- Kategori
- Anılar
Geçmişe dair küçük anılar...
Tam 17 sene önceydi... İlkokulu (halk dilinde ifade edecek olursak) dar sokakları olan her bir çizgisinden yeni sokaklar oluşan mahalle okulunda, eğitimime 4.sınıfa kadar bayan bir öğretmenle devam etmiştim. Korkudan kanı çekilip iki dirhem bir çekirdek kalan, ödevlerini yanlış yapmaktan korkup, yanlış üzerine yanlış yaptıran bir öğretmendi. O yaşta bile idrak seviyemizi ortaya döküp, ‘’bu öğretmenin bize ne derece faydalı‘’olacağını gerek içsel gerek arkadaşlarla düşünür, tartışırdık.
Derken 5.sınıfı başka bir öğretmenin okutacağını öğrendik. Bir yandan sevinç bir yandan hüzündü bizim için… 4 yıllık öğretmenin gidişine sevinip, yeni bir öğretmene alışma hüznü. Ama ‘’gelen, hep gideni aratır’’ derler ya, tam tersi bir tabir olmuştu bizler için. Hiç ummadığımız kadar iyi bir öğretmen çıkmıştı karşımıza. Ruh halinden anlayan psikolog yakını biriydi. İstediğimiz zaman ders işler, sıkıldığımız zaman bahçeye çıkıp kızlı-erkekli top koşturmacalar.
Onun hakkında aklımda kalan tek şey; iyi bir eğitimci olmasıydı. İnsanı eğitmenin sadece kitaplara bağlı kalarak olmadığını göstermişti bize. 4 yılda öğrendiğimiz ya da öğrenemediğimiz her şeyi 1 seneye sığdırabilmiştik. Rekabeti bile o yaşta öğrenmiştik… Hepimiz de bir ders çalışma hırsı, kim kimden daha yüksek not alacak telaşı, alınca da bir gururlanma tavırları ve daha da derse yüklenmeler felan… hayata dair her şeyi kapabilmiştim ondan o küçük yaşta. Geleceğe dair hayaller kurmak ve planlar yapmak o yıldan itibaren başlamıştı. Ve bu hayatıma dair aldığım bazı kararlar için başlangıç noktam olmuştu.
Demem o ki; şahısların insanlar üzerindeki etkileri… Olumlu ve merhamet sahibi bir şahsın hayatınıza aşıladığı pozitif düşünce ve davranışlar… diğer yandan kendi iç dünyasında sorunları olan, yaşadığı mutsuzluğu dışarı yansıtan ve zorunluymuşçasına karşı tarafa damarlarının her hücresine varana kadar negatif düşünceleri enjekte eden insanlar…