- Kategori
- Futbol
Hakem oruç tutmalı mı?

ALLAH KABUL ETSİN!
Hiç kimse kusura bakmasın.
Müslümanlık lafla olmuyor.
Madem İslam dinini seçtin ve Müslüman olarak hayatını idame ettiriyorsun, o zaman hayatın her dalında dinin gereğini yerine getireceksin!
Eğer inandığın dinin gereklerini yerine getirmiyorsan, sen o dine mensup biri sayılabilir misin?!..
Bu kadar ahkâmı niye kestik? Gelin birlikte bu ahkâmımızın nedenlerine bakalım.
Biliyorsunuz bizde ‘oruç tutmadığı’ için bol bol sopa yiyen üniversite öğrencilerimiz çoktur. Veya mahalle aralarında sigara içerek dolaşanların başına gelenler meşhurdur…
Hemen bu davranışlara bir çare buluruz “Müslüman mahallesinde salyangoz satmak” gibi…
Oysa herkes ibadetini kendisi için yapar.
Benim yaptığım ibadetin, Ahmet’e, Mehmet’e ne gibi bir faydası olabilir?
Son yıllarda dikkat ettiyseniz, yapılan ibadetler mutlaka basına gösterilmek istenilmiştir. Yani basına gösterilmeden yapılan ibadetin bir kıymet-i harbiyesi yokmuş gibi davrananların sayısı epey arttı.
Buraya nerden geldik?
Ülkemizde spor, özellikle de futbol çok sevilen bir spor dalı. 72 milyonluk ülkede, en az 60 milyon teknik direktör, bir o kadar da hakemimiz var.
Son dönemlerde, özellikle hakemlerimizle ilgili bir sürü spekülasyon yapılıyor. Yok, efendim niye Avrupa’da hakemlerimiz maç yönetmiyormuş, yok uluslar arası maçlarda niye bir hakemimiz yokmuş…
Şimdi Denizli Atatürk Stadyumu'nda oynanan maçtan bir bölüm aktarıp, sonra yorumumuza devam edelim.
Bildiğiniz gibi, Denizlispor bu hafta sonu Sivasspor ile maç yapacaktı. Sivasspor’un Avrupa Ligi playof maçı olduğu için bu maç 2 Eylül’e ertelendi. Daha ligin başı olduğundan ve lige kötü bir başlangıç yapan Denizlispor, haftayı boş geçirmek istemediğinden, dişine göre bulduğu bir takımla hazırlık maçı yapmak ister.
Denizlispor-Nazilli Belediyespor ile Denizli Atatürk Stadyumu'nda yaptığı hazırlık maçında dakika 28 iftar vakti gelmiştir. Önce top sesi, ardından ezan sesi ve en sonra düdük sesi duyulur.
Düdük sesini merak edenler için hemen açıklama yapalım. Oruçlu olan yardımcı hakemin orucunu açması için maça ara verme düdüğüdür.
Son dönemdeki bir uygulama, orta ve yardımcı hakemin imdadına yetişir. Oyunculara so molası! Bu arda oyuncularda su ihtiyaçlarını giderir.
Maça verilen ara beş dakika kadardır. Yardımcı hakem suyla orucunu açar, bir şeyler atıştırır, 5 dakika aradan sonra maç kaldığı yerden devam eder.
İşte bu nedenle diyoruz ki; herkes inançları doğrultusunda işini yapmalı! İnancınız neyi gerektiriyorsa, çevreye, koşullara aldırmadan yerine getirmelisiniz.
Şimdi bu hakemimiz, İspanya- İtalya Avrupa şampiyonası final maçını yönetiyor. Top İspanyollarda. Xawi topu sağ kanatta fırtına gibi esen(!) Guiza’nın önüne atıyor. Guiza topu almış, karşı kaleye doğru coşkun nehir gibi(!) akıyor. Tam o sırada ezan sesi duyuluyor. Yardımcı hakemimiz oruç! Dini vecibelerini yerine getiriyor! Ezan sesini duyar duymaz, elindeki bayrağı yere bırakıp, saha kenarına oturarak, cebinden çıkarttığı (maç Diyarbakır’da veya Ali Sami Yen’de oynanıyorsa, su taşımasına gerek yok) pet şişedeki suyu içip orucunu açıyor. Düşen kan şekerini(!) yükseltmek için yine üzerinde taşıdığı birkaç zeytin, bir hurma ile açlığını bastırıp, yere bıraktığı bayrağı alarak, maça kaldığı yerden devam ediyor! Topla hareket halinde olan Guiza bu durum karşısında olduğu yerde donup kalıyor. Ona diğer oyuncularda uyup, herkes yardımcı hakemin yerinden kalkmasını bekliyor. Maç da kaldığı yerden devam ediyor!
Şimdi burada akıllara şöyle bir soru gelebilir. İbadet mi önemli, yapılan görev mi?
Kimine göre yapılan görev, kimine göre ibadet!
Bu işin bir ortası yok mu?