- Kategori
- Güncel
Gezi Parkı'ndan ne anladınız?

Gezi Parkı'nı bol ağaçlı ve çiçekli, içinde kuğular yüzenler havuzların bulunduğu bir yer olarak görmek istiyoruz.
Olayların başından beri en çok kullanılan kelimelerden biri“anlamak”
Demokrasinin uygulanabilmesi için insanlar birbirlerini anlayabilmeli, bunun için de iletişim kopukluğu olmamasına dikkat edilmeli…
Gezi Parkı’ndaki gençler…
Cıvıl cıvıl, gözlerinden ışık saçılıyor, hayatı, doğayı, ağaçları seviyorlar… Bu samimi insanların demokratik hak ve özgürlüklerini kullanmaları çok doğal…
Zaten demokrasinin güzelliği de insanların rahatlığının sağlanması değil mi? Her kesimin kendi inancında ve fikrinde özgür olması. Başı açık, kapalı, muhalif veya yandaş olan da aynı şartlarda özgürce fikirlerini beyan etmeli.
İnsan yaratılışı gereği sonsuz özgür olmak ister, kısıtlamalar ruhunu sıkar. Bu nedenle insanlar birbirlerine “ötekileştirme” mantığıyla bakmamalı. Çünkü bu mantık kutuplaşmaya, kutuplaşmada bölünmeye kadar gidebilir…
Demokrasiden taviz verilmemesi, hükümetin de güvencesidir…
Dinimiz barışı, sevgiyi ve hoşgörüyü tavsiye eder. İslam dini müslüman olmayanı, ateisti, müşriği ve putperesti de koruyan bir dindir. Allah ayetinde “dinde zorlama yoktur” diye buyurmaktadır.
Ülkemiz İslam dininin bu birleştirici vasfıyla bütünlük içinde ayakta durmaktadır. Dinimiz şefkat, merhamet, fedakarlık ve koruyuculuk temeline dayandığı için milletimizde milli birlik şuuru çok yüksektir.
Bu yüzden hoşgörü, tatlı dil, sabır ve affedicilik fikir ayrılıklarının makul bir noktada buluşmasına vesile olur…
Bu topraklarda yaşayan her kişi çok değerli, kalplerinin kazanılması amaç edinilmeli…
Ayrıca şefkat üslubu çok önemli, herkes birbirine şefkat ve merhametle yaklaşmalı...
İnsanlar kendi görüşünde olmayanlarla da rahat diyolog kurabildiklerini, isteklerini özgürce ifade edebileceklerini görür ve buna inanırsa o zaman kendilerini güvende hissederler ve başka arayışlara girmezler…