- Kategori
- Futbol
Galatasaray’da Düşüş Sürüyor

Bu sezon henüz daha bir galibiyeti bulunan Galatasaray, evinde karşılaştığı Mersin İdman Yurdu ile de 1-1 berabere kalarak düşüşünü sürdürdü. Cim Bom böylece dördüncü hafta sonunda yine sahasında galibiyetle tanışamamış oldu.
Galatasaray, özellikle ilk yarıda çok kötüydü. Her ne kadar sarı- kırmızılılar bu devrede Sneijder’ le iki ve Burak’la da bir olmak üzere rakip kaleye üç tehlikeli şut çekmiş ve yine Burak Yılmaz bir pozisyonda kaleciyle karşı karşıya kalmışken topu dışarı atmışsa da oyun anlamında tatmin edici değillerdi.
Kaldı ki Galatasaray, kendi kalesinde de sıkıntılar yaşadı. Mersin İdman Yurdu, çok rahat bir şekilde Galatasaray yarı sahasında topla oynadı. Kırmızı- lacivertlilerin planı, topu Galatasaray defansının arkasına geçirip hızlı oyuncuları Nakoulma’yla buluşturmak ve böylece tehlike yaratmaktı. Bunda çoğu zaman başarılı oldular. Hatta diyebiliriz ki, Galatasaray’da özellikle bu yarıda en çok yorulan futbolcular Sabri, Semih, Hakan ve Muslera’ydı. Buna rağmen konuk takım büyük tehlike yaratacak fazla pozisyona giremedi.
Mersin İdman Yurdu, ikinci yarının başında planında başarılı oldu ve deplasmanda 1-0 öne geçti. Gelgelelim konuk takımın bu üstünlüğü uzun sürmedi ve Galatasaray neredeyse aynı dakikanın içinde beraberlik golünü buldu. Bu golde Podolski’nin karambolde olmasına rağmen kaleye çektiği şutun kalitesine dikkat çekmek gerekiyor. Podolski, o karambolde köşeyi çok güzel gördü ve adeta şut nasıl çekilir dersi verdi. Kaldı ki o Podolski, Galatasaray’da ilk yarının en etkisiz ismiydi.
Maçın son otuz dakikasında gol arayan, hızlı oynamaya çalışan, galibiyeti isteyen Galatasaray gibi gözükse de Mersin İdman Yurdu yine çok tehlikeli pozisyonlar buldu. Örneğin 75.dakikada Khalili, Muslera ile karşı karşıya kaldı. Ancak Uruguaylı kalecinin açıyı iyi kapatmasının da etkisiyle topu direğin hemen dibinden dışarı gönderdi.
İki takımın da on kişi kaldığı uzatma dakikalarında da gol olmayınca karşılaşma 1-1 sona erdi.
Galatasaray’da geçen seneye göre gözle görülür bir düşüş var. Aynı hoca ve büyük ölçüde aynı kadro olmasına rağmen oyun, istek ve kalitede büyük gerileme var.
Şüphesiz bundaki en büyük etken Melo’nun eksikliği. Galatasaray, Melo gibi bir oyuncuyu kaybetmemeliydi. Şimdi onun açığı kapatılamıyor. Galatasaray, orta sahada etkili olamıyor. Rodriquez şu anki görüntüsüyle bir Melo değil. Bu anlamda Melo’nun Galatasaray için büyük bir kayıp olduğunu düşünüyorum.
Bu maçta dikkat çeken diğer bir nokta beklerin geçen senenin aksine hücuma hiç çıkmamalarıydı. Özellikle geçen sene sağ kulvarı mekik gibi kullanan Sabri, ataklarda çok gözükmüyor. Ancak bunda Galatasaraylı futbolcuların da etkisi var. Bu maçta pek çok pozisyonda Sabri sağda bomboş olmasına rağmen topu Sabri’ye vermek yerine ortadan rakibi delmeye çalıştılar ve bunların çoğunda başarısız oldular.
Dikkat çeken bir nokta da istediklerini yapamayan Galatasaraylı futbolcuların aşırı gergin olmalarıydı. Haklı haksız her pozisyonda hakeme itiraz ettiler. Kimi zaman sert girdiler.
Hamza Hoca da bazı tercihleriyle bu düşüşte etkili oluyor. Örneğin bu maçta ikinci yarının başında ya da ortalarında kesinlikle Umut oyuna girmeliydi. Fakat Umut uzatmada oyuna girebildi.
Burak Yılmaz da artık biraz kendisini geliştirmeli. Biraz etrafını gözlemlemeli. Olur olmaz her topa girmemeli. Örneğin bu maçta en az iki defa arkadaşlarının rahatça vurabilecekleri pozisyonda topa girdi ve pozisyonu bozdu.
Özetle Galatasaray, iyi oynamıyor. Sarı- kırmızılıların gereken önlemi bir an önce almaları gerekiyor.
Mersin İdman Yurdu ise kesinlikle geriye kapanıp oyunu çirkinleştirmedi. Kırmızı- lacivertliler özellikle ilk yarıda farka bile gidebilirlerdi. Karşılarında çok kötü bir Galatasaray vardı. İkinci yarıda da net pozisyon buldular. Mesut Bakkal da 86.dakikada Tita’yı oyuna alarak kazanma isteğini gösterdi. Bu arada Mersin İdman Yurdu kalecisi Muammer’in de hakkını vermek gerekiyor. İnanılmaz toplar çıkardı ve bence Galatasaray’ın galibiyetini engelleyen isim oldu.
Maçın hakemi Mete Kalkavan yine iyi bir yönetim gösteremedi. Verdiği kararlar ve gösterdiği kartlarda tutarsızdı. Bir pozisyonda kart gösterirken, benzer pozisyonda es geçtiği anlar çok yaşandı. Uzatma dakika sayısında da yanlış davrandı. Hakan Balta’nın düşerken rakibinin yüzüne ayağıyla vurduğu pozisyon kaza değildi ve bence Hakan Balta ikinci sarıyı ve kırmızıyı görmeliydi. Selçuk’a gösterdiği kırmızı kart doğruydu ama pozisyona erken müdahale etse belki hiç yaşanmazdı. Gözünün önünde yaşanan pozisyonda düdük çalmak için o kadar beklemesi yanlıştı. Hakem belki bir tarafı öne çıkaran bir yönetim göstermedi ama kararlarıyla tutarsız davrandığı için güven vermedi.
Umarım Galatasaray hafta içindeki Şampiyonlar Ligi maçında daha farklı oynar ve iyi bir sonuçla karşılaşmadan ayrılır. O maçın havası daha farklı olacağı için sarı- kırmızılıların da daha farklı olacaklarını düşünüyorum.
https://twitter.com/tolgaersari
https://www.facebook.com/tolgaersari
Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır