- Kategori
- Trafik
Geyve ilçesinde trafik kazası

Sakarya'nın Geyve ilçesinde meydana gelen trafik kazasında anne ile 4 yaşındaki kızı öldü. Kazanın o
Sakarya'nın Geyve ilçesinde meydana gelen trafik kazasında anne ile 4 yaşındaki kızı öldü. Kazanın olduğu yerdeki alt geçidin bakımsızlıktan kullanılmadığını öne süren köylüler 3 saati aşkın bir süre yolu trafiğe kapattı.
02 Kasım 2010, bugün (Salı) A.A.’ın verdiği haberde: “Sakarya'nın Geyve ilçesinde meydana gelen trafik kazasında anne ile 4 yaşındaki kızı öldü. Kazanın olduğu yerdeki alt geçidin bakımsızlıktan kullanılmadığını öne süren köylüler 3 saati aşkın bir süre yolu trafiğe kapattı. ... Karayolu üzerinde lastik yakan köylüler, olay yerine gelen Vali Yardımcısı Hikmet Dinç'in üst geçit sözü vermesi üzerine yolu 3, 5 saat sonra trafiğe açtı.”
Kazanın olduğu D-650 Karayolu üzerinde olay yeri yakınında bulunan alt geçidin bakımsızlıktan kullanılamadığını öne sürmektedir köylüler. Eğer bu karayolu civarında buradan geçmek zorunda olan köylüler varsa devletin (Valilik, Belediye) bu altgeçidi kullanılabilir durumda tutmak zorunda değil midir? Bir mantıksal karşılaştırma yapacak olursak: ‘Bir insanı susuz kör bir kuyuya atan kimse, onu kasten öldürmüş sayılır. O insan açlık, susuzluk veya soğuktan ölmüş olsa bile onu kuyuya atan öldürmüş sayılır.’ Peki bu köylülerin alt geçidini kullanılır durumda tutmayan yetkililer ve üstelik sorumluların durumu insanları susuz kuyuya atmaktan çok farklı mıdır?
Vali Yardımcısı’nın üst geçit sözü vermesi üzerine köylüler yolu trafiğe açıyorlar. Peki bu Vali Yardımcısı beyefendi daha önce neredeydi? Bu il sınırları içerisinde yaşamıyor mu? Bizde hep insanlar ölür, badem gölü olur ve sözler hep iş işten geçtikten sonra verilir. Mamak’da da öyle oldu. Her yıl 3-5 öğrenci öldü trafik kazasında, yıllar sonra bir üstgeçit yapabildiler, lütfen. Önemli olan olaylar olmadan önce yetkili ve sorumluların durumu öngörebilmesi ve ona göre önlem alabilmeleridir. Yüzyıllar öncesinden Halife Ömer omuzlarındaki yükün ağırlığını hissediyor ve bağlılarına sırtında un çuvalı taşıyordu.
Adaletin simgesi büyük halife Hz. Ömer’in “Dicle kıyısında bir kurt kuzuyu kaparsa kendimi sorumlu tutarım” söylemine uygun yüksek adalet ruhuna sahip yetkililer ve sorumlular bu sorunları öngörebilirler ve önlemlerini alabilirler.
Demokrasilerde halk seçer, seçilmişler atar ve atanmışlar hizmet eder. Gerçek demokrasilerde halk efendi ve atanmışlar da onların hizmetindeki kamu görevlileridir. Bu durumlarda “Kamu Denetçiliği”nin hızla kurulması gerekmektedir. Halk yıllarca mahkeme kapısında hakkını aramak için sürünemez. Ve üstelik Türkiye’de hak aramak çok pahalı bir iştir onun için yeterli gücü olmayanlar da haklarını arayamazlar.
Abdurrahim Karakoç’un yazdığı bir “Hâkim Beğ” şiiri Türkiye'deki adaletin hantal yapısını çok iyi anlatmaktadır.
Hakim Bey
Gene tehir etme üç ay öteye
Bu dava dedemden kaldı hakim bey
Otuz yıl da babam düştü ardına
Siz sağolun o da öldü hakim bey
Kırk yıl önce yani babam ölünce
Kadılıklar hakimliğe dönünce
Mirasçılar tarla takım bölünce
İrezillik beni buldu hakim bey
Yaşım yetmiş iki usandım gel git
Bini geçti burda yediğim zılgıt
Eğer diyeceksen bana ne öl git
Oğlumun bir oğlu oldu hakim bey
Sekiz evlek tarla bir geverlik su
Yüz yılda hüküme bağlanmaz mı bu
Kazanmasam da hu kazansam da hu
Canım ta bunuma geldi hakim bey
Keşife meşife damgaya harca
Kanımız kurudu harca da harca
Sayenizde avukatlar yıllarca
Fakiri yoldu da yoldu hakim bey
Mübaşir itekler katip zırvalar
Değişti bizde de güya devirler
Yüz yıl önce adam yiyen gavurlar
Tapucuyu aya saldı hakim bey
Kabahat sizde mi kanunlarda mı
Şaşırdım billahi yolu yordamı
Kızma sözlerime alam kadanı
Sıkıntıdan içim doldu hakim bey
Mülkün temeliydi adalet hani
Bizim hak temelde saklı mı yani
Çıkartıp da versen kim olur mani
Yoksa hırsızlar mı çaldı hakim bey
Hem davacı pişman hem de davalı
Bu yolda tükettik çulu çuvalı
Sabret makamından çalma kavalı
Sürüler ekine daldı hakim bey
Kamu görevlileri sıkı bir denetim altında tutulmalı ve görevini savsaklayanlara neden oldukları zararlar ödetilmelidir. Her zaman yetkiler sorumluluk gerektirir. Sorumsuz bir yetki demokrasilerde ve evrensel hukukta görülmez.