​ Galatasaray ve Fenerbahçe’nin arkasından konuşmak… / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Aralık '12

 
Kategori
Futbol
 

Galatasaray ve Fenerbahçe’nin arkasından konuşmak…

Galatasaray ve Fenerbahçe’nin arkasından konuşmak…
 

Ayıptır bir kişinin arkasından konuşmak..!? Öyle değil mi? Öyle de, aslında herkes herkesin arkasından konuşuyor. Biz de Galatasaray’ın yada Fenerbahçe’nin arkasından konuşsak ne olacak..? Aslında bir yerde bu, yüzüne konuşmak kadar önemlidir. Tabii doğru sözleri söyleyebiliyorsanız..!

Şimdi bu maçın sonunda bu takımlar için neler söylenebilir? Çok sözler söylenebilir de, boş atıp dolu tutmak gibi bir şey olmamalıdır.

-Ne dersiniz ?Teknik Direktörler neden tam anlamıyla takıma hakimler mi?

Bir sorunun bir başka çeşiti her  Teknik Direktör takımına istediğini yaptırabiliyor mu?
Eğer öyle olsaydı , Fatih Terim. Yedek takımıyla bile 1461.Trabzon rahat yenebilirdi. Yedek takımına, “Çocuklar gidin şu, 1461-Trabzon yenin gelin, dediği zaman “ millet de zannetti ki yedek tıkm da olsa 10 tane gol atıp gelecekler. Gol atmak değil, 2 tane de gol yiyip geldiler: Hem turdan düştüler; hem de eşekten düşmüş gibi olup, turdan elendiler.

Ondan sonraki hedef Fenerbahçe’ydi . Fenerbahçe de artık Teknik Direktör Aykut Kocaman ne yaptığını bilmez halde ortalarda dolaşıyor. Maçlarda bile takımana hakim bir hüviyet gösteremiyor. Galatsaray maçında Fatih Hoca karşasında da çok hafif kaldı… Eee, disiplin biraz gevşedi mi Meireles gibi bazı münasebetsizler hem kılık kıyafetleriyle, hem davranışlarıyla  takımın moraline olumsuz etki ederler.

Tabii , bir de üstüne üstlük Bekir gibi bir adamın kendi kalesine attığı o golden sonra, o takımın ayakta kalması beklenemezdi.

Şimdi , Fenerbahçe Alex  gibi güzel bir futbolcudan kurtulduktan sonra; iki tane sorunu kaldı. Bir, Ne olacak bu Aykut Kocaman’ın hali?  Aykut Kocaman belli ki bir Psikolojik çöküntü içinde.  Sebebi nedir bilemiyorum. Ama birkaç yıl büyük bir takımı çalıştıran duygulu bir insan çok çabuk yıpranıyor. Aykut Hoca’nın şöyle bir iki yıl yurt dışında bir yerlerde istediği gibi dinlenmesi gerekir. Biraz da Psikolojik desteğe ihtiyacı var; bunun verilmesi gerekir. Sonra gelip yeniden sorumluluk alabilir. Ama , şimdi … Biraz yorgun gibi görünüyor…

Başkan Aziz Bey’in ise şimdilik sesi çıkmıyor. En fazla söylediği, “ Galatasaray’ın dik konuşması için bizi en az 6-0 yenmesi gerekir” diyor. Kafası hep geçmişte, hep mazide yaşıyor. Çünkü Kocaman’lı Fenerbahçe’nin pek de istikbali yok. Hele, Meireles gibi yanlış insanların bol bol transfer edildiği ve Kocaman’ın durmadan yeni adamlar istediği bir durumda, Başkan Aziz’in de söyleyecek çok fazla bir sözü yok. Ancak takımı uzaktan uzaktan seyrediyor.  Aykut Kocaman’la da şu an açık açık hesaplaşmak istemiyor. Onun da zamanı gelecektir. Ama kim, kimle hesaplaşacaktır, göreceğiz.

