Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '09

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
 

Fındıklı-Gurupit ve başarı üzerine!

Fındıklı-Gurupit ve başarı üzerine!
 

BİR HAYAL GİBİ..FINDIKLI-GURUPİT


Sevgili arkadaşlarım Ali ve Metin Erten kardeşlerin daveti üzerine gittiğim Fındıklı’da, ilk kez görenlerde sarhoşluk etkisi yaratan görsel büyüyü, bir kez daha yaşama şansım oldu.

Arkadaşlarımın yılda ancak bir kez gelebildikleri ve yüzlerce yıl Gurupit olarak anılan Laz köyünün şimdiki adı ise Yeniköy.

Yaklaşık 300 kişinin yaşadığı Gurupit, Fındıklı’nın 3 km batısında ve sahilde bulunuyor.

Evin terasından seyrettiğimiz manzara; deniz, yeşil ve güneşin triosundan oluşan gerçeküstü bir doğa tablosunu çağrıştırıyor.

Bu tip görsel iklimin, insanın yaşama ve insanlığa dair bütün düşüncelerini pozitif yönde etkilediğine inanırım.

Belki bu yüzden belki de kendi geleneksel kültürleri içinde uzun yıllar yaşamalarından veya hakim kültürden az etkilenmelerinden olsa gerek, Lazların insan ve doğa sevgisi, çağdaş uygarlıkla kurdukları olumlu ilişki her zaman dikkatimi çekmiştir.

Her şeyden önce eğitime büyük değer verdiklerini, kız-erkek ayrımı yapmadan bütün çocuklarını okuttuklarını yakından biliyorum.

Beşkardeşin en büyüğü liseden sınıf arkadaşım Makine Mühendisi Ali Erten, 23 yıldır İzmir’de inşaat ve emlak işleri yapıyor, aynı zamanda Eskidji şirketinin İzmir’deki bölge ortağı.

Hemşerilerimizin doğdukları yerin dışında neden başarılı olduklarını, Ali bey net şekilde özetliyor:

“Buradan gemileri yakarak gidenin, aynı şartlarda geri dönmesi mümkün değil; gidenler o yüzden her türlü riskleri alıyor ve kendisi gibi olan hemşerileriyle dayanışma içine giriyor.”.

Ali bey emlak ve müzayede konusundaki deneyimlerini, son yıllarda uluslararası düzeye de taşımış.

Doğup büyüdüğü yerler ve bölge için de, kafasında tasarımlar geliştiriyor.

Benzer bir gurbet mücadelesini belediye, üniversite, basın ve sivil toplum alanında çeşitli görevlerde bulunan küçük kardeş Yard. Doç. Dr. Metin Erten de vermiş.

Trabzon sonrası gittiği İstanbul ve İzmir’de üstlendiği belediye görevleri esnasında akademik kariyerini de yapmaktan geri durmamış.

Metin bey, Muğla Üniversitesi’nde hocalık, Karşıyaka Belediyesi’nde danışmanlık gibi pek çok hizmetle beraber, ağırlığı çevre ve belediyecilik olan beş kitap yayımlamayı da başarmış önemli bir değerimiz.

Bildiğim kadarıyla Türkiye’nin ilk Lazca-Türkçe Sözlük’ünü de o hazırlayıp, bastırmıştı.

Ama şimdi onu heyecanlandıran, bu hafta piyasaya çıkan ilk romanı “Sibel”in edebiyat dünyasında nasıl karşılanacağı..

Bu arada Suluhan İşhanı’ndaki Borex Gayrımenkul ve Emlak Merkezi’nin sahibi sevgili Sedat Erten’in de, ortanca kardeşlerden biri olduğunu belirtmeliyim.

Sevgili dostlarımın babası 75 yaşındaki Hüseyin Amca’nın yaşamından yansıyan anılar da, aslında bir başka başarı öyküsünü oluturuyor.

Trabzon’da koca bir aileyi bakmak, yetiştirmek, okutmak, onlara lekesiz bir hayat sunmak elbette kolay değildi.

Hüseyin Erten’i Trabzon’da üniversite okuyan ya da yolu o tarafa düşen herkesin iyi tanıdığını düşünüyorum.

Çünkü Çay Kur’dan emekli olduktan sonra, uzun yıllar KTÜ Dolmuş Durağı’nda kendi aracıyla dolmuşçuluk yapmıştı Hüseyin Amca.

Hüseyin Amca, 1958 yılında, köyün camisine yardım toplamak amacıyla kendisi gibi genç arkadaşlarıyla birlikte, tiyatro kurup oyun oynamışlar.

Çok ilginçtir köylerinde tiyatroyu destekleyen büyüklerden tek kişi ise köyün imamı olmuş.

Mevcut imamlarımızı düşünerek tebessüm ettiğimde, bu imamın köyün ilkokulunu kendi evinde açtırdığını, inşa edilen yeni okul için çalıştığını, kızları dahil bütün çocuklarını okutup meslek sahibi yaptırdığını da öğrenmiş oldum.

Bulgaristan’dan Türkiye’ye acılarla dolu göçü konu edinen tiyatroyu bir romandan kendileri oyunlaştırmış, dekorlarını hazırlamış ve yönetmişler.

Tiyatro oyunu Pazar’da ve Fındıklı’da ortaokulların salonlarında kalabalık bir topluluğa oynanmış, elde edilen paralar da köy camiinin onarımı için harcanmış.

Hüseyin Amca’nın bu anısı, aradan 50 yıl geçmesine karşın ne tür bir kültürel yozluğa doğru kaydığımızı üzülerek tescil etmiş oldu.

İnsan ister istemez sonradan inşa edilmiş pek çok davranışın ve hurafenin din diye halka yutturulduğu, üzerinden siyasi ve ekonomik rantlar sağlanan din bezirgânlığının günümüzdeki örnekleriyle, geçmişteki inanç samimiyeti karşısında öfke ve hüzün yaşıyor.

Ama denizi ve yeşiliyle harika bir Fındıklı-Gurupit manzarası, yıllar sonra giderilen özlemler ve Laz mutfağının lezzeti yeni bir anı için yetiyor insana.

 
Toplam blog
: 152
: 700
Kayıt tarihi
: 17.07.08
 
 

Trabzonluyum ve bu kentte yaşıyorum. Kamuda inşaat mühendisi olarak çalışıyorum. Resmi görevimin..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara