​ Fotoğraf-Sinema İlintileri / Fotoğraf / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ocak '09

 
Kategori
Fotoğraf
 

Fotoğraf-Sinema İlintileri

Fotoğraf ve sinema eşlenik iki sanattır. Öyle ki kimi hangisinin hangisi olduğu söylenemeyebilir. O nedenle konumuzu daraltarak, filmlerdeki fotoğrafçılar (Blow Up) veya fotoğrafın metafiziği (Laura Mars’ın Gözleri) gibi bir çok konu gözardı edilip, her ikisinin kesişimlerine ilişkin iki özel örnek irdelenecek.


Takla atan cimnastikçinin sinemalığı:


1970’lerde üstüste bindirilmiş anlardan ve karelerden oluşan sporcu fotoğrafları moda oldu. (2000’lerin başında pek sık kullanılmıyorlar.) Bunlarda, örneğin bir yer cimnastikçisi onda birlik saniyelik pozlarla fotoğraflanır ve bunların hepsi aynı karta basılırdı. Görünen sonuç, kolların bacakların devininimin, inanılması güç mükemmellikteki geometrik biçimleri olurdu. Tüm devinim tek bir kareye sığardı.


Böylesi bir görüntü aslında bir kısa film gibi algılanır (ama bunu pek ayırsamayız). Yani o fotoğrafa bakarak, aslında bir film seyrederiz. Zihnimizde sporcunun devinimi rahatlıkla canlandırılabilir, çünkü sinemanın kendisi de aslen yalnızca fotoğraflardan oluşur.


Tom Tkywer’in filmindeki kısa filmlerin fotoğraflığı:


Tom Tkywer, ‘deneysel’ olarak nitelendirilebilecek olan ‘Koş Lola Koş’ filminde, 1 öyküyü 3 son çeşitlemesiyle anlatır: ‘Jeune premier’in ölümü, ‘prima donna’nın ölümü ve her ikisinin de sağ kalması. 30’ar dakikalık bu bölümlerin içine, figüranların öykücükleri de, 15’er saniyelik ve 20-30 karelik fotoğraflar biçiminde çeşitlenir, tematik yine mutlu son ve mutsuz sondur. Seyirci, hem ana öyküyü rahatça izleyebilir, hem de altöyküleri.


Tom Tkywer (ya da o filmin kurgucusu), seyircinin hem ana öyküleri, hem de çeşitlemeleri izlemeleri için özel bir çaba göstermez ya da imler kullanmaz. Yalnızca fotoğraflardan oluşan ‘La Jetee’de ise her fotoğraf, dakikaya varan sürelerde ekranda kaldığı için izleyen için algılama sorunu olmaz. Aralarında 40 yıla yakın süre olduğu için, demek ki seyircinin kognitif olarak evrildiği dolaylıca varsayılıyor.


Bu 2 örneklemenin birleştiği ve ayrıldığı yönler nedir?


Birleştikleri yer, her ikisi de kısa filmdir ve birer öykücük içerir. Ayrıldıkları yer, ilki fotoğraftan sinemaya, ikincisi sinemadan fotoğrafa yol alır. Bunların denenmesinin, teknolojik olarak yüzyıldır hep mümkünken, sinemanın ilk yüzyılının son çeyreğine kalması tuhaf.


Dipnot: Aynı dar konuda daha farklı metin kesitlemeleri de yapılabilir, yani konu çoğul kaplamlı ve kapsamlıdır.

 
Toplam blog
: 2216
: 514
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..