Galatasaray ve Rijkaard kararını verdi! / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '10

 
Kategori
Spor
 

Galatasaray ve Rijkaard kararını verdi!

Galatasaray ve Rijkaard kararını verdi!
 

Barış’ın golü öncesinde Sivasspor öylesine kötü bir futbol oynuyordu ki bu takımın bulunduğu yeri hak ettiğine yönelik çok güçlü bir inanç oluşmaya başlamıştı. Açıkçası sadece Sivasspor kötü değil; Galatasaray’ın yaratıcılıktan uzak ayaklarının kendilerinden beklenilmeyecek derecede iyi oynuyor oldukları gerçeği vardı sahada.

Derbi maçı sonrasında hafta arasında yaptığımız değerlendirmeyi şöyle bir cümle ile tamalamıştık.

“Ortada teknik adam için bir tercih kalıyor. Rijkaard Türkiye’de olduğunu göz önünde bulunduracak ve kendi futbolcu kumaşına uygun sağlam bir taktiğe dönecek ya da eğer taviz vermiyorsa...”

Rijkaard’ın bu maça farklı bir taktik ve oyuncu seçimi ile çıkacağını zaten bütün futbol kamuoyu bekliyordu. 4-3-3 ile ilgili görüşlerimizi de her fırsatta dile getiriyoruz. 4-1-4-1 şeklindeki şablonun günümüz futbolunda önemli bir yeri olduğu da bir gerçek. Ancak Rijkaard’ın aylardır inatla savunduğu doğrulara fazlasıyla ters bir taktik olduğunu da hemen söylemeliyiz.

Rijkaard önemli bir değişim hamlesi yaparak rakip teknik adamı şaşırtmış olsa da oyuncu seçiminde sınırları çok zorladı.

Sivasspor karşısına, Fenerbahçe’nin İ.Büyükşehir maçında Daum’un yaptığı ilginçliklere benzer bir şey yaparak çıktı. Hani hep saydığımız Topal, Sarp, Barış, Ayhan ön libero havuzunun hepsi sahadaydı. Elano kenarda oturuyordu. Sahada hücum edecek sadece iki futbolcusu vardı; Keita ve Santos.

Şimdi burada Keita’ya bir paragraf açalım.

İlk sekiz haftalık performansına ve yüzündeki sevimli gülümsemesine aldanarak kendisini öven bir yazı kaleme almıştım. Bunun ne büyük bir yanılgı olduğunu ilerleyen haftalarda büyük bir hayal kırıklığıyla öğrendim. Sivas’ta yine topsuz oyunda her fırsatta futbol dışına çıkan bir oyuncu vardı sahada. Maçın ikinci yarıda aşırı sertleşmesine neden oldu. Hayrettin’in hastanelik olduğu pozisyonda kasıt vardı. Kuşkusuz hiçbir futbolcu rakibini öldürmek için müdahalede bulunmaz. Keita’nın da rakibinin böylesine sakatlanacağını bilse o hareketi yapacağını tahmin etmiyorum. Ama sadece bu pozisyon da yoktu.

Evet, Keita forması için elinden geleni sahaya yansıtıyor ama sonuç bazen rakibin hırslanmasına neden olabiliyor. Rijkaard fazlasıyla gecikmeli de olsa Keita’yı oyundan dışarı çıkarmak zorunda kaldı ki kararo doğruydu. Oysa Keita Galatasaray’ın en etkili silahıydı ve o oyundan çıktıktan sonra da Galatasaray bitti.

Oysa bu maçı Galatasaray daha ilk yarıda çözebilir, İstanbul’a dönüş yolculuğu ve gelecek hafta oynanacak maç için hazırlık yapmaya başlayabilirdi. Rijkaard’ın riskli kadrosu, Sivasspor’un kötü ve dağınık oyununun da yardımıyla ilk yarı çok da iyi mücadele etti. Gol pozisyonları yakaladı. Ancak Galatasaray formasını giymiş oyuncuların önemli bölümü bitirici özelliğie sahip değildi.

İkinci yarı Kamanan’ın girmesiyle Sivasspor oyunu Galatasaray sahasına yıktı. Ancak bunun ceza sahasının dışında verimsiz, aceleci ve bilinçsiz bir atak bindirmeleri olduğunu hemen söylemeliyiz. Futbol sahalarından çoktan kaybolmuş şişirme toplarla atak yapan Sivasspor’a bu taktiği oynatanın Mesut Bakkal mı yoksa sahadaki oyuncuların kendi inisiyatifleri mi olduğu ilginç bir merak konusuydu.

Kuşkusuz bardağın dolu tarafından şöyle bir görüş de gelebilir; “sonuç alındı ya!”

Bu bir sonuç değil; Galatasaray’ın kendi kalesine attığı bir goldür. Rijkaard ikinci yarı kalesine yöneltilen şutları saymış olsa buna bir önlem almak için kuşkusuz harekete geçerdi. Ancak ne sahadaki futbolcularda ne de kenardaki adamlarda yaklaşmakta olan tehlikeyi sezecek bir takip yoktu.

Geçen haftayı Selçuk’un şansına, Franco’nun hatasına bağlayanların bu maçta rekor derecede şut çekilmesine de şanssızlık yorumu mu yapacaklardı?

Kuşkusuz gol geliyor mesajını çoktan vermişti.

Barış’ın kırmızı kart gördüğü pozisyon öncesinde kenara “değiştirin” işareti vermesine rağmen bu futbolcunun sahada tutulması ilginç bir tercihti.

Barış için de söylenecek şeyler var. Bu sezon içinde gördüğü ikinci gereksiz kırmızı karttı. İlkinden gerekli dersleri çıkardığını söylemişti. Oysa demek ki daha düşünmesi gereken bir iki maçlık ceza alması gerekiyormuş. Zararı katkıısından fazla oldu.

Bu maç için iyi futbol oynandı yorumu yapmak mümkün değil. Ortada kara futbol vardı. Sivassporlu oyuncular artık can havliyle olacak oyunu çok sertleştirdiler. Ancak sahada Galatasaray adına da bu sertliğe cevap verecek oyuncular vardı.

Halis Özkahya kötü bir yönetim gösterdi. Bu maçta zaten ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranamazdı. Ancak kartlarını daha önce kullanabilmeliydi.

Bu sonuçla Galatasaray kendi kararını vermiş oldu. Hiçbir şey için son değil ancak önemli bir kayıp oldu bu iki puan. Son üç maçtan bir puan çıkaran sarı kırmızılı ekibin içine Bursaspor maçını da alacağı yeni bir seri başlatması gerekiyor ki fikstür aslında buna da uygun gözüküyor.

Rijkaard çıkardığı kadro ile çok tartışılacaktır. Mesele de biraz burada düğümleniyor.

Uzay Gökerman

 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..