Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Fobileri olmalı insanın...

Fobileri olmalı insanın...
 

Fobi, korkunun, kişinin günlük yaşamını olumsuz yönde etkileyen, bu anlamda kontrolden çıkmış halidir. Fobi kelimesinin, Yunanca Phobos kelimesinden geldiği düşünülürse, fobinin anlamı daha bir netlik kazanır. Phobos, Yunan mitolojisinde dehşet tanrısıdır.

Kurban etmek ile ilgili yazımı yazdıktan sonra düşündüm, bu benim başedemediğim bir fobi olsa gerek. Çok küçükken rüzgarın uğultusu beni etkilerdi, evimizin çevresi boş olduğu için, kış günlerinde babam eve gelemeyecek diye korkardım. Evler çoğaldıkça rüzgarın sesi azaldı ve korkum geçti. Kuyulardan çok korkardım. Dayımın evinin önünde vardı, ağzı çok geniş ve korkuluğu olmayan bir kuyu. Üvey annesi dayımın kızını ayaklarından tutup o kuyuya sallarmış, öyle derlerdi, masallardaki gibi. Kafamda hayal ederdim ve korkardım. Dayımın kızı aldırmazdı bile, kikir kikir gülerdi anlatırken.

Eski mahallelerde mandalar olurdu, sürü halinde gezen, onlardan çok korkardım, rüyamda peşimden koşarlardı, ben kaçardım hep. KİNG KONG gibi. Tam yakalanacakken uyanırdım... Şimdi sayıları azaldı, soyları tükendi ve ahırlara kapatıldı. O korkum da geçti.

Gençlik yıllarında her genç gibi polis ve cop korkumuz vardı, okula giderken toplu giderdik, havada savrulan coplardan birkaçı da bana denk geldi ve o korkum geçti. İnsanlar bilmediği şeylerden korkarmış, derler ya, doğru!

Üniversitede iken kaldığım yurt 13 ve 15 katlı iki bloktan oluşuyordu. En tepesine çıkar bakardık, hadi kendini at, diye çekerdi sanki asfalt zemin. Yüksekten çok korkardım, bu yüzden yaşadığım evler en fazla 4. kat oldu, genellikle 1. ve 2. katları tercih ettim. Kızılay'daki Gökdelen'den korkardım, bir ara yürüyen merdivenlerden. Şimdi çoğaldıkça Gökdelenler ve yürüyen merdivenler korkularım da tarih oldu.

Rampalı yollardan korkardım. Yıllar önce Datça yolunda 23. kilometreden dönmüşlüğümüz var, halbuki ondan sonrası düzlükmüş. O güzel beldeyi göremedik, korkular yüzünden. Zamanla Tokat- Sivas arasında Çamlıbel'de, Alaşehir ve Kazdağlarında, Susurluk'ta yolculuk yapınca rampa korkum da bir nebze geçti. Ehliyet aldım 18 yıl önce, hiç araba kullanamadım, yol korkusu yüzünden. Bana ödül verecekler; hiç hata yapmayan sürücü ödülü!

Uçak ve gemi korkum vardı. Gemiye binip de sağsalim geri indiğimi görünce İzmir'de, o korkuda uçtu gitti, ama uçak korkum hala var, binmedim, binemem de.

Büyük ve keskin bıçakları kullanmayı hiç sevmem. Kurban bıçakları görünmeyecek yerde durur. Meyva bıçakları ile sürdürürüm mutfak çalışmalarımı. Bütün tavuk ya da büyük balık temizlemek hiç bana göre değil. Elimdeyken sanki canlanacakmış gibi geliyor.

Ne korkakmış zavallı demeyin, örneğin dişçiden hiç korkmam! Göğsümü gere gere otururum koltuğa, üstelik uyuşturmadan köprü, dolgu ne varsa yaptırırım, çünkü enjektör korkum var(dı) Ben sanıyordum ki, o iğne sonuna kadar etimize giriyor, filmlerde bile gördüğümde bakamadım yıllarca, sıcak sıcak oldu içim. Çocukların aşısında, doğumlarımda yaptırmamak için neler çektim. Benim sayemde kızlar iğne yüzü görmeden büyüdüler. Zamanla o korkumu da atlattım, kan tahlilleri yaptırdıkça sivrisinek ısırmasının daha çok can yaktığını anladım.

Hayvanlardan korkmam! Hangi boyutta hangi türde olursa olsun farketmez. Fareden hele hiç korkmam. Böcekten, örümcekten, yılandan (hiç rastlaşmadık belki ondan)

Geçenlerde saat gece ikide tam uyumak üzereyken bir çıtırtı duydum, baktım kahverengi ve epeyce büyük bir kırkayak, elektrik süpürgesini açana dek yatağın altına kaçtı, işte o zaman ürktüm biraz, gündüz olsa korkmam. O saate yatağın altını üstüne getirdik. Odayı boşalttık ve süpürgeyi çalıştırdık.

Bizim süpürge aldığı maddeyi toz haline getiren cinsten, ama kırkayak hala yaşıyor, sersemleşmemiş bile. Balkona çıkardık ve eşim binbir zahmet halletti zavallıyı, ben at bahçeye gitsin, diyorum ama dinlemiyor. Düşündüm de taa yazdan beri aynı odayı paylaşmışsak kırkayakla, çünkü epeydir pencereler açılmıyor, işte o zaman bir ürperti hissettim. Kendim için değil vallahi, çoluk var çocuk var.

Karanlık ve yalnızlıktan korkmam, hayaletlerden korkmam. Doktordan korkmam, kuzu gibi olurum. En son Endoskopik Muayene (Gastroskopi) yaptırdım, doktor bile şaşırdı. Yaptıranlar çok zor olduğunu söylüyorlar, hatta ilaç bile yapılıyormuş uygulamadan önce. Ben yaptırmadan uygulandı, çok etkilemedi.

Haydi bazıları bir yana, o kadar çok fobi çeşidi varmış ki, insanın bazılarına gülesi geliyor.

Örneğin; toz fabisi, yerfıstığı yerken damağa yapışma korkusu, ayın 13 'nün cumaya denk gelmesi fobisi...vb. gibi.

Fobileri olmalı insanın çeşit çeşit ama yenmesini de bilmeli, benim gibi!

Sağlıcakla kalın! Hobisiz ve fobisiz kalmayın!

Merak edenler için:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Fobi

 
Toplam blog
: 480
: 2046
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..