- Kategori
- Futbol
Fenerbahçe aleyhine penaltı çalmanın kolaylığı

Fenerbahçe’de Alex yok. Fenerbahçe kötü. Fenerbahçe’de Semih formsuz, Fenerbahçe’de herkes formsuz, Aragones berbat değişiklikler yapıyor, takımın canına okuyor, takımı mahalle takımına çevirdi, takımın ruhu kalmadı, Lugano, Gökhan ve Uğur’dan başka didinen yok, hepsine eyvallah da…
Fenerbahçe’nin şansı da yok.
Fenerbahçe’ye kaleciler bile gol atmaya başladı.
Beşiktaş tek farklı seri galibiyetlerle şampiyonluğa doğru giderken, Fenerbahçe son 2 maçtır son dakikalarda tek farkı koruyamıyor. Oysa futbolda kazanmak için illaki iyi oynamak da gerekmiyor. Fenerbahçe iyi oynadığında zor kazanıyor, kötü olduğunda ise futbolun şans ilahları ona sırtını dönüyor, şansla maç kazanmasını yasaklıyor.
Bakın Fenerbahçe’nin ezeli rakiplerinin maçına; hangi maçı almışlar eze eze, söke söke?.
Bursa’da hak edenin kazanması gerekseydi, maçın berabere sonuçlanması gerekirdi.
Tuna değil ‘turna’’ydı o
O karambolda top gitti Tuna’yı buldu, çıkan piyangoda o da turnayı gözünden vurdu.
Yetmezmiş gibi, uzatmanın sonunda
Bir de keyfinin kahyası, hakem Halis Özkahya’nın penaltı uydurması..
Nasılsa düşenin dostu olmuyor. Metin Tokat’ın Sercan’a sarı kart dediği, bir de hakem tokadı. Bu Sercan cin gibi akıllı, süratli falan filan da, seyirciyle oynamasını, hakemi kandırmasını da iyi biliyor.
Hiçbir hakem, hiçbir takıma 90+4 de , o takımın kaderini etkileyecek, net olmayan bir pozisyon için bu kadar kolay ve ucuz penaltı çalamaz. Fenerbahçe’ye çalarlar. Fenerbahçe’ye penaltı vermeleri için ise ancak birinin ayağı falan kırılması gerekir ki inansınlar. Wederson gibi futbol zekası ve yetenekleri kısıtlı bir futbolcuyu karşısında gören her forvet de bu numaralara yeltenir, düdüğü çalmaya hazır bir hakem de varsa, takar ayağını işi bitirir.
Dün Fenerbahçe kötüydü, sanssızdı ama maçın sonuna kadar öndeydi.
Beraberlik neyseydi, gerisini keyfine kahya, Halis Özkahya söyledi.
Çaldı telafisi olmayan penaltıyı, aldı 1 puanı, 3 puan olarak Bursa’ya gönderdi.