- Kategori
- Sivil Toplum
Gençler ve siyaset

Toplumumuzda özellikle iktisadi, sosyal, insan ilişkileri gibi salt matematik gerçeklerin baz alınamayacağı olayların kesin olarak analitik, uzun vadeli ve kurumsal bir biçimde değerlendirildiğine ve buna göre kararlar alındığına inanmıyorum. Bizde bu tür olaylar salt gözüktükleri gibi değerlendirilir ve kararlar ona göre alınır. Örnek sorun İstanbul' da trafik sıkışıklığı ise çözüm köprülü kavşaktır. Neden İstanbul' da nüfus artıyordan tutunda nüfusun aynı zamanda niteliğine kadar giden analizler kesinlikle gereksizdir.
Bu tür göründüğü gibi kabul edilen kavramlarımızdan biri de genç olmak ve yerini siyasette veya herhangi bir yönetimde gençlere bırakmaktır. Sanırım bayram arefesindeki Yorum farkı programında Sn. Emre Kongar öncelikle CHP' den başlayarak tüm siyasi partilerde gençlerin siyasete katılmasını istiyor ve CHP' nin muhalefet anlayışından şikayet ediyordu. 23 Aralık 2007 Tarihli Hürriyet gazetesindeki köşesinde Sn. Cüneyt Ülsever "DP' de Eskiler dikiş tutturamaz" başlıklı yazısında 6 ocaktaki kongrede gençlerin yarışmasını öneriyor ve Sn. Mehmet Ağar ile Sn. Hüsamettin Cindoruk' un aday olmamasını istiyordu. Zaten sonra da Sn. Cindoruk Sn. Ülsever' in düşündüğü gerekçeler dışındaki nedenlerle çekildi.
Şimdi her iki yorumcumuzunda dediklerine biraz farklı açıdan yaklaşmak koşulu ile katılıyorum. Bir sonuç alamayan yöneticiler her neyi yönetiyor iseler o makamı bırakmalılar demokratik süreçler ile. Ancak bırakanın bırakma nedeni ile adayın aday olma nedeni yaş olamaz. Eğer bırakması istenen kişi 90 yaşında ama 45 yaşında gibi fiziksel sağlık ve aktiviteye sahip, analitik, doğru düşünebiliyor ise neden bıraksın. Özellikle siyasette yönetici olmak kriteri yaş değil beyinsel işlevlerdir. Bugün benim de özellikle Sn. Baykal' ın ayrılmasını isteyişimin nedeni asla Sn. Baykal' ın yaşı (zaten kaç onuda bilmiyorum) veya yıllardır o makamda olması değildir. Seçimlerde başarısız olması da değildir. (Zaten ben Sn. Baykal' ın matematik olarak başarısız olduğunu da düşünmüyorum ve bu konuda da yazmıştım.) Ben Sn. Baykal' ın herhangi bir projesini anımsamıyorum.O öyle olmaz bu şekilde yapılmalıdır diye kısa (tabi uygulama detayları olacak) , öz, bir anda insanı beyninden vuran veya en azından düşündüren bir projesini, önerisini hatırlamıyorum. Tabi diğer liderlerin de anımsamıyorum. Bana göre sorun sanırım sizleri bıktırdığım düşünce sistematiği problemimiz. Bizim yaşlımız proje üretemiyorda gençlerimiz mi üretiyor. Lütfen düşünün hangi siyasi partide veya hangi sosyal oluşumda bir gencimizin çıkıp da önce çevre diyerek bu sözün arkasını makul ve mantıklı bir şekilde dolduran bir toplumsal proje anlattığını anımsıyorsunuz. Demokrasi, gençlik, özgürlük vb vb bunlar kulağa hoş geliyor ama arkası! Evet düşünün hangi siyasi partinin gençlik kollarının zihinsel engelliler konusunda hangi projesi var. Hangi siyasi partinin gençlik kolu down sendromu ile otizm arasındaki farkı ne kadar iyi bilip bu iki farklı engel/sorun için bir proje önerdi.
Allahaşkına kavramları özlerden uzaklaştırıp sanki okul kitabını kaplayan kaba çevirmeyelim. Önemli olan kitabın kapağı değil içidir. Gençler siyasete girsin. Bunun aksini söyleyen tek bir kişi olmadığına göre bir yasa çıkartıp siyasi partilerin aldıkları oy oranlarına göre gençlik kollarındaki yasal seçilme yaşına sahip en küçük kişiden başlayarak 550 üyeyi vekil yapalım. Hazır bunu yaparken kadın aday kotasınıda koyalım ve bu gençlerin en az % 40' ı da kadın olacak diyelim. Nasıl olsa gençler siyasete girerse sorunlar çözülecek. Kadın kotasını da çözdük oh ne ala. Düşünce varmış, yokmuş ne gam.