​ Gelecek algıları / Tarih / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '06

 
Kategori
Tarih
 

Gelecek algıları

Gelecek algısı tüm insanlarda vardır. Zaman algısında yarın gelecek zamandır.

İnsanlar, hem geleceği, hem geçmişi, hem de şimdiyi algılayabilirler.

İnsanların zaman algısı hipnozla değiştirilebilirmiş. Bu konuda yapılan deneylere göre:

Geleceksizlik duygusu insanlarda kimlik / özdeşleşme kaybı ve mistik bir duygu yaratıyormuş. Genişletilmiş gelecek duygusu ölüm korkusunu siliyormuş, sükunet ve mutluluk getiriyormuş. Şimdinin silinmesi depresyon ve şizofreni yapıyormuş. Geçmişin silinmesi bellek yitimi, konuşma güçlüğü ve anlamsızlık duygusu getiriyormuş.

Zamanın süreksiz veya tersine olduğu deneylerin sonucu ilginç olurdu. Uyuşturucu alımı zamanın homojen algılanmasını bozuyor, onu biliyoruz. Birden çok (gelecek) zamanı birarada yaşamak da nasıl bir şey henüz bilmiyoruz.

İnsanlar uzak geleceği algılamaktan kaçınırlar, çünkü uzak gelecekte kendi ölümleri vardır. İnsanlar ölümden korkarlar ve korktukları şeyi yok saymaya, üzerinde düşünmemeye gayret ederler.

Bilimkurgucular, insan türünün yok olma olasılığının neredeyse % 99 olduğu, 50 yıllık bir dönemde, o yokoluştan kaçmak için depderin bir gelecek tasarlamışlardır. Bu, kesinleşen ölüm karşısında, ölümün ötesine geçebilmek için, bir çok uzak gelecek tahmini ve yaratımı biçiminde olmuştur.

Normal insanlarda gelecek duygusu, en çok çocuk yapınca belli olur. Bir çocuk yaptığınızda 25 yıllık bir plan yapmışsınız demektir. Tuhaf bir biçimde insanlar çocuk yapmakta ama 25 yıllık şirket planı veya orman dikimi projelerinde duralamaktadır.

Bazı sanatçılarda gelecek yitimi intihara neden olmuştur. Stefan Zweig için böyle olmuştur.

Gelecekbilimin ortaya çıkışı da gelecek duygusunun yıkımı sırasında olmuştur. Hem Fleictheim, hem de Asimov, 2. Dünya Savaşı sırasında, şimdi ve dolayısıyla gelecek çökerken, gelecekbilimi tasarlamıştır.

Geleceğin tuhaflığı hem tümüyle belirsiz kalması, hem de büyük sayılar kuramı gibi bazı ilkelere uymasıdır. Gelecek eğer tümüyle belirli olsaydı, o geleceği beğenmeyenlerin çoğu intihar ederdi.

Kültürlerde nasıl başka kimlikler dışlanıyorsa, başka gelecekler de dışlanır. Örneğin bugün Türkiye’de liberalizm diğer tüm gelecekleri değilleyerek dışlıyor.

Toplumların dinamizmi gelecek duygusunun varlığı ve niteliğiyle de ölçülür. Cumhuriyet’in başında Türkiye, parlak bir gelecek beklentisiyle kültürel bir rönesans yaratabilmiştir. Bugünse insanların gelecek beklentisi neredeyse sıfırlandığı için, boğuntulu bir toplum olduk çıktık.

Demek ki ister bilimkurgu, ister gelecekbilim, ister sosyal demokrasi, ister devrim aracılığıyla Türkiye’de yeniden yeni ve farklı bir gelecek algısı ve tasarımı yaratmak durumundayız.

 
Toplam blog
: 2216
: 514
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..