- Kategori
- Seçim
Finişe çeyrek kala!

Yerel seçimlerde artık son bir haftaya girilirken, liderler de “o meydan senin, bu meydan benim” koşuşturmacasında.
At yarışları sporumuzun güzel ve heyecanlı bir dalıdır. Hipodromlarda bu yarışlar pistlerde yapılır. Pistlerimizde kum ve çimden oluşmaktadır.
Yarışlar çeşitli mesafelerde yapılmakta, 900.1000.1200.1600.2000.2400 vb. metre de bu yarışlar koşulmaktadır.
At yarışlarında koşulacak mesafe kaç metre olursa olsun, esas mücadele atların köşeyi döndükten sonraki düzlükte ve son yüz metrede kelimenin tam anlamıyla “kıyamet kopmaktadır”.
Yarışlarda atları sevk ve idare eden jokeyler “son düzlük de, son metrelerde” maharetlerini ve taktiklerini göstererek “finişe” uzanmaya çalışırlar.
İşte son bir haftası kalan yerel seçimlere liderler de “son düzlüğe, son yüz metreye" girmiş görünüyorlar.
Genelde üç siyasi partimiz arasında geçecek olan bu yarışta liderler tarafından “tıpkı bir jokey gibi” maharetler ve taktikler gösterilmekte, sprintler atılmaktadır.
AKP ve lideri Erdoğan bu yarışı önde bitirmek için “aklına gelen her şeyi” kullanmakta, görüldüğü kadarıyla son yüz metreyi de attığı sprintlerle önde götürmektedir. AKP’nin kullandığı taktiklere gelince;
Hile;
Tehdit;
Korku ve
Rüşvettir.
Sayın Erdoğan seçim yasakları başlayana kadar “devletin imkânlarını” kullanmaya çalışmış;
Gittiği her ilde sanal açılış programları düzenleyerek, özellikle de “Toki açılışları” yaparak;
Devletin Ana ve Ata uçaklarını,
Başbakanlığın otobüsünü ve makam aracını kullanmış, açılış törenlerinin birkaç yüz metre ilerisine kurdurduğu “seçim platformlarında” halka hitap etmiştir.
Yine Sayın Erdoğan bu açılışlarda;
Devletin valisini,
Devletim memurunu ve işçisini;
Devletin yüzlerce güvenlik güçlerini doğal olarak alanlara toplamış;
Sanal açılış ve törenleri bahane ederek “hileye” başvurmuş, devletin tüm imkânlarını seçim kampanyalarında “çekinmeden” kullanmıştır.
Başta Başbakan ve bakanları gittikleri her ilde belediye adayları için halktan oy isterken:
—Hizmetten yana iseniz bize, ideolojiden yana iseniz diğer partilere oy vereceksiniz; diyerek halkı tehdit etmeye çalışmışlardır.
Tele kulak, dinleme, teknik takip vb. metotlarla “üç milyon kişi dinleniyor” diyerek topluma korku pompalamaları.
Kömür, erzak paketi, buzdolabı, çamaşır makinesi, kanepe dağıtarak;
Toki’ den ayda 100TL’ye daire vaat ederek;
Vatandaşa ayda 300TL ye varan “bedava çek” dağıtarak seçim rüşvetleri vermesi AKP’yi sön yüz metrede öne çıkarmış, finişe doğru “son sürat” koşmaktadır.
Görünen o ki; AKP uyguladığı taktiklerle ve “attığı sprintlerle” finişe önde girecektir.
Son bir haftada olağan üstü bir gelişme olurda diğer siyasi partilerimizde finişe kafasını uzatarak yarışın sonu “fotofinişle” mi biter, o şimdilik belli değil.
Ancak bu yarış yapılan hilelerle, dağıtılan rüşvetlerle, topluma salınan korkularla, tehditlerle, demokrasi tarihimizin bir köşesinde “kara bir leke” olarak kalacaktır.
Sonsuzluk (Osman Özeker)