​ Fenerbahçe'nin tartışmaları bitiren saha içi adaleti / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '11

 
Kategori
Spor
 

Fenerbahçe'nin tartışmaları bitiren saha içi adaleti

Fenerbahçe'nin tartışmaları bitiren saha içi adaleti
 

Karşılaşma çok tartışmalı iki pozisyon sonunda 2-0 olunca maçı dışarıdan izleyen Fenerbahçeliler gibi saha içindeki futbolcular da bu skoru içlerine hazmedememiş olacaklar devre bitmeden tabelayı eşitlemek istediler ve oyunu bıraktıkları bir zaman diliminde peş peşe golleri yediler.

Bu Fenerbahçe’nin kolayı zorlaştırdığı bir karşılaşmaydı ve ikinci yarı başında ağırlaşan saha şartlarıyla birlikte maçı çevirmek giderek çıkmaza girecekti.

Gençlerbirliği çok tutuk ve geride kabullenerek başladığı maçın 2-0 olmasından sonra kaybedecek bir şeyinin kalmaması, Fenerbahçe’nin böyle rahatladığı karşılaşmalarda gevşeyerek rakibe oynayacak alan bırakmasının bir benzerinin yaşanması sonrasında üst üste ataklar izledik. Sağlı sollu, uzaktan atılan, direklerde patlayan şutlar ve onların en güzel ikisi Fenerbahçe’nin kalesine maçı dengeye getiren goller olarak girdi.

Ancak Gençlerbirliği oyunun bu bölümünde öylesine yoğun bir güç harcadı ki ikinci yarıyı tamamlayacak potansiyeli tüketti; üstelik saha her geçen dakika biraz daha futbol oynamayı güçleştiriyordu.

İşte Gençlerbirliği takımının düştüğü dakikalarda Fenerbahçe’nin çok daha diri ve güçlü ayakta kaldığını, kazanmak için rakip kaleye yüklenip, gol aradığını izledik. Fenerbahçe’nin orta sahasında Mehmet Topuz ve Emre oyundan hiç düşmezken, Aykut Kocaman maç boyunca ortalarda görünmeyen ve böyle havalarda oynamaması daha doğru olan Dia’yı çıkarıp yerine Baroni’yi alınca Gençlerbirliği tam anlamıyla teslim bayrağını çekiverdi.

Kar altındaki zeminde Fenerbahçeli oyuncuların topu yerden hiç kaldırmadan paslaşmaları da teknik anlamda ortaya çok net bir futbol üstünlüğü çıkardı. Alex’in Niang’a verdiği gol pası da böylesi bir tekniğin ürünüydü.

Yani Fenerbahçe rakibine karşı sadece fiziki bir üstünlük sağlamadı; teknik olarak da futbolun doğrularını ortaya koydu.

Fenerbahçe’de takım halinde yüksek bir form çizgisi olduğuna şüphe yok. Ancak aynı takımın maç içinde ara ara konsantrasyon eksikliği yaşadığını, koptuğunu gözlemliyoruz. İkinci yarı kazanmak için topa sahip olmak ve rakibe de pozisyon vermemek gerekiyordu. 4-2 oluncaya kadar bu düşünceyi uygulamada güçlük çekmediler. Fakat yine oyunun son bölümlerinde maçın bittiği inancıyla tekrar koptular. Bu neredeyse Gençlerbirliği’ne yeni bir şans doğurdu.

Böylesi karşılaşmada Volkan’ın önemli kurtarışlar yapması bile Fenerbahçe adına uyarı olmalıdır.

Futbol kamuoyumuz Alex odaklanmış durumda; yalnız onun geri planında orta sahada çok önemli işler yapan Mehmet Topuz ve Emre’nin üstlendikleri zor görevi de görebilmek gerekiyor. Rakibin ileri çıkmaya çalışan her topuna bu iki oyuncu öylesine güçlü pres yapıyor ki topun Fenerbahçe’ye geçtiği bu anlarda Alex hep boşta kalmış bir oyuncu oluyor; rahatlıkla da asist yapacak alan buluyor. Alex daha az mücadele etmek zorunda kalıyor.

Fenerbahçe’nin zorlandığı ve daha kötü oynadığı maçları kayıpsız geçmesi çok önemlidir. Önümüzdeki hafta oynanacak Konyaspor karşılaşmasının çok daha zor geçeceğini tahmin edebiliriz. Üstelik derbiyi düşünerek Santos ve Lugano da kart cezası almayı uygun gördüler. Gökhan Gönül’ün de olmayacağını hesaba katarsak Fenerbahçe defans hattının dörtte üçünün değişeceği bir kadro ile Konyaspor karşısına çıkılacağı gerçeği ile karşılaşıyoruz. Bu da haftalardır bir arada oynayan takımın bozulması anlamına geliyor ki takımlardan bir oyuncunun eksilmesinin o takımın oyununu nasıl etkilediğini görüyoruz, üç oyuncunun birden değişmesinin önemli sorunlar yaratacağı beklenebilir.

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..