​ Geç abi geç / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '09

 
Kategori
Siyaset
 

Geç abi geç

1988 yılı Tuzla piyade okulu bitmiş kura çekiliyor görev yerleri için. Batıda bir yer istiyorum türlü sebeplerle Ama doğu çıkacaksa Diyarbakır olsun diyorum. 7. kolordu karargâhı çıkıyor kurada. Uzun bir yolculuğa çıkıyorum doğuya doğru. Diyarbakır’a yaklaştıkça farklı bir dünyaya girdiğimi hissediyorum. Ancak asıl algı Diyarbakır topraklarına ayak bastığımda giriyor devreye çoklukla anlamadığım bir dil sokaklarda bazen de bozuk bir Türkçe. Batıdan geldiğimizi, hatta asker olduğumuzu hissettikleri veya anladıklarından, bize bakışları pek de pozitif değil. Gecenin bir vakti sokaktaki çocuklar “meskenim dağlardır benim” diyor türkü söylüyorlar. Sakarya’daki çocuklar gibi Tarkan şarkıları değil.

Dolmuşuma binip dağ kapıdan ofis adlı semte gideceğim(ofis semti batıyı andırıyor) Dolmuş muavinine sesleniyorum.

— Atatürk kültür merkezinden geçiyor mu? Cevap veriyor.

— Geç abi geç bir şey olmaz.


Allah Allah bir şey olur diyen mi var! Ne diyor bu çocuk? Tekrar soruyorum Atatürk kültür merkezinden geçer mi? El cevap. Geç abi geç bir şey olmaz. la havle vela kuvvet illa billah Neyse bindim dolmuşa, şoförün yanına.

—Senin muavinin kulakları ağır mı? dedim.

—Yok abi dedi.

_ Ben ona Atatürk kültür merkezinden geçer mi diyorum. O bana “geç abi geç bir şey olmaz” diyor dedim.

- Abi sen Türkçe sorumuşsun o Türkçe bilmez
dedi.

Şoke oldum. Türkçe bilmiyor. Türkçe bilmiyor. Öğretememişiz. Bütün Türkleştirme çabalarımız bu çocuğa geçmemiş.

* * *

Atatürk yeni devleti kurarken, tüm azınlık ve etnik unsurları bir potada eritmek adına, ulus devlet idealini gerçekleştirmek için 1924 anayasasına şu ibareyi koydurmuştur.

Madde 88: Türkiye de din ve ırk ayırt edilmeksizin vatandaşlık bakımından
herkese Türk denir.

Birinci dünya savaşının kaotik ortamında ve kuzey komşumuz Rusya’da ekim Bolşevik devriminin gölgesinde hazırlanan 1924 anayasası bugünkü kadar şovenizm kokmuyor. Türkiye sınırları içerisinde yaşayan tüm insanlara Türk denir, derken etnik kökenleri laz da olsa, gürcü de olsa, Kürt de olsa, Çerkez de olsa bu etnik kökeni inkar eden bir algı yaratmayarak bu etnik kökeni kabul edecek genel bir çerçeve çiziyor. Misak-ı milli sınırları içinde yaşayan herkese Türk diyeceğiz bundan böyle diyor. Yani red ve inkâr yok. Şimdi 1961 anayasasına bakalım.

Madde 54: Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.


Ve 1980 anayasası.

Madde 66: Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.


1961 ve 1980 anayasaları dikkatle okunursa red ve inkâr niyeti rahatlıkla görülür. Yani Türkiye de yaşayan herkes Türk’tür. Laz, gürcü, Çerkez yoktur. Herkes Türk’tür. Etnik kökeni Türk’tür. Görüldüğü gibi 1924 anayasası Türkiye de yaşayan diğer halkları görmezden gelmiyor. Yalnız vatandaşlık açısından herkesin Türk kabul edildiğini ifade ediyor. İronik biçimde 1924 anayasası 1961 ve 1980 anayasalarından daha çağdaş ve daha özgürlükçüdür. Etnik damarı kaşımamaktadır. Hatta 1961 ve 1980 anayasalarında adı geçen Türk devleti de tanımlanmamıştır. Bu Türkiye cumhuriyeti midir yalnız? Yoksa dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Türkleri de kapsamakta mıdır? 1924 anayasasındaki “Türkiye” sözcüğü kaldırılarak “Türk devleti” ifadesine neden gerek duyulmuştur. Mesela Türkmenistan da, Azerbaycan da bir Türk devleti değil midir? Bizim anayasa bu devletleri de mi kapsıyor? Eğer anayasaya Türkiye de yalnız Türkler yaşıyor, Türkiye de yaşayan herkes Türk’tür. Başka bir halkta yoktur yazarak herkesi Türkleştirebileceksek, bu ulus devleti pekiştirecekse yazalım hem de 10 madde alt alta yazalım. Öyle olmuyor maalesef, öyle olmadı maalesef. Olan ne? Ben Kürt’üm beni zorla Türk mü yapacaksın? Şeklindeki bir iç sorusu Benim Kürtlüğümü inkâr mı ediyorsun? Şeklindeki milliyetçi, ırkçı çıkış Benim atalarımda Kürt’tü bende kürdüm şeklindeki başkaldırı.

* * *

Almanya anayasasına bir madde eklese ve dese ki “Almanya sınırları içinde yaşayan herkes almandır” Bu ne oradaki Türkleri Almanlaştırır, ne de alman milliyetçiliğini pekiştirir. Oradaki 3 milyon Türk, Almanlığı içlerine mi sindirir? Ben Türk oğlu Türküm diye haykırmaz mı? Zarar veriyorsunuz Türkiye’nin birliğine bütünlüğüne. Türkiye’yi birleştirici gibi görüyor ama ayrıştırıyorsunuz aslında. Türk milliyetçiliği ve şovenizm i yaparak reaksiyoner bir Kürt milliyetçiliğini ve şovenizmini geliştiriyor, palazlandırıyorsunuz. Ayrılıkçı, bölücü unsurların eline tepe tepe kullanacakları argümanlar, kozlar veriyorsunuz. Vatansever insanlarım benim.

* * *

Kaybolan geçmişimizin üzerine kayıp bir gelecek inşa etme uğraşı bu ülkeye ihanettir. Geçmişte yaşayanlar geleceği inşa edemezler. Yeni günlere dair yeni bir şeyler söylemek gerek. MHP, CHP, TSK yeni bir şeyler söylemenin vakti gelmedi mi hala?

İbrahim EROL
 
Toplam blog
: 135
: 694
Kayıt tarihi
: 31.08.09
 
 

Gazi Üniversitesi fizik lisans eğitiminin ardından, Marmara Üniversitesi'nde master, İTÜ'de dokto..