Felaket tellalları ve ekip ruhu / İş Yaşamı - Kariyer / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '07

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
 

Felaket tellalları ve ekip ruhu

Felaket tellalları ve ekip ruhu
 

Bir kurumda, işlerin karışma noktasına geldiği, normal düzenin dışına çıkılması gereken anlarda değişiklikten memnun olmayanların sığınağıdır felaket tellallığı.

Örnek: Belli bir konumda sorumluluğu olan kişinin hastalanması veya işten ayrılması.

Sıradaki yani görevi devralan kişi, yeni bir sorumluluk almıştır. O kişinin verilen sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirebilmesi, işlerin kurumsallaşmış olması adına çok önemli bir özelliktir ama, gidenin düzenine alışmış ve o düzen içinde kendine bir köşe kapmış olanları bayağı bir rahatsız edebilir. Rahatsız olan bir başka grupsa, boşalan yere bir şekilde talip olmuş ama talebi karşılanamamış olanlardır. Ve kurumsal devamlılık ilkesini sollayan 'bireysel konumsal devamlılık' ilkesi beraberinde negatif düşünce ve felaket tellallığını gerektirir.

Ufak ufak başlanır, 'bu adam hayatta yapamaz bu işi, zaten yapsa bile bir önceki gibi hayatta olmaz. herşey fena halde karışacak bak görürsün?.' ler,

Ve eski düzende hergün karşılaşılabilen ama sessiz sessiz aşılabilen problemler, yeni kişinin bunla 'başedemediğine delil olsun' refleksiyle dilden dile, elden ele abararak aşılmaz sorunlar halini alır.

Eğer çevrede böyle bir tek kişi bile varsa, ikinci adamın vay haline. Herşeye hakim olması farketmez, bu dedikodu atmosferinde yerini doldurduğunu ispatlamak için harcayacağı çaba, işin kendisinin gerektirdiğinden kat be kat fazladır.

Oysa kurumsal devamlılık bir işyerinin süregenliği için en önemli şarttır, bunun için de kurumda vazgeçilmez adamlar veya gruplar yaratmamaya özen gösterilmelidir. Vazgeçilmezden vazgeçmek zorunda kalmak, değişmez bir şekilde kaosla sonuçlanacaktır.

Durum iki sonuç doğurur,

İşini iyi yapmak yerine bu kişi veya gruba göre varlığını devam ettirenler düzen değişikliğinden fazlasıyla rahatsızdır.

Özellikle bu kişiler tarafından oluşturulan atmosferde, durum kurumun dağılması, işlerin hiç düzelmeyeceği gibi algılanır.

Ve bir motivasyon ve üretme eksikliği kaçınılmazdır.

Bu durumların zararsız atlatılması için ne yapılmalıdır?

Kurum adına:

Her zaman bir B planı hazırda bulunmalıdır.

Yeni durumda kurumdaki herkesin işe sahip çıkması için ekip ruhu çalışanların tümüne aşılanmalı, bir kişinin veya grubun yokluğunu tolere edebilen, kendi emeğine güvenen ve bilinçli bir organizasyon kurulmalıdır.

Çalışanlar adına ise:

Felaket tellallığının böyle durumlarda işi daha da zora koştuğu, çaba ve iyiniyetin negatif düşüncenin panzehiri olduğu, geminin batması halinde topyekün batılacağı akıldan çıkarılmamalıdır.

Zorunlulukların doğurduğu değişikliklerin kurumu alabora etmesi ancak ekip ruhunun canlı tutulması ile önlenebilir.

Ekip ruhunu canlı tutmak ise, o ayrı bir marifet. Her babayiğidin karı değildir...

 
Toplam blog
: 146
: 1061
Kayıt tarihi
: 05.12.06
 
 

Hep yazmak istedim. İnsan düşüncelerini yazıya dökünce kendi başınadır çünkü, kaygısız, katıksız ..