- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Geceler sensiz daha sessiz

Nerden çıktı demeyin zira yayınları ve üstlendiği rol bize çok değil yakın geçmişte yaşananları hatırlatıyor. Uzanlar vakasını... Ellerindeki medya kuruluşlarını kendi düşünce sistemlerine ve kendi siyasi geleceklerine harcayanlar aslında bir manevra ustalarıdır.
Bunlar bir yerlerden aldıkları ve yapılan yönlendirmelerle önlerine ne gelirse yerden yere vururlar. İster hakikat olsun ister yalan önemli değil. Yeter ki ellerinde bir saldırı için malzeme olsun. İnsanların duygu ve düşünceleri onlar için hiç önemli değildir. Aslında önemlidir ama bunu kendi düşünceleri için kullanırlar ve tıpkı birilerinin kendilerini yönlendirmesi gibi onlarda halkı yönlendirirler.
Bütün gayretleri bunun içindir. Saldırırlar, yok ederler. Sonuçta ne olursa olsunlar birileri kazanacaktır. Ama kazananlar asla halk olmayacaktır. Çünkü sonun başlangıcını onlar yazmıştır ve sonda ona göre şekil alacaktır.
Böyle beklerler ama işler bir zaman istedikleri gibi gitsede boşuna kürek çekiyorlardır. Çünkü zor oyunu bozacaktır. Hesaplar tersine dönecekötir. Ve esas maskeleri düşecektir. Zira düne kadar kin kustukları, lanetledikleri ve hatta dünyanın en aşağılık insanları ilan ettikleri ve daha ileri giderek vatan haini, toplum düşmanı ilan ettikleri insanlarla masaya otururlar ve bir şeyler satarlar. Sonra bildikleri gibi okumaya devam ederler.
Gerçekte köhnemiş düşmanca zihniyetleri yoktur. Onların aslında hiç düşmanı yoktur. Hiç dostları da yoktur. Yo yo tek dostları paradır ve amaçları uğruna en büyük yardımcıdır.
Aslında bu kadar sert yazmak istemedim ama insanların maskeleri çok çabuk düşüyor. Maalesef bu karanlık maskeye 1 milyonu aşkın insanımız kanmış ve yanında yer almış. Hem de çok yazık.
Bu ülke bizim. sağcısı, solcusu, inançlısı inançsızı, veya kökeni ne olursa olsun. Birbirimize düşmanlık edeceğimize gücümüzü bu ülke için kullnamalıyız. Yalanlara ve sahte kahramanlara kanmamalıyız. Herkes üzerine düşen vatan borcunu yerine getirmelidir.
Huzur birlikten, güçlü ülke ise tek ülke olmaktan geçer. İnanmayanlar inanmamaya devam edebilirler.
Bunlar bir yerlerden aldıkları ve yapılan yönlendirmelerle önlerine ne gelirse yerden yere vururlar. İster hakikat olsun ister yalan önemli değil. Yeter ki ellerinde bir saldırı için malzeme olsun. İnsanların duygu ve düşünceleri onlar için hiç önemli değildir. Aslında önemlidir ama bunu kendi düşünceleri için kullanırlar ve tıpkı birilerinin kendilerini yönlendirmesi gibi onlarda halkı yönlendirirler.
Bütün gayretleri bunun içindir. Saldırırlar, yok ederler. Sonuçta ne olursa olsunlar birileri kazanacaktır. Ama kazananlar asla halk olmayacaktır. Çünkü sonun başlangıcını onlar yazmıştır ve sonda ona göre şekil alacaktır.
Böyle beklerler ama işler bir zaman istedikleri gibi gitsede boşuna kürek çekiyorlardır. Çünkü zor oyunu bozacaktır. Hesaplar tersine dönecekötir. Ve esas maskeleri düşecektir. Zira düne kadar kin kustukları, lanetledikleri ve hatta dünyanın en aşağılık insanları ilan ettikleri ve daha ileri giderek vatan haini, toplum düşmanı ilan ettikleri insanlarla masaya otururlar ve bir şeyler satarlar. Sonra bildikleri gibi okumaya devam ederler.
Gerçekte köhnemiş düşmanca zihniyetleri yoktur. Onların aslında hiç düşmanı yoktur. Hiç dostları da yoktur. Yo yo tek dostları paradır ve amaçları uğruna en büyük yardımcıdır.
Aslında bu kadar sert yazmak istemedim ama insanların maskeleri çok çabuk düşüyor. Maalesef bu karanlık maskeye 1 milyonu aşkın insanımız kanmış ve yanında yer almış. Hem de çok yazık.
Bu ülke bizim. sağcısı, solcusu, inançlısı inançsızı, veya kökeni ne olursa olsun. Birbirimize düşmanlık edeceğimize gücümüzü bu ülke için kullnamalıyız. Yalanlara ve sahte kahramanlara kanmamalıyız. Herkes üzerine düşen vatan borcunu yerine getirmelidir.
Huzur birlikten, güçlü ülke ise tek ülke olmaktan geçer. İnanmayanlar inanmamaya devam edebilirler.