- Kategori
- Eğitim
Finlandiya Eğtim Sistemi ve bizdeki eğitim sistemsizliği!..

Net'ten...Pazarda ek iş yapan öğretmenimiz...:)
Yaparak-yaşayarak uygulanan eğitim sisteminin, yeni ve yaratıcı bireyleri yetiştireceğini defalarca yazdık durduk. Eğitim yöteciliğimde ve öğretim görevlisi olarak aktif olduğum günlerde, 'Yaratıcı Drama ' uygulanmayan hiçbir derse onay vermedim...
Uzun soluklu yöneticilik yıllarımda da bu konuda titizlik göstermeyen; seminerlerde yararlı olamayan; tembel ruhlu; torpille göreve gelip yan gelip yatan tüm öğretmenlerin kurumla olan ilişikilerini kestim.
Her ne pahasına olursa olsun, ülkemin geleceği için bu konuda cesur davranmayı yeğledim. Dokuz köyden sürüdük...Onuncu köyde, yine doğru bildiğimzden taviz vermeden çalıştık...
.....
Emekli olup köşemize çekilmek yerine, eskisinden daha da aktif bir eğitim-öğretim faaliyetinin içindeyim.
Daha özgürüm; başımda '' emredici ketum bir amirim'' yok !..
Tüm etkinliklerimin kararlarını, arkadaşlarımla birlikte demokratik bir ortamda alıyoruz!..
Ancak, dönüp arkama baktığımda, görev yaptığım gerek özel ve gerekse resmi kurumları ziyarete gittiğimde, eğitimin oldukça geride kaldığına, bir vurdumduymazlık ve ''gününü gün etme sevdalılarının bezginlikleri'' içinde, okulların çok kan kaybettiklerine tanık olup üzülüyorum. Birkaç okul dışında, ezbercilik had safhada...Robot gibi testmatik olmuş herkes...
Biz hep eskiyi anarak ve eski eğitim sistemimizi özleyerek yaşamaya mahkum muyuz ?
Çağdaş ülkelerde eğitim, bizi fersah fersah sollamış durumda...
Onca makamları işgal eden eğitim yöneticileri, kültür ve eğitimden sorumlu bakanlar, bürokratlar hiç mi bilgi ve görgü arttırmak için çağdaş ülkeleri ziyaret edip dersler almazlar ?..
Uygar ve gelişmiş ülkelere olan ziyaret, sadece lüks otellerde yeyip içip oradan hediyeler alıp gelmek midir ?..15 yıldır, sürekli kan kaybediyor eğitim...
Eğitimden sorumlu yöneticiler siyasete o kadar bulaşmışlar ki kendilerinden olan en beceriksiz eğitimcileri (?) bile kucalayıp köşe başlarına getirirlerken, diğer '' YETENEKLİ İNSANLARI '' ÖTEKİLEŞTİRMEK günahtır, empatik bir tavır değildir.
İktidara yakın bir organizasyonla kurulmuş bir sendikanın üyeleri baştacı edilerek, ülkeye nasıl bir hizmet verilir ?.. Eğitimle siyaset bağdaşır mı ?..
....
Eğitim sistemsizliğimiz, toplumu içten içe kemiriyor... Kişiliği gelişmemiş, sanattan, edebiyattan kopuk; dünya kültüründen habersiz, emir-komuta sistemsizliği içinde bocalayan bir nesil bu güzelim ülkeye yakışmıyor.
.....
Bu konuda da çorbada tuzumuz olsun diyerek aşağıdaki yazıyı paylaşıp yeni dersler çıkarılmasını umuyorum...
Eğitim sistemimiz, Finlandiya ile karşılaştırılıyor...
....
'' 1- Biz, okula başlama yaşını altı bezli döneme çekmeye çalışıyoruz. Finlandiya’da ise zorunlu okula başlama yaşı 7.
