- Kategori
- Futbol
Galatasaray Gaziantepspor'u değil, şanssızlığını yendi.

Kaynak: İnternet
Gaziantepspor önünde Galatasaray'ı beklediğim gibi bulduğumu söylemeliyim. Misimoviç transferiyle Galatasaray'ın şaha kalkacağını beklemek hayalcilik olurdu zaten. Galatasaray iyi oynamıyor ama iyi oynamak istiyor.
Galatasaray'ın temel sorunu 4-3-3 veya 4-2-3-1 oynaması değil. Galatasaray'ın iki temel sorunu var: Güven kaybı ve hatlar arasındaki mesafenin fazlalılığı. Maç ritmini de henüz bulamadı Galatasaray. Bir kaç iyi maç veya 3 puan sonrası güvenini kazanmaya ve daha iyi oynamaya başlayacaktır.
Galatasaray neden çok kötü oynadı? Sebeplerden birisi defans hattıyla forvet arasındaki genişlik. Karpaty Lviv maçında defansını ileri çıkardığı anlarda Galatasaray'ın iyi oynadığını görmüştük. Gaziantepspor maçında bunu yine başaramadılar. Orta sahada oluşan geniş alanı sadece Ayhan ve M.Sarp ile kapatmak mümkün değildi ve olmadı da. Mesafenin fazlalığından dolayı ileride oynayan oyuncular orta sahaya, orta sahada oynayanlar da forvete destek veremiyor. Böyle olunca da ileride yeterli desteği alamayan oyuncular gömülen defansın önüne kadar top almaya geliyorlar. Sonuçta ortaya çıkan manzara; rakibin oyununa teslim olmuş, kalesini savunmaya çalışan bir Galatasaray. Defansın kalesine çok yakın oynaması Galatasaray'ın tarzı değil, bunun da sebeblerinden biri güven kaybı, maçı galibiyetle kapatmak endişesi. Kalesini savunmak için geride duran defans, aslında daha fazla yük alıyor, hataya zorlanıyor.
Kötü oyunun bir başka sebebi de, orta sahadaki yetersizlik ve uyum sorunu. Defans hattı ileride kurulmadıkça, orta sahadaki koşan oyuncularla pas trafiğini yönetebilecek teknik oyuncuların birbirine yakın oynaması ve bütünlük sağlaması çok zor. Bu bütünlük sağlanmadıkça da ileride 2-3 oyuncudan fazla çoğalamazsınız.
Diğer bir sebep, sezona çok iyi başlayan Arda'nın olmayışı. Her ne olursa olsun Arda şu anda bu takımın vazgeçilmezi, portatif Metin Oktay'ı. Onun katılması ile Galatasaray daha bir Galatasaray gibi oynayacaktır.
Maçın iyileri Mustafa Sarp ve Ufuk'tu. M.Sarp orta sahada her yere yetişmek durumunda kaldı ve buna ilaveten defansın açıklarını kapattı. Zaman zaman Elano'nun da yerini doldurdu. Ufuk ise her geçen gün daha iyiye gidiyor. Ceza alanına hakim, ayakları teknik, cesaretli. Sadece bir kaç iyi maça ihtiyacı var.
Yeni transfer Misimoviç, henüz sahayı, takımı, arkadaşlarını ve ligi anlamaya çalışıyor görüntüsündeydi. İki tane 90 dakikalık milli maç sonrası bavulunu bile yeni açmış birisi için normal buluyorum. Ancak Arda ile beraber iyi işler yapacağının sinyallerini verdi. İnsua ise çalışkan, hızlı ve hırslıydı. Pozitif bir görüntü verdiğini söyleyebilirim.
Bunlara rağmen Galatasaray'ın maçı alması şanstır. Her maç iyi oynasa bile birisinin bir tarafına çarpıp kaleye giren gollerden sonra nihayet şanssızlık yaşamadı Galatasaray ve bence şanssızlığını yendi. Ama her zaman böyle şanslı olmayacağı da bir gerçek.
Elano bu haliyle bir daha oynatılmalı mı? Pino varken Serdar Özkan ne yapacak? Musa çağıran ne zaman monte edilecek? Lorik Cana Ayhan'ın yerine düşünülmeli mi? Misimoviç varken Ayhan'ın misyonu ne olacak?
Ufuk'un oynatılması için Aykut'un kör gözüne parmak sokmasını bekleyecek kadar çizgi kalecisi olduğunu göremeyen bir teknik ekibin (sadece Rijkaard değil), bu soruların yanıtını arayıp aramadığından endişeliyim.
Notlar:
Mustafa Sarp'ın pozisyonunu tehlikeli hareket olarak yorumlayan Bünyamin Gezer'e katılmıyorum.
Galatasaray taraftarı iyi niyetli ama takımı desteklemiyor, sadece büyük gürültü yapıyor. Bunu da ısrarla söylüyorum.