- Kategori
- Futbol
Fenerbahçe'nin yeni santraforu!

Avrupa Ligi kuraları çekildiğinde (7.8.2009) yazdığım blog yazımda, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın gruplara kalma ihtimalinin yüksek olduğunu, Sivas sporun hiç şansının bulunmadığını, Trabzon sporunda işinin zor olduğunu belirtmiştim.
Görünen köy kılavuz istemez misali, yazdıklarımın doğru çıkması beni hiç mutlu etmedi. Sivas ve Trabzon’un en azından bir beraberlikle sahadan ayrılmaları, ülke puanı açısında daha güzel olurdu. Ancak onlarda bunu başaracak güç yoktu.
Gelelim Fenerbahçe ve Galatasaray’a, onlar grupların kapılarını sonuna kadar araladılar ve başlarını içeri soktular bile!
Ya oynanan futbol? Tek kelime ile harika!
Fenerbahçe’ye hep santrafor alması yönünde telkinde bulunan yorumcular, Fenerbahçe’nin son oynadığı resmi maçlarda, yeni santraforunu da tanıma fırsatı buldular!
Evet, Fenerbahçe’nin yeni Santraforu Andre Dos Santos.
Oysa Andre Dos Santos Fenerbahçe’nin sol kanadına ilaç olsun diye alınmıştı.
Roberto Carlos’la birlikte sol kanadı arkalı önlü kullanan sambacının, tipik bir kanat oyuncusu olmadığı kısa sürede ortaya çıktı.
Brezilya Milli takımında sol savunma oyuncusu olarak görev yapan Andre Dos Santos Fenerbahçe’de çoğu zaman oyun kurucu gibi oynayıp, içeri kat ederek pozisyon arayan ve bulduğu pozisyonları gole çeviren bir santrafor görünümünde olduğunu görüyoruz.
Andre Dos Santos’un Fenerbahçe karnesine bir bakalım. Önce Honved, sonra Sivas spor ve dün gecede Sion filelerini havalandırıp, onlarca milyon Avroya mal olan bazı oyunculardan çok daha faydalı olduğunu gösterdi.
Bildiğiniz gibi bazı internet siteleri, Andre Dos Santos’un geçen hafta Sivas spora attığı golü “Geçen Hafta atılan dünyanın en güzel golü” ilan etti. Dün de yine böylesine bir gol attı…
Sion Fenerbahçe maçında Andre Dos Santos’un attığı ilk golün 4 pas ve 7 sn içinde atıldığını biliyor muydunuz? Hem de jeneriklik!
Sion Fenerbahçe maçında; Fenerbahçe’nin 5, 6-0 maçı kazanmamasının nedeni, Guiza ve Emre’nin beceriksizlikleridir. Herkes kendisi gol atıp kahraman olmaya çalışınca, farkın artmasının önüne engel koydular!
Rakip takım mı? Sahada var mıydı? Ha… Evet, bir kere Önder’in kaçırdığı bir pozisyonda, araya atılan bir pasın değerlendirilemeyip, direğe nişan alındığını gördük.
Onlar direğe nişan alıp, nişancılıklarını(!) gösterirlerse, biz bu nişancılığa karşılık vermezsek olur mu? Aynısını hatta daha zorunu biz yaptık. Bizim ünlü nişancımız(!) Daniel Guiza, iki metreden topu direğe öyle bir nişan aldı ki! Top da Guiza’yı kırmamak için direğin sol içine vurup, önce sahaya doğru yöneldi, sonra da, benim sahada işim ne? Diyerek, autun yolunu tuttu!
Fenerbahçe’nin dün akşam en kötü oyuncusu bence Deivid’di! Her attığı pas rakip oyunculara bonus olarak gitti. Ancak onlar bir türlü orta sahadan ileriye gidemediler. Şutları bile (bir veya iki tane) orta saha civarından çektiler.
Neyse biz turun kapısından kafayı uzattık!
Benim merak ettiğim Aragones’in bu Fenerbahçe’yi izleyip izlemediği. Eğer izliyorsa; Kazım, Emre, Önder, Guiza’ye diş biliyordur! Nasıl diş bilemesin ki! Geçen sene adamın Avrupa şampiyonluğu kariyerine büyük bir çizik attılar!
Netice itibarıyla, Fenerbahçe ve Galatasaray’a Avrupa ligi gruplarında başarılar dileyip, finalde ikisini görmek istediğimi belirtmeliyim. (O zaman bizim ilk Avrupa Ligi kupasını alma şansımız çok yüksek)