Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '13

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
493
 

Fenerbahçe sabırla yarı finale yürüdü (Lazio 1-1 Fenerbahçe)

Fenerbahçe sabırla yarı finale yürüdü (Lazio 1-1 Fenerbahçe)
 

Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi Çeyrek Final karşılaşması rövanş maçında, Lazio ile 1-1 berabere kalarak, ilk maçta alınan 2-0'lık avantajı korumayı başardı.

Bu skor Fenerbahçe'yi, Chelsea, Benfica ve Basel ile birlikte son 4 takım arasına, yarı finale taşıdı.

Lazio: Marchetti, Ciani, Biava (Klose), Cana, Radu, Ederson (Floccari), Hernanes, Lulic, Ledesma, Candreva, Kozak (Rozzi)

Fenerbahçe: Volkan, Gökhan, Yobo, Egemen, Ziegler, Selçuk, Meireles, Cristian (Salih), Caner (Krasic), Kuyt, Webo (M.Topuz)

Fenerbahçe, Kadıköy'de alınan 2-0'lık avantajın da rahatlığı ile maça oldukça temkinli başladı. Maç öncesi beklenen; ev sahibi ekibin maçın ilk dakikasından itibaren oyuna baskılı başlaması, gol bulmak için yüklenmesiydi.

Ancak, beklenen olmadı, her iki takım da ilk yarım saat boyunca orta alanda birbirini tartmayı tercih etti. Lazio, öne çıktığı anlarda, geride özellikle kendi sağında boş alanlar bıraktı, ancak Fenerbahçe bu boşlukları doldurabilecek çabukluğu gösteremedi.

Sow'un yokluğunda ileride yalnızları oynayan Webo, iki stoper arasında haliyle pek etkili olamadı. Orta alandan, özellikle Cristian'dan yeterli desteği alamayan Caner, tek başına topu taşımak istediği anlarda ise rakip ceza alanında Webo dışında top bekleyen arkadaşını bulamadı.

İlk yarının son 15 dakikasından itibaren baskısını artıran ev sahibi ekip, 75. dakikaya kadar sahanın mutlak hakimiydi. Mehmet Topal'ın da rahatsız oluşu nedeniyle Selçuk-Meireles-Cristian üçlüsü ile sahaya çıkmak zorunda kalan Fenerbahçe'nin, maça defansif yaklaşımı, bu üçlünün uyuşmazlığı sayesinde kabusu yaşatabilirdi. Lazio'nun bu baskısı 60. dakikada kalemizde golü görmemize neden oldu. (1-0)

Fenerbahçe açısından bu akşam beklentimiz; Aykut Kocaman'ın top kontrolüne dayalı oyun sistemini izlemekti. İlk maçta 2-0'lık avantajı yakalamışsın, açık ofans yapmak, gol atmak zorunda değilsin. Topun arkasına saklanıp, kapalı defans yapmak da çok çok riskli. Çünkü Fenerbahçe geriye yaslandığında problemler baş gösteriyor.

Maalesef böyle de oldu. Fenerbahçe oyunu orta alanda soğutmak yerine, topu ileriye taşıyamadığı dakikalarda en gerideki Volkan'a gönderdi. Volkan'ın hemen hemen tüm degajları önce rakibin kucağına sonra da atak olarak yarı alanımıza geri döndü.

İleride yalnızları oynayan ve en yakın arkadaşıyla arasında 20 metre mesafe bulunan Webo'ya; Volkan'ın, Ziegler'in, Yobo'nun vs. top şişirmekteki ısrarını bir türlü anlayabilmiş değilim. Aykut Kocaman'dan oyuncuların ısrar edilen bu hatasına dur deyip, topun kısa paslarla oyuna dahil edilmesini bekledim. Ancak, kenarda maç boyunca bu eziyeti izlemekten rahatsız olanı göremedim.

Selçuk Şahin; iyi niyetine rağmen yetenekleri oldukça kısıtlı bir oyuncu. Sıklıkla rakibi kaçırsa da atak kesici özelliği stoperleri rahatlatabiliyor. Ancak topu kazandığı anda nereye yönlendireceğine karar verememesi, amatörce top kaybı yapmasına neden oluyor.

