- Kategori
- Güncel
Federasyon Başkanlığı seçimi

Futbolumuz Kimlere Hizmet Ediyor?
Aylardır Türkiye’deki yaşanan futbol kaosunu yakından takip ediyoruz. Özellikle şike davası futboldan anlayan anlamayan herkesin ilgisini çekmiş, gündemi hep meşgul etmeye devam ediyor. Son bir aydır yaşanan gelişmeler ise Federasyon Başkanı’nın istifası ile yeni bir günden oluştu.
Belki de siz bu yazıyı okurken yeni Futbol Federasyonu Başkanı seçilmiş olacak. En güçlü adaylar Yıldırım Demirören ve Ata Aksu. İşte beni ilgilendiren tarafı da tam bu isimlerdir. Büyük ihtimal Demirören seçilecek. Şahısların kişilikleri beni ilgilendirmiyor. Ancak şöyle bir düşündüğümde; yıllardır Türkiye’deki Federasyon Başkanlığı yapmış kişiler hep ya para babaları ya da onların piyonları olmaktadır. Allah aşkına koskoca Türkiye’de Federasyon Başkanlığı yapacak ve bu işin hakkını layığı ile yapacak tek bir adam yok mu? Ya da varda onlara sıra mı gelmiyor? Ya da bu işi layığı ile yapabilecek yetişmiş kişileri sistem dışarıya mı itiyor? Sizce hangisi?
Futbol çok büyük bir sektör. Paranın söz söylediği, paranın işaret ettiği gizli ya da açık eller tüm ülkelerde futbola el koymuş durumdalar. Milletin büyük çoğunluğu futbola zevk amacı ile stres atmak amacı ile hayatına sokuyor. Küçücük çocuklara dahi hangi takımı tutuyorsun diyerek o sektöre ilgisini çekmeye çalışan bir milletiz biz. Fakat millet bu işe masumane yaklaşırken, birileri ise başka açıdan bakıyor olaya. Saatlerce televizyonlardan yayınlar yapılıyor, sektör için özel kanallar kurulup, insanların ilgisi çekiliyor. Hatta bazı ünlü gazetecileri ve spikerlerin her birisini 4 büyük kulübün önde gelen taraftarı yaparak, reklam ve etki yaptırıyorlar. İşi öyle ileriye götürüyorlar ki; işini tutturamamış ya da arka plana atılmaması gereken zenginleri ya da oğullarını spor yazarı ya da yorumcu yapıyorlar.
Peki, futbol kulüplerinin başkanlığına neden hep para babaları geçiyor? Koca koca iş adamları çok önemli şirket işlerini bırakıp, niçin kulüp başkanlığı için uğraşıyorlar? Yıllarca işi gücü bırakıp(?) kulübünü başarıya taşımak için uğraşıyorlar. (!!!) Bu işten kendileri şahsi para kazanmak şöyle dursun, ceplerinden kulübe milyarlarca lira harcadıklarını ifade eden başkanlar var. Ben hayatımda hiç tanımadım, zengin bir adamın çıkarı olmadan hibe olarak servetlerini harcadıklarını. Mezara götürecek gibi, yetmez daha fazlasını isterim dercesine hırslı olduklarını dikkatlice bakarsak görüyoruz. Kulüp Başkanları hep çok ünlü iş adamları oluyor. Bu adamlar Başkanlıkla neyi arıyorlar oralarda? Hayatta para ile elde edemedikleri ne var ki, bu işlerle uğraşıyorlar? Para babalarına göre futbol birer çamaşır suyu. Kararan paralarını futbola bandırıp çıkartıyorlar, paralar bembeyaz oluyor. Sizce başka sebepler nelerdir?
Federasyon Başkanlığı’nda da aynı olayları takip ediyoruz. Büyük kulüplerin adamları haricinde birisinin geldiğini hiçbir dönemde görmedim ben. Siz hatırlıyor musunuz? Ya büyük bir kulüpte yönetimde bulunmuş, ya da kulüp başkanının adamı. Ya da daha önce kulüp başkanlığı yapmış birileri oturuyor koltuğa hep. Demirören’in Başkanlığını kim içine sindiriyor? Yansız davranabilecek mi sizce? Yansız davranıyor durumunda olsa dahi, hangi çıkarlar onu federasyon başkanlığına doğru yöneltti dersiniz? Küçük kulüplerin hemen hemen hepsi Demirören’i destekliyor. O kulüplerin başkanları da küçük para babaları. Demirören’in hangi şirketleriyle iş yapacaklarda ona destek oluyorlar? Demirören 26 Şubat’ta şöyle bir açıklaması var. Diyor ki; “Başkan seçilirsem, Beşiktaş kulübünün 103 trilyon borcunun hepsini ödeyeceğim”. 1 değil 5 değil 10 değil, tam 103 trilyon. Nasıl bir iş yapıyorsun ki sen; 103 trilyonu bağışlayacağım diyorsun. Federasyon Başkanı olarak seçilince kaç trilyonluk para kazanacağını düşünüyor acaba? Bu sektörde gizli ve açıktan çok çılgın paralar dönüyor. Federasyon Başkanlığında Haluk Ulusoy’u ve M. Ali Aydınlar’ı içime sindiremediğim gibi Demiröreni’de sindiremeyeceğim.
Son olarak bu işi Spor Bakanlığı soruşturmalı. Belki de sıra ona da gelecek. Federasyon Başkanlığı seçimleri için yönetmeliğe en azından hiçbir kulüpte Başkanlık ya da Yöneticilik yapmamış olması şartını koymalılar bence. Ey benim temiz milletim; sizler takımlarınız için birbirinizi kırmayınız, kavgayı bırakınız. Siz aşağıda bunlarla uğraşırken, yukarıdakiler işin kaymağını yiyiyor. UNUTMAYINIZ!!!