​ Futbolda oyun kopyalamak mümkün mü? / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '12

 
Kategori
Spor
 

Futbolda oyun kopyalamak mümkün mü?

Futbolda oyun kopyalamak mümkün mü?
 

Dün oynanan Şampiyonlar ligi ilk maçında Galatasaray'ın oynadığı oyun beğenildi. Rakibinin hızlı, tek pasa dayalı kontra hücumlarına dikkatlice karşı koymayı bildiler. Hızlı oyuna yine hızlı oyunla karşılık vermeyi başardılar. Mücadele ettiler, pozisyon buldular oyundan düşmediler.

Maçın gidişatına bir çok şey etki etti. İlk başta Alman hakem daha 2. dakikada mutlak penaltıyı vermedi. Bu penaltıyı Galatasarayın gol yapaması durumunda oyunun gidişatı elbette değişecek kendi sahasında baskı yiyen takımımız uzun toplarla Burak veya Umut ile ikinci gol şansını elbette daha kolay bulabilecekti.

Ancak Manchester United in attığı golde hakemin penaltı ve kırmızı kart verebilme ihtimalini çok az kişi yorumladı. Hakem ve Garick in tercihi penaltı yönünde olsaydı felaket olurdu. Ancak her ikisi de olmadı ve maç hızlı, bol pozisyonlu başabaş bir şekilde akıp gitti. Rakibimizin daha çok net pozisyonu olduğunu göz ardı edemeyiz. Bizler her sonuca duygusal bakıyoruz. Sonuçta maç bitti ve üç puanı kaybettik. Ne kadar güzel oynasanda güzel oynayana puan henüz verilmiyor. Bu oyunun sadece moral olarak taraftara ve oyuncuya bir avantajı var. Başkada hiç bir önemi yok. Maçtan sonraki açıklamalara ve yorumlara bakıldığında İstanbulda ki rövanşın da Braga ve Cluj maçlarınında bu oyuna göre göre rahat geçeceğini söyleyenler çoğunlukta idi. Ben tersini düşünüyorum. Bu maçtaki kadar oynamadan yenebilirsiniz. Daha da kötü oynayarak yine yenebilirsiniz. Bu maçtaki performansın çokta üzerine çıkarak yenilebilirsiniz. Bunların hepsi futbolda mümkün. Bu nedenle futbol, seyir zevki yüksek heyecanı bol bir spor izlencesi.

Bundan 16 yıl önce Fenerbahçe hiç hücum etmeden şans golüyle 40 yıllık evinde yenilmemezlik ünvanını bitirmişti Manchesterin. Herkes Boliç in golünü hatırlar. Futbolda şanslar ve olayların gelişimi o ana göre oluşur. Daha maçın başlangıcında penaltı ve kırmızı kart olmayacağını kim söyleyebilir. Oyuncu değişecek, mevsim değişecek, hava değişecek, oyuncuların formu değişecek, sohbetler değişecek, moraller değişecek. Her şey değişecek. Ama olumlu etki eder ama olumsuz. Bunu maç günü stadda görebilirsiniz. Bundan önceki her şey varsayım ve iddaadır. Galatasarayın dün akşam oynadığı oyun sadece moral vermiştir. Bu önemlidir elbette ama hepsi budur. Bu maçtan bir an önce düşünce olarak sıyrılmak ve gelecek Braga maçına hazırlanmak gerekir.

Dün akşamki aynı oyunu oynayalım Braga yı perişan ederiz. Zaten onlar kendi evinde Cluj dan 2 fark yediler. Biz ise cehennemden başa baş oyunla çıktık demek hiç gerçekçi değil. Aynı oyun diye bir şey futbolda sözkonusu değildir. Gelecekte başka bir oyun oynanacaktır. Oyuncuların formu, hakem, saha seyirci moral puan hesapları konsantrasyon ve psikoloji çok farklı olacaktır. Bunların hepsi o anki oyuna her oyuncu için ayrı ayrı etki edecektir. Buna birde dış etkenleri yani hakemi de eklerseniz her şey yeniden başlayacaktır.

Eğer oyun kopyalamak mümkün olsaydı bunu acaba istermiydi Fatih Terim. Hayır. Çünkü bu oyunun daha da üzerine çıkabilecek kapasitesi var bu takımın. Daha az hata yapabilecek konsantrasyonu da gösterebilirler. Bu nedenle bu maçın ne oyunu ne skoru ne kartları ne hakeminin etki edeceği bambaşka bir maç oynayacak Galatasaray Braga ile. Maç öncesi elbette favori. Ancak bunu mücadele ve goller ile gerçeğe yansıtmak ve gerçekleştirmek durumunda. Oyunun kopyalanması şu anki teknoloji ile mümkün değil. Münkün olduğunda bile tercih edileceğini sanmıyorum. İyinin her zaman daha iyisi yokmudur.? Aynı oyunu oynayalım yeneriz, gruptan çıkarız demenin gerçekle direkt bir bağlantısı yoktur.

