- Kategori
- Futbol
Galatasaray - Fenerbahçe derbilerinin utanç günü: 12 Nisan

YAZISIZ!...
Galatasaray- Fenerbahçe maçının uzatmalarındaki “kavga”, çok şey anlatıyor.
Maç sonrası en anlamlı cümle, Uğur Boral’dan geldi:
“Saha dışındaki dostluklar demek ki yalanmış!"
Öyleyse...
Kimi futbolcuların kameralar karşısındaki dostluk (!) pozlarına aldanmayın!
Hepsi boş!
Hepsi sahte!
Kavgaları ile tarihteki yerini alan Ali Sami Yen’deki o utanç tablosunu yaratanlar kim/ler?
Bu soruyu dilediğiniz gibi yanıtlayabilirsiniz.
Galatasaray gözlüğü ile bakanlar Fenerbahçeli futbolcuları, Emre'yi, özellikle Lugano’yu...
Fenerbahçe gözlüğü ile bakanlar Galatasaraylı futbolcular, özellikle Sabri, Arda ve Emre’yi suçlayacaklardır.
Ama...
Futbolcular, bir piknikte, kendi aralarında oynamadıklarına...
Maç, bir hakemin sorumluluğunda oynandığına...
Maçı sağlıklı yönetme sorumluluğu hakemde olduğuna...
Hakem, sorumluluğu, sorumsuzluğa dönüştürdüğüne...
İşi kavga vardıracak ortamı hazırladığına...
“Canlı bomba” olmaya yatkın futbolcuların "pim"ini çektiğine...
Kendini Ali Sami Yen Fatihi ilan ettiğine göre...
Bu kavganın asıl sorumlusu Fırat Aydınus’tur!
*****
Hakem Aydınus, verecek bilgisi olmadığı için, öğrencisine okşayıcı davranan, onun yanlışlarına göz yuman ve böylece yetersizliğini gizleyen öğretmen gibi davrandı. Sonra, maçın sonuna geldiği için de, emekliliği hak ettiğinden efeliği tutan öğretmen gibi efeliği tuttu, kavga ortamını hazırlayan kendisi değilmiş gibi, çıkarmakta zorlandığı kartları art arta çıkardı.
Hakem Aydınus’a sormak gerekiyor:
Maç içinde kartlarını zamanında ve adil, niçin kullanmadın?
İşi niye idare ettin?
Kuralları uygulayacağına, düzeni sağlayacağına, gereksiz konuşmalarla niye kimi futbolcuları yüreklendirdin?
****
Ya futbolcular?
Kart görenler, görmeyenler...
Arkadaşları kavga ederken, onları ayırmak yerine, kavgaya karşı “İstanbul Hatırası” pozu verenler...
Ve “yorumcu esnafı”ndan övgü alanlar...
Hani, Milli Takım, bir “kolej” havasındaydı?
Fatih Terim, genç ve yaşlı futbolculara nasıl bir ruh aşılamış?
Sahada gücü biten, niçin saldırganlaşıyor?
Hele bunların içinde biri var ki!..
Oynadığı maçları dikkatle izleyin, çaktırmadan her türlü olumsuz hareketi yapar. Ayaklarının yanı sıra elleri, ağzı devrededir!
Adı mı?
Adını anmaya değer mi?
*****
Toplum olarak utançla andığımız günler vardır:
12 Mart...
12 Eylül...
Bu günlere futbolun, Galatasaray- Fenerbahçe derbisinin utanç günü eklendi:
12 Nisan!...
Maç sonrası en anlamlı cümle, Uğur Boral’dan geldi:
“Saha dışındaki dostluklar demek ki yalanmış!"
Öyleyse...
Kimi futbolcuların kameralar karşısındaki dostluk (!) pozlarına aldanmayın!
Hepsi boş!
Hepsi sahte!
Kavgaları ile tarihteki yerini alan Ali Sami Yen’deki o utanç tablosunu yaratanlar kim/ler?
Bu soruyu dilediğiniz gibi yanıtlayabilirsiniz.
Galatasaray gözlüğü ile bakanlar Fenerbahçeli futbolcuları, Emre'yi, özellikle Lugano’yu...
Fenerbahçe gözlüğü ile bakanlar Galatasaraylı futbolcular, özellikle Sabri, Arda ve Emre’yi suçlayacaklardır.
Ama...
Futbolcular, bir piknikte, kendi aralarında oynamadıklarına...
Maç, bir hakemin sorumluluğunda oynandığına...
Maçı sağlıklı yönetme sorumluluğu hakemde olduğuna...
Hakem, sorumluluğu, sorumsuzluğa dönüştürdüğüne...
İşi kavga vardıracak ortamı hazırladığına...
“Canlı bomba” olmaya yatkın futbolcuların "pim"ini çektiğine...
Kendini Ali Sami Yen Fatihi ilan ettiğine göre...
Bu kavganın asıl sorumlusu Fırat Aydınus’tur!
*****
Hakem Aydınus, verecek bilgisi olmadığı için, öğrencisine okşayıcı davranan, onun yanlışlarına göz yuman ve böylece yetersizliğini gizleyen öğretmen gibi davrandı. Sonra, maçın sonuna geldiği için de, emekliliği hak ettiğinden efeliği tutan öğretmen gibi efeliği tuttu, kavga ortamını hazırlayan kendisi değilmiş gibi, çıkarmakta zorlandığı kartları art arta çıkardı.
Hakem Aydınus’a sormak gerekiyor:
Maç içinde kartlarını zamanında ve adil, niçin kullanmadın?
İşi niye idare ettin?
Kuralları uygulayacağına, düzeni sağlayacağına, gereksiz konuşmalarla niye kimi futbolcuları yüreklendirdin?
****
Ya futbolcular?
Kart görenler, görmeyenler...
Arkadaşları kavga ederken, onları ayırmak yerine, kavgaya karşı “İstanbul Hatırası” pozu verenler...
Ve “yorumcu esnafı”ndan övgü alanlar...
Hani, Milli Takım, bir “kolej” havasındaydı?
Fatih Terim, genç ve yaşlı futbolculara nasıl bir ruh aşılamış?
Sahada gücü biten, niçin saldırganlaşıyor?
Hele bunların içinde biri var ki!..
Oynadığı maçları dikkatle izleyin, çaktırmadan her türlü olumsuz hareketi yapar. Ayaklarının yanı sıra elleri, ağzı devrededir!
Adı mı?
Adını anmaya değer mi?
*****
Toplum olarak utançla andığımız günler vardır:
12 Mart...
12 Eylül...
Bu günlere futbolun, Galatasaray- Fenerbahçe derbisinin utanç günü eklendi:
12 Nisan!...