- Kategori
- Güncel
Gezi parkı elden gidiyor..

Hadi Topçu Kışlası yapılsın da görelim..
Nerede hani?
'Gezi parkıma dokunamazsın' eylemi ile başlayan direnişin gücünü bugün bir kez daha kendini hissettirdiğini gözlemledim.
O kışla oraya aslına uygun şekilde yeniden inşa edilecekti..
Üç beş çapulcunun keyfine göre mi hareket edilecekti..
Kışla, ya yapılacak ya yapılacaktı!
Gezi çocukları 'ağaçlarıma dokunamazsın' dedi, dokundurtmadı!
Dink'i anmak için Taksim alanında toplanıp öldürüldüğü gazetenin önüne yani Halaskargazi caddesine doğru yürümekte olan yoğun kalabalıkla karşılaştım türküler ve sloganlar eşliğinde radyoevinin önünde.
Aheste yürüyüşüme devam edip Taksim alanına doğru ilerlediğimde Gezi parkının dört bir tarafı polis barikatlarıyla donatıldığını görünce şaşırdım doğrusu..
Hem şaşırdım, hem 'güler misin ağlar mısın' dedim kendi kendime..
Bahar havasında güneşten yararlanmak isteyen insanların bulunduğu Gezi parkın içi boşaltılmış, sadece görevli polis memurları görülebiliyordu.
Neden?
Dink yürüyüşüne katılanlar tarafından park işgal edilebilir düşüncesiyle.!
Saçmalığa bakar mısınız..
Yürüyüşe katılanlar parkın içine girecekler..
Ee.?
Anlamadığım, velev ki parkın içine girmişler diyelim yürüyüş kortejinde olan bu kişiler.
Bir.. Neden girsinler?
İki.. Parkın içine girip ne yapacaklar bu insanlar?
Üç.. Gün, Dink'i anma günüdür hem sonra..
Çözemedim bi türlü.
Hakikaten de ne alaka şimdi o barikatlar?
Bilen varsa, bana da söyleye bilir mi lütfen?