​ Geç Gelen Adalet, Adalet Değildir / Çalışma Yaşamı / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '12

 
Kategori
Çalışma Yaşamı
 

Geç Gelen Adalet, Adalet Değildir

Geç Gelen Adalet, Adalet Değildir
 

Geç gelen adalet, adalet midir?


Ülkemizde, işçi ve işveren arasında geçen uyuşmazlıkların giderek arttığı dönemde uygulamada yaşanan sorunlar ve hak arama yollarının çözüm üretememesi nedeniyle de çalışma hayatında barış, söz konusu olamamaktadır. İşçinin hem kendisinin hem de ailesinin yaşam ve tek  geçim  kaynağı  maaş ve sosyal haklar  olduğundan  işçi hakları,  toplumsal barış konusunda çok önemli bir rol oynamaktadır.  Mevzuatımızda ise kadın hakları, çocuk hakları ve işçi hakları konusunda olumlu düzenlemeler  var iken uygulamada bir türlü hedeflenen yere gelinememektedir. Bu durumun  nedeni  ise bir çok sebeple açıklanabileceği gibi asıl sebeplerden birinin para unsuru olduğu  görülmektedir. İnsanların geçim sıkıntısı nedeniyle de bilgiye ulaşamaması ve haklarını bilmemesi de tali bir sebep olarak görülmektedir.

            Uygulamadan örnek verecek olursak, asgari ücretli  çalışan bir işçinin maaşı  3 ay ödenmediği takdirde işçinin kendisi ve  ailesi maddi açıdan ciddi zarar görecek borçlarından dolayı işçi,  psikolojik olarak yıpranacak hem ailesine hem arkadaşlarına hiçbir yarar sağlayamayacaktır. Hukuki açıdan ise işçi, işi derhal bırakabilir ve alacaklarını almak için İş Mahkemesine  dava açarak  hakkını arayabilir. Asgari ücretli çalışan işçinin dava masraflarını karşılayacak gücü  nasıl olacaktır? Hele ki 01.10.2011 tarihinde çıkarılan HMK uyarınca gider avansı dava şartı olduğundan işçinin en düşük dava açma masrafı 450 TL olmuştur. Kanun koyucu  bir  hakkı verirken uygulamasının da nasıl olacağını düşünmesi gerekir. Bu durumda karnını dahi doyuramayan işçi, dava masraflarını nasıl karşılayacaktır? İşveren, işçiyi aylarca ücret ödemeden çalıştırmış, işçinin ücretini ödemediğinden işçinin emeğini sömürmüştür. İşçi, hak arama masraflarını karşılamadığından  bu durum haksız olanın  işverenin yanına kar olarak kalmaktadır. Bu sorunun acil olarak çözümlenmesi gerekir.

           İşçi, ailesinden daha çok gördüğü ve  yıllarını verdiği  işyerinden  ufak bir uyuşmazlıkta işveren tarafından  anında  kapı önüne koyulmaktadır. İşçi, kıdem, ihbar ve diğer alacaklarını almak için Mahkeme yollarına düşmektedir. Dava masrafları engeli aşan işçi, en büyük sorunla karşı karşıyadır. İşyerinden tanık bulmak gerekecektir.  Yıllardır dost bildiği, eşinden, çocuğundan  daha çok gördüğü iş arkadaşları  dava açan işçiye, anında sırtını dönmektedir. Hem işinden hem de soysal çevreden soyutlanan işçi, dava masrafları sorunu, tanık bulma sorunu, avukat bulma sorunu derken devletin  ve kanunlarımızın  hiçbir şekilde  işçinin yanında olmadığını görmektedir. Manevi olarak ayakta durmak zorunda olan işçi, psikolojik dayanak olarak  avukatını ve varsa sendikasını görmektedir.   Bu sorunları bir bir aşan işçi, uzun yargılamalara ve işverenin işten çıkarma tehdidi ile  bulduğu yalancı tanıklarla psikolojisini dik tutmak zorundadır. İşçinin yaptığı büyük  mücadele sonunda davayı kazanan işçi, alacağını hemen alabilecek midir? Dava sonucu haksız olan işveren, faaliyetini devam ediyorsa, işçinin yaptığı icra takibine teminat göstererek temyiz hakkını kullanabilir. Bu durumda işçi alacağı davası, Yargıtay’ın 9. Hukuk Dairesine gider ve dosya yaklaşık olarak 2 -2,5 yıl incelenmek üzere bekler. İşverenlerin, işçilere karşı davaları kaybetmesi sonucu her dosyanın temyize gönderilmesinden dolayı, ilgili Yargıtay Dairesi maalesef işlemeyecek hale gelmiştir. Uzun süren bu dava süresince, işçinin  bilinçli olmaması durumda işçinin  kuşkusu avukat ve adalet yönünden giderek artacaktır. İşçi, www.yargıtay.gov tr adresinden dosyasının akıbetini takip edeceğini bilmelidir. Bilinçsiz olan ve haklarını bilmeyen işçilerin, art niyetli işverenler tarafından her zaman sömürüleceğini ve ezileceğini unutmaması gerekir.  

            Sonuç olarak, en çok uyuşmazlık görülen iş davalarında yargı yükünü dava masrafı koyarak hafifletmek yerine hukuksuz davranan işverenlere ciddi idari yaptırımlar getirerek, uyuşmazlığın Mahkeme yoluna gitmeden sorunları, işçi lehine çözümler üreten kurallar getirilmelidir. İş müfettişi sayısının arttırılarak, ücret uyuşmazlığı yaşanmayan, işverenin ispatlaması gerektiği konularda İş Müfettişi raporunun ilam hükmünde olması ve işçinin bu rapora dayalı olarak işverene ilamlı icra yoluna gitmesini, aksi durumda ise işverenin dava açmasını sağlayan bir yol, kanun koyucu tarafından düşünülebilir. Belirttiğim konularda  acilen çözüm bulunmadığı sürece, ülkenin adaletiyle övünmek yerine, sadece dünyanın en büyük adliyesini yapmakla  övünmek zorunda kalırız. Halbuki, alın teri ile çalışmış namuslu işçilerin hakkı, kolaylıkla ve hızlı  savunulduğu, sadece parası olanların adaletini sağlamak yerine zengin-fakir,din, dil,ırk  ayrımı gözetmeksizin insanların haklarını gönül rahatlığı ile arayabilecek  bir adalet mekanizması amaçlanması gerekmektedir. 

 

http://www.sevenhukuk.com dan irtibat numaralarımıza ulaşabilirsiniz.

info@sevenhukuk.com

twitter.com/suatyurdseven

 
Toplam blog
: 80
: 9564
Kayıt tarihi
: 05.07.09
 
 

1978 Lüleburgaz doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Lüleburgaz'da tamamladım. İstanbul Üniver..