​ FLORYA SOSYAL TESİSLERİ / Haftasonu / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '07

 
Kategori
Haftasonu
 

FLORYA SOSYAL TESİSLERİ

FLORYA SOSYAL TESİSLERİ
 

Florya kumsalı...


Hava güzel, sakin ve yılın ilk sıcak günlerinden. Yazın kokusunu alır gibiyim. Böyle bir günde deniz kenarı tercih edilebilir. Saat 11.00’den sonra dışarı çıkmaya karar verince, şehir içinde bir yer seçmek daha mantıklı geldi. Florya Sosyal Tesisleri'ne gitmeye karar verdik. Arka kapısından girdik içeriye. Yemyeşil çimenlerin üzerinde nazlı nazlı duruyor rengarenk menekşeler. Menekşeli yolu geçtikten sonra, kendimizi hemen deniz kenarında buluyoruz. Denizden gelen rüzgar, yosun kokusunu da beraberinde getiriyor. Kayalıkların üzerine çıkıyoruz hemen. Daha yakın olmak istiyor insan denize. Öyle özlemişiz ki denizi ve güneşi, ikisi beraber kucaklıyorlar bizi.
Yürüyoruz sahil boyunca. Üzerimize düşecekmiş gibi üstümüze üstümüze gelen uçak sesleri de olmasa, daha iyi olacak ama neyse.
Çocuklar takla atarak yuvarlanıyorlar küçük tepelerden aşağıya. Aşağıya inince kaldırıyor başını, bir kahkaha fırlatıyor. Tekrar tırmanıyor tepeye. Salıyor kendini aşağıya. Tekrar tekrar. Çimenlere oturmak serbest. Hatta güvenlik görevlileri bile oturmuşlar, vermişler arkalarını ağaç gövdelerine, oturdukları yerden idare etmeye çalışıyorlar. En yakın bankta gördüklerine sesleniyorlar.
- Yerlere çekirdek kabuklarını atmayın lütfen. Sizde bayım burada mangal yakamazsınız.
Biraz ilerde çocuk parkı var. Çocuk parkının hemen karşında büyük parkı. Parklara fıtness aletleri yerleştirmiş belediye. İyi de olmuş hani. Sağlıklı yaşam şart. Yürüyüşten sonra açık hava fıtness iyi geliyor. Egzersizlerinizi yaparken hem yeşillikler içerisinde temiz havada spor yapma keyfini yaşıyorsunuz, hem de spor salonlarına vereceğiniz para cebinizde kalıyor. Yalnız çocuklar ya da büyükler karıştırıyor bazen. Bir baba, çocuğunun elinden tutmuş bekliyor. Çocuk en fazla 4-5 yaşında. Baba soruyor.
- Hangisine binmek istersin kızım.
Küçük kız doğru düzgün konuşmaya başlamamış belli. Eliyle işaret edebiliyor binmek istediği aleti. Ama sen ona binmek için çok küçüksün. Hem verilecek bir kilonda yok sanırım. Karşıda çocuk parkı var binsene salıncaklara, kaydırağa ya da hani çocukken en samimi arkadaşlarımızla hep karşılıklı oturduğumuz şu insan terazisi tahterevalliye. Çocukluğuma gittim şimdi. Keşke ben binebilseydim salıncağa. Şöyle bir baktım çocuk parkına doğru. İki bayan tahterevallinin üstünde. Dengelemeye çalışıyorlar birbirlerini. Onlar bizim parkımıza özeniyor, bizde onların…
Öğle vakti geldi. Karnımız acıktı. Tesis içinde denize nazır Türk mutfağının geleneksel örneklerinin sunulduğu bir yemek salonu var. Fiyatları da uygun. Yalnız biraz bekliyorsunuz. Önceden sipariş vermek gerekiyor. Bekledik çaresiz. Afiyetle yemeklerimizi yedikten sonra yürüyüşümüze devam edebiliriz artık. İnsan tokken mutluymuş.
Kumsal göründü. İnanamıyorum. Denize girenler var. Tatil yerinde gibi hissettim kendimi. Bir an Çeşme’deyim de haberim yok gibi geldi. Geçen yıl açılmış. Ama gözümle görmeden inanmam derler ya işte öyle bir şey. İstanbul’da denizin rengini hiç böyle görmedim. Açık yeşil. Olabildiğince yakından çektim denizi. 1970’lerde yaşamışlar en son. Babamdan dinlerdim hep. Menekşe plajını. Sonraları İstanbullular Ege ve Akdeniz’i tercih etmişler denize girmek için. Kumsalda soyunma kabini, duş, şezlong ve şemsiye tüm plajlarda bulunan standart hizmetler burada da var. Cankurtaran kalesi bile var. Deniz suyu ölçümleri de sağlıklı bir şekilde yapılıyordur umarım.
Hava akşama doğru serinlemeye başladı. Bir hayli üşüdük. Çay zamanı gelmişti. Soluğu Şahin Tepesi’nde aldık. Çaylarımız geldi. Tavşan kanı değil ama içimizi ısıtmaya yetti. Manzara harika. Kalkın gidin diyen yok ama öyle bir rüzgar var ki oturtmuyor. Hani bazı çay bahçelerinde garson başına dikilir, rahatsız olur kalkarsın, burada da rüzgar. Kalktık bizde. Anlaşılan eve gitme zamanı gelmişti. Yanaklarımız pembe pembe ayrıldık Florya’dan.

 
Toplam blog
: 106
: 1384
Kayıt tarihi
: 21.02.07
 
 

Bir yaz gecesi hatırasıyım. Haziran doğumluyum. Bilirler haziran doğumlular. Hele ki haziranın tam..