2- Türkiye’de çocuklar birkaç sokak ötedeki okullarına bile mutlaka servisle gidiyor. Finlandiya’da ise çocuklar birinci sınıftan itibaren okula yürüyerek veya bisikletle gidiyorlar. Özel durumlar haricinde çocuklar okula aileleri tarafından götürülmüyor.
3- Bizde müfredat ve ders kitapları eğitimin baş aktörleri olarak biliniyor. Eğitim kalitesindeki zayıflık genelde bu ikisinin suçu olarak görülüyor. Ama Finlandiya’da çok basit bir müfredat var ve pek değişmiyor. Öğretmenler okutulacak kitapları kendileri seçiyorlar ama yine de ortalıkta pek ders kitabı gözükmüyor. Yani Fin eğitim sisteminde ders kitapları bırakın aktör olmayı, figüran bile değil. Figüranların başrol oynadığı ülkemiz eğitim sisteminden gişe hasılatı beklemek bu yüzden bir hayal.
4- Türkiye’de birinci sınıf öğrencilerinin velileri “Bizim çocuk bugün Matematikten 90 aldı,” diye gururla gezebiliyor. Resmiyette not verilmiyor olsa bile öğretmenler sağ olsunlar kendi inisiyatiflerini kullanarak büyük bir özveriyle testler hazırlıyor ve çocukları sınav dolu bir geleceğe hazırlıyorlar. Ama Finli öğrencilere okulun ilk altı yılında asla not verilmiyor. Buradaki öğrenciler ilk olarak 16 yaşına geldiklerinde ülke genelinde bir sınava giriyorlar.
5- Türkiye’de öğrencilere çöp attırsanız ertesi gün muhtemelen velileri okulu basıp olay çıkarır. Ama Finlandiya’da öğrenciler okulun tüm işlerini nöbetleşe sistemde birlikte yapıyorlar. Yani Fin okullarında hizmetli yok, tüm işler öğrenciler tarafından yapılıyor. Böylece sorumluluk duyguları gelişiyor. (Aşağıdaki resimde minik öğrenci sınıfını temizliyor )
6- Finlandiya’daki okullar öğrencilerin rahat edebileceği şekilde tasarlanıyor. Sınıflarda yaparak-yaşayarak öğrenme modeline uygun alanlar mevcut. Binaların fiziksel özellikleri öğrencilerin evdeymiş gibi rahat etmelerini sağlayacak şekilde düşünülüyor. Türkiye’de ise her şeye hazır olan öğrenciler yıllardır komutla rahatlıyor. “Beni rahatta dinleyin” diye bağıran müdürün karşısında ne kadar rahat olunursa tabi…
7- Türkiye’deki özel okullarda ders saati 8. Ama yetmediği için okul çıkışında etütler, hafta sonu kursları ve özel derslerle bu sayı günde 12-14 bandını yakalıyor. Finlandiya’da ise günlük ortalama ders saati 4. Dünya eğitim ligindeki sıralamamıza baktığımızda, nitelik ve nicelik kavramlarının ne kadar önemli olduğu gün yüzüne çıkıyor.
8- Türkiye’de bütün öğretmenler kendilerini mesleğin zirvesinde görüyor. Sınav sonuçları kötü geldiğinde genelde öğrenme güçlüğünden bahsediliyor. Öğretme güçlüğü çeken öğretmenlerin durumu hep sümen altı ediliyor. Bu yüzden mesleki gelişimle ilgili düzenli bir çalışma yok. Finli öğretmenler ise haftada en az 2 saat hizmet içi eğitime katılmak zorunda.
9- Türkiye’de, “Hiçbir şey olamazsa, bari öğretmen olsun,” mantığı devam ediyor. Ama Finlandiya’da öğretmenlik mesleği toplumun en gözde mesleklerinden bir tanesi! Öğretmenler master derecesi olanlar arasından seçiliyor. Lise mezunları arasında öğretmenlik için müracaat edenlerin ancak yüzde onu öğretmen yetiştirme programına kabul ediliyor.
