- Kategori
- Şiir
Gazel-i mecal

Bad-ı saba esersin ama Boğazda artık sana yer mi kaldı/Tir-i müjgan hep ahlardadır ama dinleyecek el mi kaldı/sensin kalbimizdeki gizli sırları faş eden o uzun feryat/Seni kovup kovuşturcak bizde yete
Bad-ı saba esersin ama Boğazda artık sana yer mi kaldı
Tir-i müjgan hep ahlardadır ama dinleyecek el mi kaldı.
Sensin kalbimizdeki gizli sırları faş eden o uzun feryat
Seni kovup kovuşturacak bizde yeterli mecal mi kaldı.
Nettik neyledik, o nazlı yari mecliste göremedik heyhat
Nice el ettik de bizde el aleme bakacak bir yüz mü kaldı.
Gezip tozarız avare, sermest mi sermest güzel bir hayat
Yine hüzün kalbimizde söyleyecek son bir söz mü kaldı.
Bakalım kader neyler, neylerse güzel eyler sözü çok bayat
Kaderi sen yarattın, meyler dökülür sen de bir öz mü kaldı.
Haydin kalkalım şimdi nuş zamanıdır olmaz bütün gün yat
Meclis mukassi görünürse de, biz de bakacak göz mü kaldı.
Sözün sözdür meclisin daim bir erisin ama artık piyaleyi at
Sen de artık, bu fani meclisleri kaldıracak töz mü kaldı.