​ Galatasaray - Fenerbahçe derbilerinin sonucu baştan belli midir? / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '12

 
Kategori
Anılar
 

Galatasaray - Fenerbahçe derbilerinin sonucu baştan belli midir?

Galatasaray - Fenerbahçe derbilerinin sonucu baştan belli midir?
 

İstanbul'da yaşarken hayatımda futbol çok yer alıyordu... Hatta yaşamın futbol gibi düşünülebileceğini bile felsefeye oturtmaya çalışıyordum… Galatasaraylıyım ve Galatasaray'ın içerdeki maçlarına elimden geldiğince gitmeye çalışırdım... Ben hala futbolun büyüsünün stadyum içinde olduğuna inanıyorum... Ne farkı var diyenlere kısaca şöyle cevap vereyim; Stadyum içinde kendi kimliğinden kurtulup, ortak kimliğe bürünüyorsun...  Bu hep olumlu değil elbet... Ancak kendi kimliğini her zaman yaşadığın için arada bir kurtulmak da fena olmuyor...

Her futbolsever gibi Galatasaray-Fenerbahçe derbileri ile epey anım var... Çoğu hüzünlü elbet... Olsun... Önemli olan o ayin içinde olabilmek... Tarih sırası olmadan aklıma geliverenler:

-İş yerinden arkadaşlarla Balık Pazarındaki Cumhuriyet'teyiz... Cumhuriyet o zamanlar şimdiki gibi lüks/tanınmış değil... Pazardan balık alıp yaptırmak bile mümkündü mutfağında... Çünkü birahaneydi o dönemde... Maçı Televizyondan izliyoruz... Galatasaray 3-0 öne geçmiş, Tahsin (rahmetli) ile keyfimiz gıcır... İkinci yarı başladı... Fenerbahçe başladı bir, iki, üç... Şefim Tahsin kafasını resmen duvarlara vurmaya başladı... Ve dördüncü golden sonra elindeki koca bira bardağını yere çarptı... Cam parçaları ve dökülen biralar bir sürü insana gitti elbet...

İşte olay o andan sonra çığırından çıktı... Bir sürü insan Tahsin'in üzerine yürüdü... Müdürüm, bir kaç arkadaş ve garsonlar Tahsin'i o kalabalıktan korumak için epey zorlanmış hatta bir kaç yumruğa razı olmuştuk...

- Galatasaray Avrupa kupalarında fırtına olmuş esiyordu... Fenerbahçe ise yerlerde sürünüyordu... Bir Bulgar takımı karşısında tarihi bir yenilgi almıştı... Beraber maça gideceğimiz arkadaşlar ile iddiaya girmiştik... İddia ise maçtan sonra Sütlüce’de uykuluk ziyafeti... Fenerliler üç kişi ben tekim bu iddiada... O kadar eminim yani... Maça birlikte gittik... Oğuz uzaktan çaktı ve maç öyle bitti... Ağır gelmişti maçtan sonra üç kişiyi ağırlamak... Yanlış anlamayın, parası kadar ağır olan şey, üç Fenerlinin arasında kalmaktı o üzüntüyle…

- Kadıköy/Hasanpaşa'da çalışıyordum bir aralar... Cumartesi öğleye kadar iş vardı... İşten çıkıp Avrupa yakasına geçecek ve bir yerde maçı seyredecektim... O zamanlar maçlar gündüz oynanıyordu... Beraber çalıştığım yardımcı elemanım Fenerli idi ve maçı stadyumda seyredelim dedi... Neyse Saraçoğlu'da maçı seyretmeye gittik... O sene Tanju olaylı şekilde Fener'e gitmişti... Ortalık gergindi anlayacağınız... Galatasaray o maçı farklı bir skorla kazandı... Resmen Fene'ri evinde ezdi...

Maçtan arkadaşım yanımda olmadan çıktım... Otomobilime bindim... İşte o an olanlar oldu... Meğer bagajın üst kapağında Galatasaray armalı kaş kolumu unutmuşum... Bir gurup o kaş kolu görünce arabamı sağdan ve soldan tutarak sallamaya başladılar... Sallamak dediğime bakmayın her defasında bir tarafın tekerleri yerden kesiliyordu... Devrilmeye ramak kalmıştı... O arkadaşım gelerek beni kurtardı... Bereket o gurup o arkadaşı tanıyordu ve sözünü dinlediler...

Hey gidi günler heyyyy! Galatasaray ve Fener derbilerinin sonucu üzerine baştan karar vermemeyi öğretti bana... 

 
Toplam blog
: 615
: 948
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..