10- Ülkemizde öğretmen olabilmek için sınavdan geçer puan almak yeterli. Finlandiya’da ise öğretmen olabilmek için üç aşamalı bir testten geçmek zorundasınız. Bu aşamalar arasında mülakat, ders anlatma gibi bölümler de var. Ülkemizde heykeltıraş olmak isteyenlere bile özel yetenek sınavı uygulanırken, etten kemikten gerçek insanı şekillendirecek olan öğretmenlerin çoktan seçmeli sorularla mesleğe kabul edilmesi kabul edilebilir bir şey değil.
11- Finlandiya’da öğretmenlerin gelir düzeyi oldukça iyi. Kendi mesleği haricinde bir iş yaparak ek gelir elde etmeye çalışan öğretmen yok denecek kadar az. Bizde de ek gelir için bir şeyler yapmayan öğretmen yok denecek kadar az. Çünkü aldıkları maaş faturalara bile yetmiyor. Öğretmenlerin fatura ödemek için başka şeylerle uğraşması neticesinde oluşan durumun faturasını da bütün millet ödüyor.
12- Türkiye’de en başarılı öğretmen en çok ödev verendir anlayışı hala devam ediyor. Ama Finlandiya’da öğrencilere ödev verilmiyor. Öğrenmenin yeri okul olarak görülüyor. Bu yüzden Finlandiya’da akşamları çocuğunun proje ödevi için kartona boncuk dizen veli yok.
13- Finlandiya’da hiçbir babayiğit resim dersinden öğrenci alıp matematik çalıştıramıyor. Bizdeyse öğrenciler matematik dersinde sıkılıp defterlerine resim yapıyor. Sonra matematik öğretmeni çocuğu resim dersinde yakalayıp matematik çalıştırmaya götürüyor. Döngü bu kadar kısırken, sistemin üretken bireyler yetiştirmesini beklemek tabi biraz zor oluyor.
14- Bizim sınıflarımızda eğer bütün öğrenciler yerlerinde oturuyor ve ses çıkmıyorsa, o sınıfın öğretmeni övgü alıyor. Ama Finlandiya’da durum tam tersi… Eğer bir sınıftan hiç ses çıkmıyorsa, öğrenciler sıralarında oturuyor ve hiç kalkmıyorlarsa o öğretmen soruşturmaya alınıyor. Çünkü Fin eğitim sisteminde ders anlatan bir öğretmen yok. Hep birlikte etkinlik yapan sınıflar var. Bu yüzden Fin okullarındaki sınıflarda, “Ayakta gezinme evladım, otur yerine,” sözü pek duyulmuyor.
15- Finlandiya’daki okulların kantinlerinde su, süt ve meyveden başka hiçbir şey yok. Bizdeyse işin suyu çıkmış durumda. Her teneffüs fıstıklı çikolata yiyen çocukları 8 saat sırada oturtmaya çalışmak öğretmenler için büyük imtihan! Belki de bu yüzden teneffüste sınıflardan hızlı boşalma rekoru bizde.' (*)
....
Şimdi perçemi düşürelim de aynada kelimize bir bakalım...
Eğitim, bir milleti özgür kılar...
Özgür ve çağdaş eğitim almış bireylerin ülkelerinde, zenginler daha çok zengin olurken fukaralar daha da fukaralaşmaz.
Bozuk düzen içinde kısır döngüden kurtulamayan bir ülkede kadının da erkeğin de ADI YOKTUR!..Onlar, insan gibi değillerdir...
Eğitim sisteminde bireylerine '' saygı göstermeyen devlet anlayışına sahip yöneticilerin '' ve onları seçen halkın, eğitimsizlikten şikayet etme hakları da yoktur!..
.....
(*) Kaynak:
http://www.gelecekegitimde.com/turkiye-ve-finlandiya-egiti…
* * * * * * * * * * * *
Bozuk Düzen Eğitimsizliğinde: ' Netice...'