- Kategori
- Spor
Formanda yıldız olmaya geldik, Beşiktaş!

Karşılaşma öncesinde İnönü Stadyumunu dolduran Beşiktaş taraftarı öylesine coşkuluydu ki televizyon başında olan biteni takip etmeye çalışırken bir taraftan da “keşke orada olabilseydim” diye içimden geçiriyordum. Sanki yeni sezon açılışıydı ve taraftar aylardır hasret kaldığı takımı ve yeni transferleri ile buluşmak için büyük bir sabırsızlık yaşıyordu. Bir bakıma yepyeni bir takım olduğunun adını da koymak gerekiyor.
İnsanın içini kıpır kıpır eden bu taraftar coşkusu o sahaya çıkan futbolcuya neler yapmaz ki?
Akdeniz ikliminden gelen yeni transferler yıllardır özlemini duydukları böylesi tutku dolu taraftarla buluştuğu anda ortaya yepyeni bir güç çıkmış oldu.
“Formanda ter olmaya geldik” diye bağıran taraftara “formamızda yıldız olmaya geldik, sizleri sarhoş; zevkten dört köşe etmeye geldik!” diye karşılık veriyordu Portekizli futbolcular.
İşte yıllardır eksikliğini hissettiğimiz şeyi bulmuşçasına kana kana izledik dün akşamki Beşiktaş’ı.
8, 19, 44 derken bir anda 3-0’a gelivermişti karşılaşma ve daha fazlasının da olabileceği bir futbol vardı sahada.
Hepsi birbirinden yıldız, futbol oynamaya açıkmış, taraftara bir an önce kendisini göstermeye çalışan futbolculardan oluşuyordu. Bu kadar çok yeteneğin olduğu yerde rakip takımın eli kolu bağlanıyor, ayaklar yetmiyor, toplara elbette ellerle müdahaleler de oluyordu. Hani ayıptır söylemesi, kime çarpsa gol olacak şekilde yayılıyordu sahaya Beşiktaş. Nobre’nin birinci golünün çok bilinçli atıldığını söylemek mümkün değildir; ikincisinin de gol olması kimine göre şans kimine göre talihsizliktir, ancak bir gerçek var ki böyle hücum edersen rakibi topla kalenin içine sokuverirsin!
Beşiktaş taraftarı öylesine kendinden geçmişti ki 14 puanlık farkın çok da bir şey ifade etmediği şeklinde çok güçlü bir duygu ile dolarak şampiyonluk şarkıları söylemeye başladılar.
Bunun ne kadar erken olup olmadığını bugün tartışmak istemiyorum. Hatta belki de şampiyonluk stresinin olmadığı bir ortamda futbolcuların ortaya hünerlerini koydukları bu gösterinin ne kadar tadına doyulmaz olduğunu düşünmek istiyorum. Yarın, bir hafta, bir ay sonra şartların değişeceğini bile bile…
Yıllar sonra Nobre bir maçta iki gol birden atma başarısı gösterebiliyorsa demek ki bu takımın kimyasının tümden değiştiğini görmek gerekiyor; o Nobre değil miydi yıldızlar topluluğu Fenerbahçe’nin en etkili gol silahı?
Bu Beşiktaş’a Türk Telekom Arena yakışırdı; belki de yarım sezon böylesi bir değişiklik her iki takıma da iyi gelirdi doğrusu, gündem de değişirdi.
Böylece Schuster’in de yüzündeki o kızgın, agresif, her tarafa çatmaya hazır, uyumsuz, kavgacı ve umutsuz, mutsuz ifadesinin yerini uzun zaman sonra iyimser, gülümser, sevimli bir şekil almış oldu. Sürekli dördüncü hakemin yanına gidip itiraz eden teknik adam görüntüsünden de eser kalmadı.
Umalım ki Beşiktaş’ın bu havası diğer takımları da heveslendirsin, futbol oynama arzusu doldursun, sezonun ikinci yarısı güzellikler, gollerle başlasın.
Beşiktaş’ın teknik yorumunu hafta içine bırakalım.
http://twitter.com/uzaygokerman