​ Fenerbahçe'nin "hiç" tadı yok.. / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '12

 
Kategori
Futbol
 

Fenerbahçe'nin "hiç" tadı yok..

Fenerbahçe'nin "hiç" tadı yok..
 

Kollektif futbol aranıyor..


Yaratıcı bir başlık olmadığının farkındayım ancak geçtiğimiz hafta "Fenerbahçe'nin tadı yok" dedikten sonra bu hafta bundan daha anlamlı bir başlık aramaya gerek duymadım. Fenerbahçe'nin futbol kimliği düşüşte ve her geçen hafta iyileşeceğine daha da kötüye gidiyor. Ortada iyi bir oyun olmayınca, taktikten bahsetmek de bir o kadar zorlaşıyor. Fenerbahçe'nin temel sıkıntısı taktiksel değil, daha çok performans sıkıntısı; bu da futbolculardan kaynaklanıyor. Yine de elden geldiği kadar taktiksel değerlendirme yapmaya çalışalım.

Maçın değerlendirmesi..

Maçta ilk pozisyonu Alex ile Fenerbahçe buldu ve 7. dakikadaki pozisyonda Alex golü bulabilse maç çok farklı olabilirdi. İkinci önemli pozisyon da Fenerbahçe'den geldi. Bu sefer Alex'in ortasında Sow istediği kafa vuruşunu yapamadı. Bu dakikalarda görünen Fenerbahçe'nin çok geriye yaslanmasıydı. Kasımpaşa 3 kişi ile hücuma çıkarken dahi Fenerbahçe defansında pozisyonunu almış 8 kişi sayabiliyordum. Diğer dikkatimi çeken bir ayrıntı da Stoch'un kanattan ziyade daha içeride oynaması oldu. Alex sağ kanada yaklaşmaya devam ediyor ve onun boşalttığı alana Stoch geçiyor. Aslında belli ki bunlar çalışılıyor ama henüz bir etki yaratacak kıvama ulaşılamamış. Fenerbahçe'nin ilk korner atışını dakikalar 44'ü gösterirken yaptı ve Alex - Gökhan taktiği yine başarıyla engellendi. Maçın genelinde, Fenerbahçe rakibi atağa kalkarken topu rakibinden kaptığı anlarda dahi, derinlemesine ve hızlı oynamak yerine yan toplar yaptı ve kendini yavaşlattı. Burada futbolcuların yeteri kadar cesur davranmadığını düşünüyorum -nedeni uzunca konuşulabilecek bir başka konu-. İkinci yarı oyuna giren Kuyt ve Caner Fenerbahçe'ye bir hareket kazandırdı ancak golü bulmakta ve daha oturaklı oynamada yardımcı olamadı. Kasımpaşa yakaladığı fırsatı çok güzel değerlendirdi ve hakkını aldı.

Taktiksel değişim..

Fenerbahçe'nin taktiğindeki temel değişiklik ise oyun kurucu kullanımı. Artık Fenerbahçe oyun kurucuya dayalı bir futbol oynamıyor ve dolayısıyla topu alan futbolcular eskisi kadar Alex'i aramıyor; hızlı bir şekilde en uygun arkadaşlarına topu aktarmaya çalışıyor. Bu durumda Alex hala orta saha ile forvet arasında pozisyonunu koruması gerekirken en büyük hatayı yaparak rakip defansın arasına giriyor ve topla buluşamadığı için kayboluyor. Aykut Kocaman ile Alex arasındaki taktik konuşmayı bilemiyoruz ama hücum organizasyonunda en büyük sıkıntı bu, giderilmediği sürece Fenerbahçe bir kişi eksik hücum etmeye devam edecek. Alex orta sahanının önünde oynamalı, forvet arkasında değil. Takımın taktiği mümkün olduğunca hızlı top yapıp Sow'u rakip defansın arkasına kaçırmak üzerine kurulu. Alternatifleri de kanattan orta yaparak fırsat oluşturmak veya ceza sahası dışından isabetli şutlar bulmak.

İlk gol analizi, dakika 73..

Kasımpaşa'nın ilk golüne bakacak olursak, Fenerbahçe'nin sağ kanadından geldiklerini ve çok rahat orta yapan Hüseyin'in topu kolayca Kalu Uche ile buluşturduğunu görüyoruz. Bunun ufak bir analizini yapmakta fayda var: Gökhan sağ kanattan yüklendikçe arkasında boşluk bırakıyor ve artık rakip takımlar bunun son derece farkında. Fenerbahçe golü bulmak için yüklenirken bu açık her geçen dakika daha da artıyor. Bu açığı kapatmanın iki yolu var; ya Gökhan'ın önünde oynayan arkadaşı Gökhan ileri çıktığında daha defansif oynayarak bu açığı kapatacak, ya da defansın önünde oynayan Mehmet Topal, Gökhan ileri çıktığında sağ beke yaklaşarak burası dolu mesajı verecek. Her ikisi de olmayıp, üzerine Hasan Ali Kaldırım da ters kademede pozisyonunu alamayınca bu pozisyon çok kolay bir gole dönüştü.

İkinci gol analizi, dakika 77..

Fenerbahçe'nin yediği ikinci gol tam bir "atağa çıkarken topu kaptırmayacaksın" golü. Fenerbahçe sağ kanadından atağa kalkarken topu kaptırıyor ve Kasımpaşa'nın Adem'e oynadığı hava topunda Egemen yetersiz kalınca, bu pas asiste dönüşüyor. Bu golde Hüseyin'in boş alana yaptığı sprint de çok önemli ve son vuruşa kadar dengesini koruması Kasımpaşa'ya ikinci golü getiriyor. Golde sadece Egemen'in değil, Yobo ve Hasan Ali'nin de hatalı olduğunu belirtmek gerekir. Futbol bir takım oyunudur ve kollektiflik olmadığı sürece bireysel hatalar ön plana çıkar. Kısaca bakacak olursak, Yobo pozisyonuna yeteri kadar çevik dönemedi. Adem hava topuna çıktığında Egemen ile aynı hizada ve defansta olabilse pozisyonun akışı farklı olurdu. Diğer taraftan Hasan Ali boş alana süratle kaçan Hüseyin'i zamanında fark edip başa baş bir sprint atamadı.

Defans analizi..

Fenerbahçe'nin zayıf karnının Yobo - Egemen ikilisi olduğuna katılmıyorum. Fenerbahçe'nin sıkıntısı henüz bir defansif ikili oluşturamamasıdır. Bu ikiliyi oluşturmada Aykut Kocaman'ın karşısında bir handikap var; Egemen'in sol ayaklı olması. Fenerbahçe'nin kıdemli defans oyuncusunun Yobo olduğu bir gerçek. Egemen haricinde diğer defans oyuncuları oynadığında, sol ayağına daha hakim olduğu için Yobo solda oynuyor. Ancak Egemen solak bir defans oyuncusu olduğu için, Egemen ile  oynadığı zaman sağa geçiyor. Bu da alışkanlık kazanmak açısından bir handikap yaratıyor. Egemen - Yobo ikilisi sürekliliği ve uyumu yakaladığında Süper Lig'in en iyi defansif olarak değerlendirilebilirler.

 
Toplam blog
: 15
: 1127
Kayıt tarihi
: 02.11.08
 
 

Hayatı anlamlı yaşamaya çalışan, herşeyin "en"inden kaçınan, değerleri olan bir insan olduğumu dü..