABD’lerinde ve AB ülkelerinde dava konusu olabilir miydi? Mahkeme böyle bir şeyi ciddiye alır mıydı? Ama bizde mahkemeler iki vatandaşın şikayetini ciddiye aldılar ve Fazıl’ın cezasını kestiler.
Fazıl ve Avukatları niye doğru dürüst bir savunama yapamadılar ben onu anlayamadım!
Şimdi mesele Fazıl bu uygulanmamış ama adı konmuş cezayı sineye mi çekecek ; yoksa temyize mi gidecek.
Yoksa, artık yastığı yorganı toplayıp kendisine hemen kollarını açacak ülkelerden birine mi gidecek?
Bence Fazıl bunu yapmaz. O bu ülkeyi çok seviyor ve bu ülkenin evladı olduğunu çok iyi biliyor. İyisiyle kötüsüyle bu vatan bizim… Evvelki gün şiir yüzünden Nazım’ı 13 yıl hapislerde çürüttük; dün bir ülkenin başbakan adayını şiir okudu diye hapishaneye attık. Bugün de Fazıl Efendi bir şiir yüzünden neredeyse içeri giriyordu. Neyse girmedi ya… O bile bir gelişmişlik göstergesidir. Bakalım yarın ne olacak. Böyle bir ülkede her türlü sürpriz beklenebilir.!