Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Haziran '14

 
Kategori
Beslenme / Diyet
Okunma Sayısı
964
 

Fazla kilo ile yaşamak, kaderiniz değil!

Fazla kilo ile yaşamak, kaderiniz değil!
 

Çağımızda, yaşadığımız en büyük sorunlardan biri “FAZLA KİLOLAR” ve hatta büyük bir tehdit oluşturan “OBEZİTE”.Gelişen teknoloji ile yaşam şekli değişen insanların, maalasef beslenme alışkanlıkları da değişyor. Beslenme şekli, kilo almanın en büyük sebebi olmakla beraber, ASIL SORUMLU BİLİNÇALTI KAYITLARIMIZDIR.
 
Kontrolsüz ve sağlıksız beslenmemizin nedeni bilinçaltımızda gizlidir. Bu nedenle yıılarca yapılan diyetler bir işe yaramıyor.
 
Başarılı olsa bile çok geçmeden başladığımız yere dönüyor, verilen tüm kilolar fazlasıyla geri geliyor. Başarısız bir kaç denemeden sonra da “zayıflama inancımız yok oluyor”. Bu nedenle de kilo verme çalışmalarımıza başlayacağımız “o meşhur pazartesiler” bir türlü gelmek bilmiyor.
 
Oysa kontrolsüz yemenin altında aslında duygusal ve ruhsal ihtiyaçlarımız yatar. Stres, gerginlik, endişe, suçluluk, kızgınlık gibi olumsuz duygular, aşırı yemeye neden olur.Yemekle bu olumsuz duyguları bastırmaya çalışırız. Öte yandan yemek yeme keyifli bir şeydir ve bununla ilgili çocukluğumuzdan beri bilinçaltımızda olumlu anılar mevcuttur. Bu durumda bilinçaltı bu anları daha sık yaşatmak için size yedirtir. Anne babayı memnun etmek, kızdırmamak için yedirtir. Ya da içindeki değersizlik duygusuna bir yanıt olarak yedirtir. “Madem kendini değersiz hissediyorsun, kendini beğenmiyorsun, ben de sana yardım edeyim” der ve çılgınca yedirerek sizi şişmanlatır. İnsanların içine çıkmaktan korkuyorsa yedirtir. Ablasından güzelse ve bu nedenle ablası ona eziyet ediyorsa yedirtir. Aile ortamını korumak, çapkınlık yaptırmamak için yedirtir. Geçmişte anneannesinin tombul çocukları sevmesinden dolayı, sevgisinin karşılığı olarak yedirtir. Aşırı kilolu kişilerde bu tarz bağlantılar mutlaka bir şeyler ortaya koyar. Bu nedenle hipnoterapi ciddi olarak zayıflamak isteyen kişiler için güçlü bir destek sağlar.Yemeye neden olan bağlantılı olayları bulur ve olumlu yönde değiştirir. Ayrıca yanlışlıkla yemekle bastırılan olumsuz duyguları ortadan kaldırır. Klasik yani telkin hipnozu, EFT (Duygusl özgürleşme), NLP ile birleştirilerek, bilinçaltına verilen telkinlerle sağlıklı yeme alışkanlığı kazanılır.
 
Asıl etken, yemeye bilinçaltının verdiği anlamdır. Bilinçaltı yemek yemeyi acıtan duyguları bastırma çaresi olarak kullanır. Kilo verme çabasını bir savaşa döndürdüğünüz zaman bu savaşın savunan tarafı olduğunu unutmayın. Bedenin savunma mekanizmaları hemen kendisini kilo vermeyecek yönde ayarlamaya başlar. Özellikle bilinçaltının kendine göre makul nedenleri varsa. İlk savunma mekanizması metabolik hızın düşmesidir. Yani, yenilen besinlerin yakılması yavaşlar. Otomobilinize benzini tasarruflu harcatmak için benzin içine konan katkı maddeleri gibi düşünebilirsiniz bu işlemi. Ama bu işlemin ikinci bir ters etkisi olur. Kişi diyeti bıraksa da bu metabolik yavaşlama geri dönmez ve kısa sürede kişi eskisinden daha kilolu duruma geçer.
 
Diyetin bilinçaltındaki diğer anlamı, “kıtlık var” düşüncesidir. İnsanlık tarihi açlıklar ve kıtlıklarla doludur. Birçok kavim açlıktan, kıtlıktan yok olmuştur. Siz diyet yapmaya başladığınızda bilinçaltınız bunu “kıtlık” olarak algılar ve sizi hayatta tutmak için bir savunma mekanizması olarak metabolizmanızı düşürür. Diyette veya oruç tutarken duyulan halsizliğin, uyuklama halinin nedeni budur. Metabolizmanız azalınca yenilen besinlerin yakılması yavaşlar. Ayrıca diyetin başlarında verilen aldatıcı kilonun çoğu vücut suyudur, ama bu su atımı hayatla bağdaşmayan noktaya gelip durduğunda, sizin kilo vermeniz de durur. Moraliniz de bozulur ve siz tekrar yemeye başlarsınız. Buradaki esas tehlike, yavaşlamış olan metabolizmanızdır. Böylece yenilenler yağ olarak tekrar birikir ve siz rejimden daha fazla kilo almış olarak çıkarsınız. Ne kadar güçlü diyet, o kadar daha fazla geriye kilo almadır.
 
Hipnoz, beslenme alışkanlıklarınızla ilgili hedeflere ulaşmak ve bu hedefleri korumak için çok etkili bir yöntemdir. Rejim, diyet sözcükleri bilinçaltı için çok sevimsizdir. Yemekten zevk aldığınız yiyecekleri bırakmak zorunda olduğunuz anlamına gelir. Bu yüzden rejim yapmayı sevmeyiz ve bir işkence olarak görürüz. Bilinçaltımızın temel özelliği ‘’Zevke koş, acıdan kaç!’’ düşüncesidir. Diyetin anlamı bilinçdışında işkence olduğundan, bundan kaçar ve bütün rejimler daha fazla kilo almakla sonuçlanır.
 
BİLİNÇALTI DUYGUSAL AÇLIĞINIZI FARK EDEREK ZAYIFLAYIN.
 
OBEZ OLAN BEDENİNİZ DEĞİL, BİLİNÇALTINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİZ!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 57
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 4468
Kayıt tarihi
: 19.12.12
 
 

Kainatta nokta, nokta da kainat olan "İNSAN" İnsanı keşfetmek için cıkılan yolda bir yolcu sadece. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster