​ Fenerbahçe'nin teknik direktör sorunu / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '10

 
Kategori
Spor
 

Fenerbahçe'nin teknik direktör sorunu

Fenerbahçe'nin teknik direktör sorunu
 

Bu konu üzerine fazlasıyla yorum yapacağız; bu bir önsöz olsun ve -1 diyelim!

Fenerbahçe yaşadığı her başarısızlıktan sonra genellikle faturayı bir çok bileşene dağıtırdı.

Yönetimler etkilenirdi. Teknik direktörlerin işine son verilirdi. O sezon en çok umut bağlanmış futbolcuların takımla ilişkisi kesilirdi.

Fenerbahçe’de alışılmadık şeyler oluyor.

2001’de ilk şampiyonluk ve 2006’da Denizli’de kaybedilen şampiyonluktan sonrasında görevi bırakmak istemiş. Ancak taraftar ve Fenerbahçe camiası kendisinin gitmesine izin vermemişti. Oysa Aziz Yıldırım bu sefer farklı bir role soyunmuş görünüyor. Futbolda kaçan şampiyonluktaki bütün sorumluluğu üzerine alıyor; ancak göreve de devam ediyor.

Burada kritik olan şey sorumluluğu paylaşmaması direkt olarak sahiplenmesidir.

Peki Daum ne olacaktır?

Futbol kamuoyu Fenerbahçe’ye iki kez aynı şeyi yaşatmış Alman teknik adamı çoktan infaz etmiş olsa da başkanın sorumluluk tavrı bununla biraz çelişiyor.

Eğer başarısızlıkta en büyük sorumlu Fenerbahçe başkanıysa teknik adamın göreve devam ediyor olması beklenir. Kendisi yerinden kıpırdamıyorsa başkalarının da gitmesine gerek yok değil midir?

Aziz başkan başka bir şey ima ediyor olabilir mi?

“Daum’u takımın başına getirerek bu başarısızlığın yaşanmasına neden oldum, bu nedenle de gereğini yapacağım.”

Açıklamalarını bu şekilde okumak mümkün müdür?

Son zamanlardaki gelişmeler ve ipuçları bizi bu noktaya doğru yaklaştırıyor.

Daum’un farkı ve Fenerbahçe için şans olduğuna dair iki yazı yazmıştım. Aslına bakılırsa bu düşüncelerimin hala çok uzağına gitmiş değilim. Bu kadro yapısıyla Fenerbahçe’nin Daum’un oynattığından daha farklı bir taktikle oynaması mümkün müdür? Fenerbahçe kadro yapısı denildiğinde akla hemen Alex geliyor. Bu takımda Alex olduğu sürece Fenerbahçe’nin başka alternatifinin olmadığı o kadar ortada ki...

Fenerbahçe’de Daum’a teslim edilmiş bir kadro var. O bir Alman ve futbolcuları belli bir sistem içinde onların futbolculuk özellikleri ile değerlendiriyor.

Örneğin Ertuğrul Sağlam bu takımı çalıştırıyor olsa Semih-Gökhan-Güiza üçlüsünü belli bir rotasyon çerçevesinde oynatabilirdi; ancak Daum Güiza’nın diğerlerinden daha önemli ve kariyerli olduğuna inanıyor. Buradaki temel kriter Güiza’nın İspanya gol kralı olması ki bu çok önemli bir şeydir.

Ancak takım Benitez’e de teslim edilmiş olsa Güiza her maça birinci adam olarak çıkacaktır. Mesele Güiza’nın oynatılıp oynatılmaması değil kadroda olmasıdır.

Fenerbahçe bu sezon sadece santrafor bölgesinde sıkıntı yaşamadı. Kanatları neredeyse yok gibiydi. Mehmet Topuz olsun, Özer olsun kanatlarda oynadıkları ilk sezonlarında başarılı olamadılar. Bu da bir çeşit oryantasyondu. Önemli bir deneyim kazandı iki futbolcu da. Ancak Daum’un bu iki futbolcudan başka şansı da yoktu. Onların arkalarında oynayan Gökhan ve Santos’un yaptıkları katkılar da ortadadır. Gökhan Gönül’ü tartışmak anlamsızdır ancak kanatlardan yaptığı ortaların önemli bir bölümünü rakip defans stoperlerine teslim ettiği de bir başka istatistiksel veridir.

Göbekteki havuzda Emre, Cristian, Selçuk üçlüsünün gücünü de bu sezon görmüş olduk. Üçü de bu sezon yürekleriyle oynadı ancak üçünün de yapacağının limiti bu. Selçuk daha iyi bir futbolcu olabilir mi ya da bundan daha iyi olması mümkün mü?

Bilica’nın ne büyük bir fiyasko olduğu da sezon sonunda anlaşıldı. Ancak Daum’un eline Bilica verilmişti. Fenerbahçe Lugano’ya ancak Ağustos sonuna doğru kavuşabildi ki o da Lugano’nun çaresizliğinden...

Daum’u savunmaya çalışmasak da Fenerbahçe kadrosunun da üst düzeyde olmadığı bir gerçektir. 2006 büyük bir başarısızlıktı ancak 2010 tam da o şablona uymuyor.

Uzay Gökerman

 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..