Oyunun analizi ve teknik müdahalelere gelince; oyuncu değişiklikleri açısından Terim'e katılmadım.

Maça Burak yerine Elmander ile başlayabilirdi. Hafta içinde neden Burak kararına vardı bunu kendisi elbette bilir. Ancak Burak ile başlama kararı biraz handikplıydı diye düşünüyorum. Burak çok sıradan düz koşu yapabilen vuruş tekniği ve vuruş farklılığı çok sınırlı olan bir oyuncu. Umut'un sakatlanıp çıkması her ne kadar Elmander'e oyun fırsatı verse de bu değişikliğin Galatasaray'ın lehine olmadığını söyleyebilirim. Umut çok formda. Kendisini her geçen zamanda geliştirdiği gibi her topa olumlu müdahale yaparak zor pozisyonları keni ve takımı lehine çevirebilme özelliğine sahip. Defansta Semih'in konsantrasyonunu çok iyi buldum. Bence maçın adamıydı. Nani kötü penaltı atışı yaparak Muslerayı öne çıkardı. Ama Muslerada oyunun hep içindeydi. Onunda hakkını yememek lazım. Terim Dany i Chrise tercih ederek doğruyu yaptı. Solda Hakan Balta Valencia ya karşı çok aksadı diyenlere katılmıyorum. Evet üstünlük kuramadı elbette. Valencia sonuçta öne çıkamadı. Bir çok pozisyonda verkaçlarla geçip orta yapmasına rağmen Hakan mücadelenin içindeydi. Zaman zaman defansın kanatları ve orta saha oyuncuları beraberce hata yaparak çok fazla tehlike yaşanmasına neden oldular. Özellikle Kagawa toplu topsuz hızlı ve kıvrak bir oyuncu. Oldukça pozisyon buldu.Orta sahada Selçuk vasattı. 37 yaşındaki Scholes'u , Melo ile birlikte biraz daha fazla izlemeleri gerekir. Bu kendilerinin oyun zekasını ve gücü doğru kullanmayı arttıracaktır. Alex Ferguson un Welbeck i geç oyuna alması Galatasarayın şansı idi. Oysa Van Persie ve Kagawa 60-65 dk dan sonra iyice pasif kalmışlardı. Terim in Aydın ı oyuna alması gereksizdi. Son 10 dakikada oyunun galip takımın sahasında daha fazla oynanması kaçınılmazdır. Bu dar alanda Aydının yapabileceği hiç bir şey yoktu. Zaten bu mucize de olmadı. Kanatlardan gelen toplarda defans daha başarılı gözüktü. Her ne kadar zaman zaman orta yapılmasına engel olunamasada 18 içinde müdahalelerde başarılıydılar. Ancak dikey ve orta sahadan gelen araya atılan hızlı toplarda daha çok pozisyon verdiler. Ancak son vuruşların başarısız olması Muslera'nında gününde olması farkı önledi. Galatasaryın iki posizyonu vardı. Düşünce ve organize olarak. Birincisi Hamit in çalışılmış serbest vuruş organizasyonu. Diğeri ise Burakın Emrenin pasında erken vuruş yapması. O anda daha güçlü kalabilseydi topu sürmesi durumunda gol veya penaltı olması yüksek ihtimaldi. Amrabatın üstten dışarı giden vuruşu ise anlık ve breysel bir pozisyondu.

Maçtan sonra 3 topumuz direkten döndü yorumlarını dinlerken başka maçımı izledim acaba dedim. Oysa hepsi direği sıyırarak çıkan toplardı. Hepsi de sahaya dönmedi dışarı çıktı. Duygusallıkta ve abartmada gerçekten üzerimize yok.

Sonuçta Galasaray dün iyi oynamasına rağmen puan alamadı gol atamadı. Gelecek hafta bunları başarmak için oynaması ve çok çalışması hataları azaltması gerek. Aynı oyunu oynamasına gerek yok. Zaten istesede oynayamaz.

 
Toplam blog
: 96
: 648
Kayıt tarihi
: 12.08.08
 
 

Karadenizliyim. İzmir' de yaşıyorum.  Dünyanın tek bir ülke  olduğuna inanarak  bütün insanların ..