Fatih Terim ise  Fenerbahçe’yi yenmeyle , birkaç kuş yakalamış oldu. Perestijini kurtardı ,bir (İmpartor Terim!)  ; takımı Galatasaray en yakın rakibiyle arayı beş puan  açtı; Kupadan elenişinin acısını unutturdu (ama kendisi unutabildi mi?)  Çünkü kimse bir önceki mağlubiyeti kolay kolay hatırlamak istemez. Hep ileriye bakacaksın! Hep ileri…

Bir takımın moralini izlemek mi istiyorsun? Benim ölçüm, takımın oyuncularının kılık kıyafetlerine bakmaktır. Sakalları uzun mu; hakeme karşı davranışları terbiyesizce mi? Genel hal ve gidişleri nasıl? Bunları gözden geçirerek, hiç olmazsa takımın dıştan “Motivasyonuna” ilişkin bazı ipuçları öğrenebiliriz.

O bakımdan Terim takımın genel yapısına daha hakim. Gördügüm kadarıyla Hamit bile sakallarını kesti.

Bana , “Ne o bir futbolcunun değerini saçıyla, sakalıyla mı ölçüyorsun?” diye sorabilirler. Ben de , bana göre  böyle şeyler genel disiplinin ipuçlarıdır, derim. Ben böyle düşünüyorum. Başkaları neler düşünür bilmem. Bugün bir teknik direktör olsam, takımda ne kadar sakallı adam varsa hemen onları berbere yollamakla işe başlarım. Kesmezlerse, kendileri bilirler, o takdirde, kendileri  oyundan kesilirler…!

Aykut Kocaman, Meireles’e verilecek cezayı çok merak ettiğini söyleyerek,”Bir gariplik olduğunu artık insanlar anlamalı…”demiş.

Evet, Aykut Kocaman, Meireles’i karşısına alsın bir baksın; bir de konuşabilirse konuşsun. Bir de maçın filmini izlesin… Sonra insafla bu oyuncu hakkında karar versin. Zaten atalarımız, “adam olacak çocuk, bilmem nesinden belli olur, “ derler. Şöyle adamın hal ve gidişine baksın ve ondan sonra bu adamı önce berbere, sonra hamama göndersin… Sonra da iyi bir diskur çeksin… Belki bundan sonra işe yarayabilir. Yoksa, bizden böyle nice futbolcular geldi geçti… Ouaresma’yı görmüyor musunuz? Bir hışımla geldi geçti, hey… hey…hey…  Şu fani dünya… Neler gelip geçmedi ki.

Biraz da kabahat bizde mi, yoksa? Bazı yetenekleri alıp, yerin dibine mi batırıyoruz. Yksa inadına 35-40 yaşlarındaki adamları getirip, adam olsun… diye mi uğraşıyoruz?

Bir takımda Disiplin, genel Moral ve Motivasyon çok önemlidir. Takım Direktöre, Direktör takıma güvenmek mecburiyetindedir. Bu ince teller koparsa, sonra Meireles gibi futbolcular, kendi bildikleri gibi oynamaya başlarlar.

Fenerbahçe’de bunlar olurken , Galatsaray’da işler çok mu iyi? Galatasaray’ın da kendisine göre belaları, belalıları var.

Cimbom’un F.Bahçe ile oynadığı derbinin kadrosuna alınmayan Engin Baytar’ın, maç günü yedeklerin yaptığı idmana ağzı içki kokarak, 20 dakika geç geldiği ileri sürüldü. Yardımcı hocalar da bunu Terim’e rapor etti... İşte buyurun buradan yakın… Şimdi bunu nasıl çözümlersiniz. Fatih Hoca tecrübelidir. Bir kere karşısına alır, bir güzel konuşur (konuşması gerekir…), sonra bir Psikoloğa gönderir; bu işin tabii parçasıdır. Böyle insanların desteğe ihtiyacı vardır… Sonra, bir fırsat daha verilir. Tabii ondan önce bir söz alınmalıdır. Olmazsa, sepet sepet yumurta , herkes kendi yoluna.

Engin Baytar gibi iyi futbolcular niye kendine kıyar… Bu iş derinden sorgulanmalıdır. ..

Büyük direktörler de bilirler ki, takımdaki bir iki sivri adama teslim olursan, onların her söylediğine eyvallah dersen, ondan sonra herkes bildiği gibi oynamaya başlar. Sonra, Teknik Direktör, Ortadaki Ebe gibi bir oraya bakar, bir bu yana, ama takıma artık hakim olamaz.

Hocalık demek, biraz Disiplin ve biraz  Bilgi ve nihayet Dirayet demektir. Karşılıklı güven olmazsa iş yürümez. Anlaşıldı mı?

 
Toplam blog
: 2579
: 848
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..