- Kategori
- Futbol
Fenerbahçe'den 4 gol. Hakedenler paylaşsın...

Helal mı, helallll mıııı, Helalll…
Dün akşam ki Fenerbahçe – Kayserispor maçından sonra işte böyle bağırasım, sorasım geldi.
Fenerbahçe, her şeye rağmen bu gün hala böyle dimdik ayakta ise, hem geçen yıl ki, hem de daha evvel ki bütün şampiyonlukları helaldir.
Şöyle bir bakalım. Bu nasıl bir fikstür ise bu takım maçlarının çoğunu Cuma veya pazartesi akşamı oynuyor, ama öyle inanmış bir seyircisi var ki 52 000 kişilik stadın tamamına yakın doluyor. Seyircisiz oynama cezasına birde sanki alay etmek ister gibi kadınlar ve çocuklar gelebilir dendiğinde Fenerbahçe’nin o muhteşem camiasının birilerinin tahmin ettiği gibi sadece erkek seyirci değil, birbirine kenetlenmiş, cinsiyetten arınmış adına “taraftar” etiketli bir kitle olduğu ortaya çıkmıştır. İşte aşk budur. Başka hangi takımın böyle bir taraftarı vardır sormak lazım. Erkeklere yasak denerek boş tribünlere oynatmak, bu yolla camiayı küçümsemek kurnazlığı sanırım birilerinin suratlarında tokat gibi patlamıştır. Bundan sonra seyirci yasaklı diğer takımların oynayacakları boş tribünlerde, her sefer o çok akıllıların suratlarında tokat olarak patlayacaktır.
Dikkat edilirse hemen her gün Fenerbahçe’yi yıpratmaya yönelik bir iddia, bir haber gazete manşetlerini süslüyor. Her ne hikmetse bu haber bombardımanı Fenerbahçe’nim maç gününe doğru yükseliyor ve maç günü zirve yapıyor. Sanırım bu politikanın mimarları bu gün her maç arkası gün olduğu gibi tırnaklarını yiyordur. Bu nasıl bir yönetimdir ki o kadar uğraşmaya rağmen çatlamıyor. Bu nasıl bir takımdır ki yarını hiç belli olmadığı halde her maçta canını dişine takarak oynuyor.
Malum şike iddiaları ardından UEFA –TFF işbirliği ile Fenerbahçe’nin yükselişi durduruldu. İlk anlardaki büyük çalkantının neticesi çok değerli oyuncuları Fenerbahçe’yi terk etti. Tersine rakipleri olabildiğince iyi transferler yaptılar. Bu gün fikstürü önünüze, elinizi vicdanınıza koyun. Bu yıldan çok daha güçlü olduğu geçen yılda bu takım şike yapmış olabilir mi?
Savcılık soruşturmasını tamamlamadan, mahkeme herhangi bir karar vermeden, TFF, Fenerbahçe’nin savunmasını bile almadan mahkûm ediyor. Bunun adaletle bir alakası var mı? UEFA nın uşağı gibi ikide bir emir almaya koşacaklarına delikanlı gibi ayakta ve dik durmaları gerekmez miydi? Bu gün haksızlıklarını hissettikçe sorumluluğu oraya buraya atmaya çalışmanın ne âlemi var ki?
Birde Fenerbahçe’nin sözde sahada rakibi, dışarda dostu olanlar var. Bunlardan biri UEFA ya gammazlık yapıyor, diğeri Fenerbahçe’nin alınmadığı şampiyonlar ligine koşa koşa gidiyor. Bu nasıl delikanlılık. İçerde birbirinizle istediğiniz gibi savaşın. Ama söz yurt dışı olunca mağdurun arkasında durmak gerekmez mi?
Birde bakıyoruz Fenerbahçe belki de küme düşecek, veya puanı silinip Play- of a alınmayacak ama, travmadan kurtulmuş transfer yapıyor. Çünkü içleri rahat. Suçsuz olduklarını biliyor ve adaletin birilerine rağmen tecelli edeceğine inanıyorlar. İşte Türk ekibi olmak budur.
Helal mıııı, helal mııııı, heeelaallllll.
İzmir 2012