- Kategori
- Kişisel Gelişim
Fiko kimdir?

Ben neden balık tutmayı seviyorum. İlk balık tutmayı bana kim öğretti?
Yıl 1964 ondört yaşındayım. İzmir Namık Kemal lisesi 1. sınıfa gidiyorum.
İlk defa FİKO beni balığa götürdü. Alsancak limanın altına kayıkla girdik. Dayanılmaz pis bir koku ve sallanan bir kayık. İki elimizde iki olta ve oltaların ucunda ekmek içi, yumuşak taze ekmek içi.
Bir saat limanın altında dolaşıyoruz.Kayık sallanıyor balık yok.
Yanımızdan başka kayıklar geçiyor.
-Var mı?
-Yok
Kürek çekiyoruz. Bir yerde durup bekliyoruz. Balık yok . Kayık devamlı sallanıyor.
Aradan iki koca saat geçti. Birden Fiko heyecanla bağırdı.
-Geldiler!
Bir kefal çekti. Hemen iğneden çıkarıp bir ekmek takti , denize attı. Bir kefal daha , bir daha durmadan çekiyor.
Benim elimde iki olta bekliyorum. Yok . Fiko ha bire balık çekiyor ben de tık yok.
-Dipten bir metre yukarı !
-Tamam
Oltayı dibe değdirip bir metre yukarı çekiyorum. Yok yok .Fiko çektikçe çekiyor. Ben tutamıyorum. Bir saat boyunca devam etti, sonra kesildi.Fiko 20 kadar balık tuttu. Ben hiç tutamadım. Bir tane bile tutumadım. Kayık sallanıyor.
-Artık gidelim
-Dur , belki bir akın daha gelir.
Bekliyoruz. Ben kusmaya başlıyorum. Hayata kahrediyorum. Bir daha balık tutmaya gitmeyeceğim. Allah kahretsin bir tane bile tutamadım. Fiko tutulan balıklardan 5 tane veriyor bana . Utanarak alıyorum. Hem adama bir yararım olmadı. Hem de balıklarını aldım.Çok utanıyorum.
FİKO Devlet Demir yolları Gaziemir tren İstasyonunda Hareket Memuru. Babamın mesai arkadaşı. Ben o günlerde ne de sonra öyle bir adam görmedim. Babamın çok ciddiye aldığı bu hareket memurluğu işini küçük parmağı ile çevirir hiç üstüne düşmeden önemsiz bir oyun oynuyor gibi baştan savardı. İş başında devamlı kitap okurdu.Agatha Christi’ yi ilk onunda elinde gördüm. Bir koca adamın kitap okumasının nasıl olduğunu ilk onda gördüm. Koca bir insanın çocukla arkadaş olabileceğini ondan öğrendim.
Esas adi Fikret’ti . Babamlar ona Fiko dedikleri için biz de Fiko derdik.
Fiko çok içerdi, çok okurdu, çok gülerdi, Çetin Altan’ı çok severdi. Çok küfür ederdi Fiko
Fiko çok yaşardı…..
Fiko 1998 yılında öldü.
Fiko o olaydan sonra beni balık tutmaya hiç çağırmadı. Hiç o mevzuyu açmadı. İyi bir balıkçı olduğumu göremedi.
İyi bir kitap okuyucusu olduğumu da…..Bir şeyi daha bilemedi ….yaşamıma yön veren önemli adamlardan biri olduğunu da….Gene ağlattın beni…….
Sağol FİKO.