Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '10

 
Kategori
Güncel
 

Gazze inatlaşması

Gazze inatlaşması
 

İnsani yardıma gölge düştü


3 milyonluk nüfusa sahip terör üzerine kurulmuş bir devlet düşünün, erkek kadın hepsi asker eğitimli ve silahlı.. Uluslararası platformda Amerika’yı arkasına almış onun şımarık çocuğu gibi yaramazlıklar yapan ve fakat görmemezlikten gelinen bir ülke İsrail.

Gazze'yi abluka altına almış 1, 5 milyon insanın yaşam alanını daraltmış her türlü giriş çıkışı kontrol altına almış ve yaptığı katliamların yanında göstermelik yardımlara izin veren bunu da tamamen kendi kontrolünde yapan bir İsrail. İşte bütün mesele bu çemberin ve ablukanın kırılması üzerine yoğunlaşınca, olanlar oldu. İnsani yardım vakıflarının Türkiye dahil 50 kadar ülke ile beraber hareket ederek Gazze'ye yardım malzemesi götürme isteği kanlı noktalandı. Saldırıya uğrayan gemi Aştod limanına çekildi, hayatını kaybedenler oldu. Bırakın tedaviyi, yaralılar bile kelepçelendi. İsrail Büyükelçisi ve dışişleri bakanının saldırı öncesi Türk Televizyonlarına yaptığı konuşmaları hepimiz izledik.

Gemiler Gazze'ye girmesin, Aştod limanına yanaşsın ve gelen yardımları biz iletelim. Bu kadar basit gibi görünen bu tavsiye İsrail'in karşı duruşu gemiler Gazze ye yaklaştıkça hiçbir değişim göstermedi ve bir ültimatoma dönüştü ve zor kullanıldı nihayetinde komandolar helikopterlerle gemiye inerek kıyıma başladı. Aktivistler ellerinden geldiğince karşı durmaya çalışsalar da ve bu mücadeleleri onurlu bir duruş olarak düşünülse de öte yandan bilerek bu aşamaya gelinmesi altındaki zorlamaları da tartışmak gerekmektedir. Amaç tabi ki sadece yardım götürmek değildi, en büyük hedef İsrail in ablukasını kırmaktı. Sonuca ulaşmamış gibi görünse de bana göre aktivistler istediklerini elde ettiler. Sadece bir eksikle, gerçekten yükledikleri insani yardımlar artık Gazze'ye ulaşmayacaktı. Hepimiz tedirgin, hepimiz üzgünüz gelişmeleri kaygı ile izlemekteyiz. İsrail’in daha birçok olayda olduğu gibi tutumu ve müdahalelerinin son bulması ya da kırılması için bir girişim olabilir ancak. Çözümlenmesi için ya da aksine çözümsüzlük getirecek girişimler karşısında ancak Birleşmiş Milletler ortamında ve masada bir sonuç bulabileceğini de aklımızdan çıkarmayalım.

Silahsız insani yardım kuruluşlarının girişim ve organizasyonları desteklemek yetmez. Onların hayatları pahasına da karşı koymaları yine yetmez. En önemli husus daha baştan işin boyutlarının nereye varabileceğini hesap etmek ve en küçük bir riski bile almadan girişimde bulunabilmektir. Tamamen duygusal bir girişim olarak yapılmış bu hareket ve maalesef sert tepki ile karşılanan can kayıplarına sebep olan kanlı bir hikaye olarak tarihteki yerini alacaktır. BM in sadece bir kınamayla geçiştirdiği önceki katliamlarda olduğu gibi yine geçiştirilmiş bir sonuç çıkacağı hiçte sürpriz olmaz. İsrail’e karşı Türkiye de duruşunu tekrar gözden geçirmelidir. Sadece hamasi konuşmalarla sonuç alınamaz. Türkiye bu durum karşısında en üst düzey tepkisini koyacakmış!.. O da devlet nezdinde bir kınama bildirisinin ilan edilmesi hepsi o kadar. Türkiye de yaşayan Yahudi vatandaşlarımız sıkıntılıdır, tedirgindir. Bu vatandaşlarımızın yeni bir göç akımına kapılmaları beklenebilir ancak bu ülkemiz için hiçte hoş bir durum değildir. Bu konuda da TC Hükümeti gereken önlemleri almalıdır zira bazı kesimler tarafından psikolojik savaş başlatılmıştır bile. Irkçılığı ön plana çıkaracak bir olay olarak da bakılmamalıdır. Dolayısı ile amaç eğer Gazze'deki masum ve mağdur insanlara yardımsa mutklaka başka çözümler üretmeli ve yardımlar ulaştırılmalıdır. Yoksa kısır çekişmelerle tartışmalar ve gösteriler sonuç üretemez.

 
Toplam blog
: 181
: 1067
Kayıt tarihi
: 07.03.08
 
 

1957 Eskişehir doğumlu, Esk.A.Ü İşletme, İşbankası emeklisi, İstanbul Büyükçekmece de yaşayan, ST..