- Kategori
- Sosyoloji
Fransa düşünceyi yasaklıyor mu?

Evet.. O yolda. Ermeni soykırımı yoktur diyeni cezalandıracak! Parlamento'da bunu onaylayacak! Sonra? Yerel politikacıların oy avcılığı uğruna etnik siyasetin girdabında, düşünceyi yasakladığının acaba farkına varabilecek mi?
Ancak; bazı Fransız seçkinleri özgürlük düşünürü Voltaire'in ülkesini bu yasa ile siyasetçilerin zor durumlara düşürdüğünün farkına vardılar. Başta hukukçular olmak üzere, tarihçiler, edebiyatçılar ve özel sektör temsilcileri ayağa kalktılar.
Fransa belki de ilk kez böyle bir durumla karşı karşıya kalıyor. Özgürlükler konusunda bütün ülkelere ilham kaynağı olan bu ülkede neler oluyor? Fransız hukukçular bu duruma nasıl bakıyorlar?
İrdelemeye buradan başlamak gerekiyor.
AB sürecinde bireyin kendini ifade etme özgürlüğü korunacaksa; bu yasaklanarak mı gerçekleştirilecek?
Türkiye belki de istemeden Avrupa düşünce sisteminin lider durumundaki ülkesi Fransa'yı çelişkiler sokağında kıskıvrak yakalıyor. Bu çelişkiler yumağına Fransız eski Kültür Bakanı Sayın Jack Lang ilk neşteri vurdu. Bu yasanın bu şekliyle ifade özgürlüğünü yasakladığını ve Anayasa hukukuna uygun düşmediğini söyledi.
Soykırım ile ilgili 2001 yasası ile 1789 vatandaşlar bildirisine atıfta bulunulan yasa maddeleri birbirleri ile çelişmekte.
Türkiye belki bir vatandaşı vasıtası ile İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidebilme hakkını elde edebilecektir. Bu çelişkileri sergileyebilecek hukuksal argümanlara sahip oluyor bir bakıma.. Ayrıca çok dikkatli olmak gerekiyor..
AB'nin değerleriyle yani; hukuk yolu ve fikir yolu üzerinde yol alması gerekecek.
1915 tehcir olayının da nedenini, niçinini ve nasılını tartışmayı korkmadan ele alabilmesi gerekiyor.
Türkiye, Fransa'nın bu manevrasını, çıkarları adına Avrupalı bir ülke olarak fırsatlara dönüştürmeyi başarabilmelidir..
Başarabilir mi dersiniz!