- Kategori
- Güncel
Fethullah mı derin hoca, müritleri generaller, valiler, prof…lar mı çok sığ?

Fethullah Gülen
Özel televizyon kanalları çıktı çıkalı görür dururum. Zaplarken karşıma çıkınca, kaç bin kez “ya ne diyor acaba” diye dinlemeye başlayıp 3 dakikadan fazla tahammül edemediğim bir garip adem!
Bugüne kadar söylediklerinden aklımda kalmış tek bir cümlesi yok. Müritlerinin hatırladıkları böyle bir cümlesi olabileceğini de sanmıyorum.
İlkokul mezunu bile değil. Medreselerde (sözümona) yetişmiş cahil bir vaiz.
İki marifetini gördüm.
Üç cümleyle anlatılabilecek en basit bir konuda 3 gün konuşabilme yeteneği…
Bir de, istediği zaman ağlayabilme ve istediği zaman gülebilmeyi de içeren oyunculuk (tiyatro) yeteneği…
Ve aklım havsalam almıyor.
Bu cahil adamın peşine kimler takılmamış ki?
Başbakanlar (söz gelimi Ecevit), bakanlar (söz gelimi Arınç), generaller, profesörler, valiler, kaymakamlar, müfettişler, bürokratlar, okumuş-okumamış milyonlar…
Her gün bedavadan milyon milyon dağıtılan günlük gazeteler, onlarca televizyon kanalı, yüzlerce radyo, dergiler, gazeteler, internet sayfaları…
Dersaneler, finans kurumları, fabrikalar, ticarethaneler…
Dünyanın dört bir yanına dağılmış özel okullar…
…
Bu nasıl bir güç böyle?
Bir cahil imamın becerebileceği şeyler mi bütün bunlar?
….
ABD almış bu adamı, kendisine bir devasa çiftlik, dünya çapında itibar ve “koruma zırhı” tesis etmiş.
…
Altı üstü ilkokul bile okumamış bir cahil imam. Çok konuşuyor, ağlıyor, gülüyor, tiyatro oynuyor…
…
Bütün bunlara çok mu şaşırmış durumdayım da, şu satırları kaleme aldım.
Elbette hayır…
Fethullah Gülen’in bir şarlatan olduğunu, zırcahil bir oyunbaz olduğunu elbette biliyordum bu gerçeği bilen milyonlarca diğer yurttaş gibi.
Solcular, Atatürk’çüler, Devrimciler ilk günden bu yana bu adamın alavere-dalaverelerini yazıp çiziyorlardı da bugün ortaya çıkan tablo karşısında ağızları açık kalan milyonlarca mürit için bunlar sivrisinek vızıltısı gibi geliyordu.
Aydınlık ve Cumhuriyet gazetelerinin 40 yıllık arşivleri bu uyarılarla dolu… Bu konularda yazılan kitapların haddi hesabı yok…
En taze örnekler Ahmet Şık, Hanefi Avcı … ve diğerleri.
Ama kime ne anlatacaksınız!
“… onlara Allah lanet etmiştir, sonra onları sağır kılmıştır ve gözlerini kör etmiştir…” Ayetinde bahsedilenler demek ki bu müritlermiş, demeden duramıyor insan…
Hoca Efendi’nin derinliğine dair bir işaret yok ama kendisine mürit yazılan ve “vur” diyince ölen ve öldüren o koca koca generallerin, valilerin, profesörlerin … de cehalet yönünde kendisinden geri kalır yanları da yokmuş, demek ki…
Hal böyle.
“Allah bizi okumuşların şerrinden korusun” diye cenaze duası eden imam kardeşime de duyurulur.
Kenan IŞIK