Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Haziran '13

 
Kategori
Güncel
 

Gezi Parkı Direnişi; 'Büyük Oyun'un ardındaki gerçekler

Gezi Parkı Direnişi; 'Büyük Oyun'un ardındaki gerçekler
 

http://www.odatv.com


Huzur ve güven ortamının iç ve dış düşmanları tarafından senaryosu yazılan Gezi Parkı Direnişi'nin üzerindeki sis bulutu yavaş yavaş dağılmaya başladı.

Göstericilerin amaçlarının Gezi Parkındaki ağaçlar olmadığı ortada... Mesele üç beş ağaç, börtü böcek ve çiçek ise buyrun işte 7/24 çalışan belediyemiz bunlardan bol miktarda dikti. Daha sonra başbakanımız ise yargı sürecini bekleyeceklerini lütfettiler. Sayın valimiz ise duran adamlara ilişmeyeceklerini açıkladı. Dünyanın hiç bir ileri demokrasisinde böyle bir başbakan, böyle bir belediye hizmeti, böyle bir vali bulamazsınız.

Tüm bu olumlu yaklaşımlardan sonra hâlâ istekleriniz bitmiyorsa ben bu işte art niyet ararım arkadaş. Zaten burnumuza Gezi Park'tan pis kokular gelmeye başlamıştı. Demek boşuna değilmiş.

Gelelim kafamızda oluşan soru işaretlerine;

Kim bu Davide Mortello diye meraklandım araştırdım. Bir kere adamın soyadı bile tehlikeli, Mortello türkçemizde Çekiç anlamına geliyor. Bilindiği üzere çekiç darp etmek amacıyla kullanılan bir alet. Darbelerden, Balyoz'lardan çok çekti bu millet. Halende çekmeye devam ederken şimdi bu( bence Çekiç kod adlı) piyanist neyin nesi? Ne oldu da Bulgaristan'da konser verirken apartopar ülkeme huzur bozmaya geldi? Seni ve piyanonu kim örgütledi?Gezi Parkı'na yaymış olduğun müzik o körpe beyinleri isyana mı teşvik ediyor? O meydanda saatlerce piyano çalacak gücün nerden geliyor? Arkanda kim var arkadaş?.

E bunca yanıt bekleyen soru olunca emniyet teşkilatı doğal olarak piyanoyu göz altına aldı. Üç gün süren sorgusunda konuşmadığı ve direndiği haberini aldık. Yasal süre sona erince yurtdışına çıkış yasağı konulması kaydıyla piano tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Bence bu piyano ve çalgıcısı tam bir muamma. Dış mihrakların büyük oyunu olabilir.

Araştırılmalı...

Bir başka dikkatimi çeken şey ise boş ayakkabıların alanlara bırakılması olayı. Oldukça ilginç. Benim bildiğim boş ayakkabı ölü evinin kapısına konur. Neler oluyor yahu? Yoksa öldükte haberimiz mi olmadı?

Bu ayakkabıların bir çifti Galata Kulesi civarına bırakıldı. Ne var bunda diyeceksiniz? Bu ayakkabıların diğerlerinden farkı birbirlerine bağlı olması. Bu bağlanma olayının örgüt içi mesajlaşma olacağından şüphelenen istihbarat teşkilatı bağlı ayakkabıların hangi örgüte bağlı olduğunu araştırmaya başladı. Bu arada ayakkabıların yerli olması eylemin iç mihraklara ait olduğu şüphesini uyandırıyor.

Görüldüğü üzere yurdumun üstünde oynanan oyunlar yavaş yavaş belli olmaya başladı.

Hamdolsun!

...

Karşılıksız, koşulsuz, dört dörtlük bir vatan sevgisinin hüküm süreceği günlerde sarmaş dolaş olmak üzere...

 
Toplam blog
: 262
: 1569
Kayıt tarihi
: 27.09.07
 
 

Anadolu'nun doğusunda sonradan ismi değiştirilen köylerden birinde zemheri zamanına denk gelen bi..