Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '08

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
 

Gazeteciler…

Gazeteci haber değeri olan, gördüğü, bildiği bir olayı yazmalı mı, yoksa yazmamalı mı? Yazarsa ne olur, yazmazsa ne olur?

Bana göre kamu yararı olan bir olayı duyan gazeteci, bunu özel ilişkilerine zarar gelmemesi için yazmazsa mesleğine ihanet etmiş olur. Daha doğrusu yaşadığı topluma verdiği sözü yerine getirmemiş olur. Gazetecilik etik kurallarına da uymamış olur.

Peki bir gazeteci bildiği, duyduğu bir olayla ilgili neden haber yapmaz, yapmak istemez, ya da yapamaz?

Yapmaz çünkü yaparsa ilişkileri bozulur, arkadaşlıklarını, dostluklarını kaybeder. Eğer bu haber toplum zararına yapılan bir olayla ilgiliyse ve bunu gazeteci yazmamışsa zaten bu olayı yapanla yazmayan gazeteci arasında hiçbir fark yoktur.

Yapamaz çünkü yapması engellenir. Ya haber müdürü veya gazete ya da televizyonun daha üst bir yetkilisi buna izin vermez. Yazsa da zaten yayınlanmaz. O zaman sorumluluk tamamen bu yetkiliye aittir.

Gazetecilik bu nedenle devamlı hem toplum hem de kendi bireyleri tarafından sorgulanır. Pek çoğu yazıya dökülmese bile en ağır eleştiri ve tenkitler yine gazeteciden gazeteciye gelir. Çünkü bir söz vardır ‘biz kırk haremiyiz kırkımızda birbirimizi biliriz’ diye. Gazeteciler haremi olmasa da herkes birbirini tanır, bilir.
Bakın size bir olay anlatayım, nasıl oluyor bu işler..

Memleketin birinde bir gün bir olay olur. Gazeteci bunu duyar ama kamuyu tamamen ilgilendiren bu olayı gerçekleştiren kişinin çalıştığı kurumun başı hem gazetecinin hem de haber müdürünün samimi arkadaşıdır. Yazmazlar.

Olay uzun süre kurumun müfettişleri tarafından soruşturulur ama kimseye duyurulmamaya çalışılır.

Ama zaman içinde işin kokusu çıkmaya başlar ve olayı başka gazeteciler de duyar ve araştırır.

Bir gün haber müdürü aynı gazetede çalışan başka bir muhabiri aşağılayarak konuşur, “Sen ayakta uyuyorsun, hiçbir şeyden haberin yok” diyerek.

Kastettiği, kokusu çıkmaya başlayan olaydır. Kendi bilip de yazmadığı ve yazılmasına izin vermediği halde, başkalarının duymamasıyla övünmektedir kendince, mesleği adına utanması gerekirken.

Bir gün bomba patlar ve haber de, müdürle, yandaşı muhabirin elinde patlar. Aceleyle önceden elde ettikleri bilgileri habere dönüştürüp geçerler. Panik halindedirler. Çünkü bildikleri olayla ilgili haberi atlamışlardır. Korku halindedirler çünkü kurumun başındaki kişiyle arkadaşlıkları bozulacaktır.

Ve en önemlisi meslek ahlakına ters düşen, kamuyu ilgilendiren bir olayı gizlemiş ve görevlerini yapmamışlardır, kendi kendilerinden utanmaktadırlar.

Bu tür olaylar geçmişte yaşanmış, günümüzde yaşanıyor, gelecekte de yaşanacaktır. Çünkü gazeteci de insandır, insanlar arsasında namuslu, dürüst ve ahlaklı gazeteciler olduğu gibi bu değerlerden yoksun olanlar da maalesef vardır...Dışarıdan dürüst görünmeye çalışsalar bile…

 
Toplam blog
: 121
: 1472
Kayıt tarihi
: 23.08.07
 
 

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunuyum. 28 yıllık g..