Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '13

 
Kategori
Aşk - Evlilik
 

Gelecek bekar annelerin olacak…

Gelecek bekar annelerin olacak…
 

Konu sadece Meryem Uzerli meselesi değil. Yakın zamanda çevremde birkaç olaya şahit oldum. Bekar anne olmaya niyetlenen ancak başaramayan arkadaşlarım da vardı. Hepsinin ortak bir derdi vardı. Ah şu erkekler…

Onların kararsızlıkları, ne istediklerini bilmemeleri, birçok kadınla tanışıp hayatlarını daha komplike hale getirmek istemeleri… Son zamanlarda Türk erkeklerinde de bir takım değişiklikler var ve kadınlar da bu değişikliklere ayak uydurmaya çalışıyor. Eskiden bir kadın hamile kalırsa onu ortada bırakmak Türk erkeğinin şanına yakışmazdı. Evet, deyim tam anlamıyla buydu: “ Ortada bırakmak!” Çünkü kendilerini kudretli, güçlü, her şeyi yapmaya muktedir görürlerdi. Kırsal kesimde bu görüş hala devam ediyor. Ancak büyük şehirlere baktığımızda artık Türk erkeklerinin tekeşli olmak istemediklerini, kadını daha az koruduğunu, özellikle sürpriz hamileliklerde kadını yalnız bırakmayı tercih ettiklerini görüyorum. Bu konuda herkesin düşüncesi farklı olabilir tabii... Yani konuya nereden baktığınıza bağlı. Erkek cephesinde kadını sahip çıkılması gereken bir nesne olarak görenler için bu durum kabul edilemez olarak nitelendiriliyor. Ama bir de özgür ruhlu erkekler var ki onlara değil bir çocuk birkaç tane daha verseniz asla ikna edemezsiniz. Kadın cephesinde de olaylar biraz karışmış durumda. Gerçi biz kadınlar her zaman karışığızdır, bunun için erkekler hakkımızda hala çok az şey biliyorlar. Kadın cephesinde durum ise şöyle: Eğer bir kadın 30 yaşını geçmişse ve ekonomik özgürlüğü varsa bekar anne olma fikrine daha sıcak bakıyor. Çünkü o zamana kadar yaşadığı ilişkilerden çok fazla şey öğreniyor ve güven duygusu azalıyor. Buna erkeklerin kararsızlıkları da ekleninde işin içinden çıkılması bir hayli güç olmuyor değil tabii.

Fakat bir kadının bekar anne olmaya karar vermesi onun gerçekte ne kadar güçlü aynı zamanda da ne kadar kızgın ve kırgın olduğunun göstergesidir. Çünkü bir kadın çocuğunu aldırmayı istemiyorsa bebeğin babasına aşıktır demektir. Ve biz kadınlar için aşık olduğumuz adamın bebeğimizi istememesi büyük bir savaşın hazırlığı gibidir. Bir kadın hangi yaş gurubundan, hangi ülkeden, hangi sosyal statüden olursa olsun tek başına çocuk doğurmak için rest çektiyse güçlü olduğu kadar korunmaya ve sevilmeye bir o kadar muhtaçtır. Bu iş dünyanın en güçlü kadını olsak da böyledir. Ama ne yazık ki erkeklerin tekeşli olmaktan korkan tavırları kadını yalnız başına da olsa bekar anne olmaya itmektedir. Peki şimdi soralım gelecekte biz kadınları neler bekliyor olabilir diye? Evet artık daha fazla ekonomik gücümüz var biz de birçok şeyi yapmaya muktediriz. Ve evet biyolojik saatimiz çalıyorsa, aşıksak bekar bir anne olmamızın önünde hiçbir sakınca yok. Onlar tek eşli olamıyorsa biz de bekar anne oluruz hiç sorun değil! Toplumun ve devletin bu konuya daha sıcak bakması gerekiyor. Özellikle iş hukukunda adeta devrim yapılması gerekiyor…


Ve ben, elbette gelecekte bekar anne olabilirim, bunu yapmamda bir sakınca yok. En az bir erkek kadar güçlüyüm. Tek başına da varım. Bir gün bebeğime bakmam gerekirse bunu yapabilirim. Her ne kadar bu son plan olsa da cesaretim var! Çünkü gelecek erkeklerin kararsızlıkları yüzünden bekar annelerin olacak. Ve biz kadınlar buna hazırlıklı olmalıyız!

 
Toplam blog
: 13
: 2937
Kayıt tarihi
: 22.04.11
 
 

Önce VATAN Gazetesi köşe yazarı& İnsan Kaynakları Uzmanı. Kendimi yazmanın dışında, başka biçimde..