​ Fenerbahçe, "küçükler"e bırakılmayacak kadar "büyük"tür / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '09

 
Kategori
Futbol
 

Fenerbahçe, "küçükler"e bırakılmayacak kadar "büyük"tür

Fenerbahçe, "küçükler"e bırakılmayacak kadar "büyük"tür
 

KURUMLARIN SAYGINLIĞI HER ŞEYİN ÜSTÜNDEDİR!


MAÇ ÖNCESİ
Fenerbahçe’de, İstanbul Büyükşehir Belediyespor y
enilgisinden sonra deprem olacaktı, olmadı. Beklentiler, “astığı astık, kestiği kestik” denen Başkan Aziz Yıldırım’ın bir “olmazlık” yapmasıydı. Oysa Başkan Aziz Yıldırım, kendine yüklenen o “sıfat”a karşın, sağduyulu davrandı; “Aragones’le devam!” kararı alındı. “Haksızlığa uğramış olma”yı gündeme getirmedi; hakemlere yüklenmedi. Başkan Aziz Yıldırım, ayrıca, kendisini yıpratmak için “lobi faaliyeti” yürütenleri, “belden aşağı” vuranları üzecek bir karar verme aşamasına geldi; Fenerbahçe’yi kolay kolay bırakmayacağı mesajı verdi:

“Bu çirkinlikleri ve Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimine kendilerini layık gören bu zihniyete sahip olan insanları gördükçe, yeniden aday olmam gerektiği konusundaki fikrim daha da güçlenmektedir. Fenerbahçe Spor Kulübü bu tarz çirkin ve küçük hesapların peşinde olanların eline bırakılamayacak kadar değerlidir.”

Kimse, Fenerbahçe’nin ikinci yarıya iyi başladığı söyleyemez.
Kendi sahasında Trabzonspor ve Gaziantepspor maçlarındaki beraberlikten sonra, Olimpiyat Stadı’nda İstanbul Büyükşehir Belediyespor yenilgisi geldi. Fenerbahçe, iyi oynanamamıştı, ama yenilgiyi hak etmiş miydi?
Kuşkusuz hayır!
Fenerbahçe, iki golü de ofsayttan yedi; ayrıca bir penaltısı da verilmedi. Buna karşın, Fenerbahçe, olanlar karşısında suskun kaldı; ortalığı “velvele”ye vermedi. Ama Fenerbahçe’ yi karıştırmak, ortalığı “velvele”ye vermek isteyenler az değil. Başkan Aziz Yıldım’la ilgili “lobi faaliyeti” yürütenler, amaçlarına ulaşmak için her yolu “mubah” sayıyorlar.

Biliyoruz ki, “bulanık suda balık avlama” hevesinde olanlar, “kurt bulanık havayı sever”i örneklendirenler, kendi sırça köşklerinde oturup “iyi niyetli”leri kullanma hevesini belli dönemlerde canlı tutarlar.

12 Ocak tarihli Hürriyet’te “Mendiller Hazır”
başlıklı haberi okuyunca bunun Başkan Aziz Yıldırım’a yönelik “lobi faaliyeti”nin bir parçası olup olmadığını düşünmek zorunda kaldım. Haber, bir “protesto hazırlığı”nı haber veriyor:

“Fenerbahçeli taraftarlar Hacettepe maçı öncesinde Luis Aragones’i İspanyol usulü ile istifaya davet etmek için hazırlanıyor. Maçın sonucuna göre mendiller ortaya çıkacak.”

Habere göre, “yaklaşık 10 bin mendil siparişi” verilmiş.
Dikkat edin, “maçın sonucuna göre” eylem yapılacak!
Protesto, demokratik bir hak! Ancak dikkatli olmak gerekiyor. Bu “hakkı” kullanırken, kulüp sevgisini istismar edenlerin değirmenine su taşımak da var.

Bez mendil, cebimize girmez, elimize gelmez olmuştu çoktan; onun yerini “kâğıt mendil” almıştı. “Kullan at!” kolaylığı vardı bu mendillerin; temizliği de cabası... Griple gelen rahatsızlığın arttığı bu günlerde, en iyisi o mendillerle burunları silmek, ardından onları çöpe atmak!
Öyleyse mendiller çöpe, alkışlar Fenerbahçe’ye!
Bakın, Sevgililer Günü bugün...
Futbolda sizin sevgiliniz kim/?

Gerçek taraftardan/ seyirciden Hacettepespor maçında da beklenen ne?
“Gol, gol, gol!”
“İki, iki, iki!..”
“Üç, üç, üç!..”
“Dört, dört, dört!..”
“Beş, beş, beş!..”

MAÇ SIRASI

Aragones, Güiza cezalı olduğu için, maça Semih’le başladı.
Fenerbahçe,
bir an önce sonucu gitmek istedi ve istediğini aldı.
Alex’in ilk golünden sonra, takım olarak yedek kulübesine koşmak, yedeklerle sarmaş dolaş olmak güzeldi. Bu, aynı zamanda “mesaj”lar taşıyordu.
Alex’in kafayla, uzaklardan attığı ikinci golü de güzeldi.
Art arta gelen goller, Hacettepespor’u iyice bozdu.
Karambollerin adamı Lugano, kalecinin hatasını affetmedi; Fenerbahçe’nin üçüncü golünü attı.
Semih’in, kaleciyi geçtikten sonra, attığı gole ne demeli?
Semih, öylesine mücadele ediyor ki, insan sormaktan edemiyor?
“Semih, niye yedek kulübesinde?”
Deivid’in duran toptan gelen golü ile maç iyice koptu:
Fenerbahçe 5- Hacettepespor 0

İkinci yarının başında Alex ve Semih'ten gelen gollerle durum 7-0 oldu.
Bundan sonra ne yazılır?
"Maç Sonrası"nı bir yana bırakarak, Sayın Editörlere “Kolay gelsin!”, maça gidenlere “Şanslıymışlar!” diyelim.

TURGUT ÇELİK

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..