- Kategori
- Kültür - Sanat
Fikret Otyam ve eserleri

Urfa ve Ceylanpınar hayranı Fikret Otyam bir başka yazısında şöyle diyordu:
“ Kaçak gel
Kaçak dolan kaçak gel
Zulüm aldı yürüdü
Bu ellerden kaçak gel”…
Urfa ağzıyla hoyratlar, maniler söylüyor. Yüreğinde bir Urfa sevgisi vardır. Daha önce de dediğim gibi Fikret Otyam Urfa’ya sevdalı bir insandır. Gezilerinde hep Urfa’yı, Ceylanpınar’ı, Viranşehir’i ve Siverek’i anlatıyor. Bu yolda yüzlerce yazmış ve haberler hazırlamış, fotoğraflar çekmiş ve resimler yapmış. O artık bir Urfalı olmuş. Urfa köylerini, Harran’ı ve geniş ovasını gezerken deve dikenleriyle dost olmuş, “ DEVEDİKENİ” başlıklı yazısında şunları yazıyor Fikret OTYAM.
“ Devedikenlerini bilir misiniz?
İlk gördüğümden bu yana vurgunumdur devedikenlerine… Ne güzel bir bitkidir. Yıldız yıldız dikenleri, mor püsküllü çiçekleriyle. Daha bir onurludur diğer bitkilere göre, enine boyuna ve biçimiyle. Bir de şundan severim, susuz toprakların GÜLÜ’dür.Ona kengel, devekengeli, meryemana devedikeni ya da sütlükengel” diyenlerde vardır. Ama asıl devedikeni (Silybum mariuanum) yurdumuzun her yanında birer bitki anıtıdır. Güzelim Harran topraklarının, sudan nasipsiz Harran topraklarının gülüdür.
“ Akuy, ağuy (kardeş)dedi yanımda oturan adam” Akuy / ağuy ne taşırsan devedikenlerini?
Güldüm.
“ Sevdalıyım de ondan!”
Akçakale’ye gidiyorum. Trene binmeye. Trenle Ceylanpınar’a. Hışıf Gazalları(Ceylan yavrularını) sevmeye, oradakilerle dertleşmeye. Halları ne ola? Ne olacak bu halimiz gazeteci Bey?
Yol arkadaşım, Akçakale tren istasyonunun bitişiğindeki kahveye buyur etti “ bi çay içmeye, tabakasını çıkardı, sardı…
Sigarayı tükrüklemeden uzattı.
Hele yakasen….
Yaktım. Bir yanı dövmeli.
Hoş gelmişsen Akuy( kardeş), dedi, çayları tazeledi.
“ Ne olacak bu halimiz Ağuy – Kardeş Etrafına bir bakındı ve devam etti. Tüm rezil olmuşuz, batmışız. Göresen şu rezilliğimizi... Saf saf olduk dizildik, karşıda bir saf, burada bir saf.( Sanırım Halkçı kahvesi- Demokrat kahvesini anlatmak istiyor) yoksa birbirimizi kıracağız düşman belleyip? Yazasen bunları…
“Yazamam dedim şaşırdı!..
-Neden yazmazsen ağuy( kardeş”
“Gazetemi yine kapatırlar da ondan…
Sonra İstasyon müdürü geldi ve çayları tazeledi”…
Bunlar gazeteci Fikret Otyamın anılarından…
Fikret Otyam Urfa’ya, Ceylanpınar’a sevdalı bir insan… Bir kez daha bu güzel insanı saygıyla ve rahmetle anıyorum…
Sözümü yine onun araştırıp derlediği ve bizlere hatıra olarak bıraktığı Urfa Hoyratlarından birini daha sunuyorum:
“Evlen göçtü darlığa
Güvenmeğin varlığa
Gün olur devran döner
Başıy düşer darlığa”…
FİKRET OTYAM’IN ESERLERİ
Gide Gide 1 / Ha Bu Diyar 1957- Ankara
Gide Gide 2 / Doğu’dan Gezi Notlar 1960
Gide Gide 3 / Harran,Hoyrat Mayın ve Iğrıp 1961
Gide Gide 4 / Uy Babo 1962
Gide Gide 5 / Topraksızlar 1963
Gide Gide 6 / Hû Dost 1965
Gide Gide / 7 Bir Karış Toprak İçin 1965
Gide Gide 8 / O Fırat Asi Fırat, Denizi Yiyenler 1966
Gide Gide 9 / Korku; Kaymakamı Babo, Köprü, Kara Tohum Toprakları 1967
Gide Gide 10 / Can Pazarı, Vay Kurban, Hayvanlar ve İnsanlar 1969
Gide Gide 11 / Ne Biçim Amerika, Ne Biçim Rusya? İran, Afganistan, Pakistan 1970
Gide Gide 12 / Arkadaşım Orhan Kemal ve Mektupları 1975
Gide Gide 13 / Karasevdam Anadolu’m 1976
Gide Gide 14 / Can Arkadaş Çocuklar İçin Roman 1975
Gide Gide 15 / Mayınlı Topraklar Üzerinde 1977
Gide Gide 16 / Canlar Suyaİndi, Çocuklar için Roman 1978
Ceylanlar Suya İndi / Çocuklar İçin Roman, 1978
Fotoğraflar 1978
Kanlı Gömlekler 1978