​ Galatasaray ile Beşiktaş'ın yarı final provası / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Nisan '11

 
Kategori
Spor
 

Galatasaray ile Beşiktaş'ın yarı final provası

Galatasaray ile Beşiktaş'ın yarı final provası
 

Pazar günü son yıllarda basketbolumuzda rekabet denilince akla gelen iki takımın Fenerbahçe Ülker ile Efes’in maçı vardı. Dün de Galatasaray CC ile Beşiktaş CT karşı karşıya geldi. Görünen o dur ki bu eşleşmeler play off serisinin yarı final ayaklarında da tekrar edecek ve finale çıkacak olan takımlar bu mücadelenin sonrasında belirlenecektir.

Açıkçası basketbolumuzun sıradanlaşan final geleneğinin bu şekilde kırılmasının özellikle bir Fenerbahçe Ülker-Galatasaray CC eşleşmesinin yaz başında heyecanı üst düzeye çıkacak bir spor atmosferi yaratacağını düşünüyorum. Bu Galatasaray’ın içinde bulunduğu başarısızlık aurasına belki de bir pencere açacak final de olabilir.

Olası final serisinin ilk provası geçen hafta Çarşamba günü oynanmıştı, bu maçın yorumunu detaylı olarak konuşmuştuk. Pazar günü ve dün oynanan maçlar bu takımların basketbol seviyelerinin ölçülmesi bakımından fikir verdi.

Fenerbahçe ve Efes yıllardır Euroleague’de mücadele etmenin farkını ve ayrıcalığını çok net olarak ortaya koyuyor. Hücum organizasyonlarında 24 saniyelik zaman diliminde top bütün oyuncuların eline bir kere olsun dokunduktan sonra potaya atışa dönüşüyor. Genellikle boyalı alanın içinden hücum ederek, potaya direk gidip, uzun oyuncularını daha fazla kullanmak istiyorlar. Bu olmadığı zaman uzun mesafeli şutları kullanıyorlar ancak özellikle bir periyotta üç sayılık atış istatistiği diğer tercihlerin önüne geçmiyor. Maç içine eşit dağılıyor. Oyun kurucu pozisyonunda oynayan bir numaralar işlerini çok iyi yapıyor.

Yukarıdaki paragraf aynı zamanda Galatasaray CC Beşiktaş CT maçının tersten bir yorumu olarak okunabilir. Çünkü Euroleague takımlarımızla ilgili olarak çok fazla genelleme ve idealize yaptığımı kabul etmem gerekiyor. Özellikle son maç göz önüne alındığında çok da iyi oynadıklarını söylemek mümkün değil.

Fenerbahçe Ülker’in çok adam eksiği ile oynadığı bu nedenle maç içinde az rotasyon yapmak zorunda kaldığını söylememiz gerekiyor ki (uzatmalar dahil) Ukiç’in 42.50, Ömer Onan’ın 38.26, Marko Thomas’ın 39.21 dakika oyunda kalması fazlasıyla standart dışıdır.

Dünkü maça dönersek; eşleşmede dikkat çeken en belirgin özellik hücum organizasyonlarıydı. Her iki takım da dengeli, her oyuncunun oyunda kalabildiği bir taktik sergilemekten uzaktı. Örneğin GSCC takımının dünkü maçta en fazla sahada kalan 5 sayı 9 ribaunt 3 asistle oynayan Shipp’in hücumlarda en az topla buluşan oyuncu olması çok ilginçti. Oysa ondan onar dakika az sahada kalan Ermal Kurtoğlu ve Caner Topaloğlu çok daha fazla topla buluşup, potaya gitme becerisi sergilediler. Her ikisi maçın adamları olacak istatistikler sergilediler.

Galatasaray 1. periyotta Beşiktaş’ın yaptığı dirençli alan savunmasını 2. periyotta 5/5’lik üç sayılık isabetiyle geçip, 10 sayılık üstünlük kurdu. Ancak 3. Periyotta bu üçlükler Beşiktaş tarafından atılmaya başlayınca bu sefer 11 sayılık bir avantaj elde siyah beyazlı takım ve maça ortak oldu.

Son periyotta Galatasaray pota altını, Beşiktaş da uzun mesafeli şutları tercih edince ibre yeniden sarı kırmızlı takıma geçiverdi.

Açıkçası her iki takım finalde ister Fenerbahçe Ülker, ister Efes ile karşılaşsınlar bu yaptıklarından daha fazla şey sergilemeleri gerektiği ortadadır. Galatasaray’da Tutku Açık’ın inişli çıkışlı grafiği devam ediyor. Dün Andric ve Rancik neredeyse oyunun içinde hiç yoktu ya da etki yaratamadılar.

Beşiktaş’taysa Ogilvy ve Kemp biraz kıpırdar gibi oldular ancak maçı çevirmek için bu yetmedi.

Oysa Fenerbahçe Ülker’de Ömer Onan, Oğuz Savaş, Ukiç, Thomas, Preldzic, Efes’te de Rakoceviç, Kerem Gönlüm, Kerem Tunçeri hep belli bir çizginin üzerinde ve standartta oynuyorlar. Üstelik rotasyonun içindeki diğer oyuncular günlerinde olursa zaten bu iki takımı yenmek mümkün olamıyor.

Sanırım bu yazdıklarımızı önümüzdeki hafta oynanacak Beşiktaş-Efes eşleşmesinde çok daha net görebileceğiz.

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..