Cristian; "acaba bu maç nasıl oynar!" diye papatya falları açılan, gayri ciddi bir oyuncu. Fenerbahçe'nin yaklaşık bir saat boyunca ileride top tutamayıp, kapanmasına neden olan en önemli etkenlerden biriydi.

73. dakikada yerini Salih'e bırakması ile birlikte gelen beraberlik golü, Fenerbahçe'nin 73 dakika boyunca bir kişi eksikmiş gibi oynadığının bir göstergesiydi. Salih oyuna girer girmez rakip ceza yayına, Webo'nun yanına doğru koşu yaptı. Salih-Kuyt-Webo paslaşması ile ceza sahasında topla buluşan Caner, topu ağlara göndererek rakibin tur umutlarını suya düşürdü. (1-1)

Fenerbahçe; sabırlı ama çok riskli bir 90 dakika ile özellikle Sow'un yokluğunda geçen bu kritik maçı çok şükür kazasız belasız atlatarak yarı finale yükselmeyi başardı.

Şimdi gözler yarın yapılacak yarı final çekilişine geldi. Acaba final öncesi son heyecanı hangi ülkede yaşayacağız? İsviçre mi, Portekiz mi yoksa İngiltere mi?

Umarım Webo-Sow ikilisi ile Amsterdam'da final keyfini yaşarız. Teşekkürler Fenerbahçe'm...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Engin Bey... Bilirsiniz böyel maçlarda güzel futbol beklenmez. Önemli olan, yarifinale çıkmaktı; o da sağlandı. Aksaklıklar, umalım, ileride olumsuz sonuçlara yol açmaz. Salih'ten daha çok söz edeceğiz. Yoğun maç trafiğinde inişler çıkışlar olacak. Sakatlıklar olmasın yeter. Saygılar, selamlar.

TURGUT ÇELİK 
 12.04.2013 11:58
Cevap :
Hocam bu maç Aykut Kocaman'ın klasik sistemine ihtiyacımız vardı. Orta alanda top gezdirsinler, rakibi bozsunlar ama bazı kaçak güreşçiler yüzünden ortada top tutamadık. Geirden gereksiz şişirilen toplar da rakibe hediye oldu... Neyse ki kazasız-belasız atlattık. Sow-Webo ikilisini tekrar birarada kullanabilirsek, Salih'in de katkısızyla daha az sıkıntı çekeriz diye düşünüyorum. Saygılar.  12.04.2013 12:09
 

Kıymetli Engin ALTUNIŞIK ;Fenerbahçemiz iyi oynamasa da maçı tur atlamasını bildi.Sizinde yazdığınız gibi gerçekten kapalı defans tehlikeler yarattı,Webo bu akşam yok gibiydi. Tarih tekerrür etti.Genç Salih oyuna girer girmez Caner'in akıl dolu golü geldi.Roma'dan Amsterdam'a az kaldı.Tüm sporcuların,teknik heyetin gözlerinden öpüyorum.Türk futboluna kazandırdıkları puanlar için,Fenerbahçenin iç ve dış düşmanlarını sevindirmedikleri için.Size de bu güzel yazınızdan dolayı selam ve saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 12.04.2013 3:01
Cevap :
Mehmet Bey; kıymetli yorumunuz için teşekkür ederim. Aykut Kocaman, Cristian sevdasına yine yenik düştü, çok uzun süre sahada yürüyen bu tembel öğrenciye müsamaha gösterdi. Ancak Salih'in oyuna girişi, sahada üçlü kuramayan Caner-Webo-Kuyt'ı birbirine bağladı. Bu takımın en önemli halkası olduğunu bir kez daha gösterdi. Saygılar.  12.04.2013 11:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 296
Toplam yorum
: 228
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 6310
Kayıt tarihi
: 24.09.08
 
 

Bankacılığın stres ve yoğunluğundan fırsat buldukça, okumaya ve düşüncelerimi burada paylaşmaya ç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster