- Kategori
- İlişkiler
Gitme zamanı gelmiştir tatlım

Herkes gider mi be arkadaş? Yoksa ben miyim acaba izin veren gitmelerine, farketmeden pusu kuran gizliden gizliye...
Hep şikayet ediyoruz, hayıflanıyoruz ya hani "düzgün adam yok" diye acaba biz miyiz aslında bu düzgün olmadığını savunduğumuz adamları özellikle seçen...
Neyden korkarsak başımıza gelirmiş derler...
Kendimize olan güvensizliğimizin karşısında, kendine güveni eksik olan adamları seçmemiz veya değer görmek istememize rağmen aslında kendimize değer vermememiz sonucu bizi üzen, değersiz hissettiren erkekleri hayatımıza almak...
Sevilmek isteyip ama önce kendimizi, birey olarak sevmeyip, ne idiğü belirsizlerden sevgi dilenmek... Biraz ucuz oldu ama gerçek bu canım!
Sen evrene ne gonderirsen, evren de sana onu verirmiş!
İnanayım mı?
Kimin umrunda, hayat dalga geçiyor işte bizimle, anlamıyor musun?
Konusurken gözlerinin içine baka baka yalan söylediğini görmek, bunu bilmek ve bile bile gülümseyip dinlemeye devam etmek.
Bırak güçlü sansın kendini, bırak inansın kendi yalanlarına, bırak kalmaya devam etsin ona biçtiğin rolde, bırak emin hissetsin kendini, bırak rahatta kalsın...
Sen izin verdiğin sürece kalacak hayatında nasıl olsa, aslında sadece sen izin verdiğin müddetçe ve izin verdiğin rolde kalacak...
Birgün daha mutlu uyuduk be canım, yataga yalnız girmiş olsak da. Yastığa başını koyup gözlerini kapattığında anmıyorsan eğer adımı birgün daha haybeden yaşadın be tatlım.
Farkında değilsin ama bir devri kapatıp başka bir devri açtım ben kendimde, sen hala eski telden çaldığımı sansan da. Zaten hatalarımız da hep bu zannettiklerimizden, çok bilmemizden, herşeyi ve herkesi çok iyi bildiğimizi düşünüp yargılamamızdan değil mi? Sen hala orda kaldın ama ben yol aldım gidiyorum canım. Gerceği gördüğünde de iş işten çoktan geçmiş olacak sanırım...
Artık ağlamıyorum biliyor musun? Arada bir en fazla dolsa da gözlerim ötesi gelmiyor. Hatta her gecen gün daha güçleniyorum diyebiliriz, büyü bozuldu, aşkım bitti.
Çok değil birkaç hafta önceki yazılarımdan birinde yazmıştım, "ufacık birşey vesile oldu gözümün önündeki koskoca balona bir iğne batırmama, ayılmama ve herkese hak ettiği kadar değer vermem gerektiğini hatırlamama" demiştim. İşte ogünden sonra işin rengi değişti bende.
Hayalkırıklığında dibe vurup, kafayı çarpıp, şöylebir silkelenip, tekrar ayağa kalkmak.
Artık biliyorum ne istediğimi ve o yolda adım atıyorum hergün...Kaç vücüd oldu reddettiğim, kaç ruh oldu elini tutmayı istemediğim ve daha kaç telefon numarası engelleyip yoluma devam ettiğim. Hani o 6 ay önce "benim kafa çook karışık" diyen kızdan eser yok şimdi canım. Herşeyin bir zamanı vardır derler ya, işte benim de ozaman şimdi geldi.
Belki bu yazdıklarımı sen de okursun birgün, belki anlarsın aslında farkında olmadan bana kendimi bulmamda ne kadar faydalı olduğunu, bunu canımı acıtarak yapmış olsanda. Herşey için teşekkürler arkadaşım.
Son vurucu noktayı bugün yaptığın için sana ithafen yazıyorum bu yazımı...
Dün gece aradım seni; bilmem saatin kaçıydı, epeyli geç. Açmadın, geri de dönmedin sonrasında. Oysa ki sana nasıl ihtiyacım vardı biliyor musun? Sorma neden diye işte, ihtiyacım vardı. İnsanın bazen yorulup sadece kafasını dayayıp huzur bulmaya ihtiyacı olduğu zamanlar vardır. İşte onlardan biriydi, çaresizce...Benim bu anlarım özellikle pek çok vardır. Yalnız kalmak ve ben, en sevdiğim...Kendimi dinlemek, arınmak, ruhumu nötrlemek adeta. Ama dün gece farklıydı, ilk defa yanımda seni istedim ama sen yoktun.
Ertesi günün akşam üstü saatlerinde çaldı telefonum, sana ihtiyacım olduğu için aradığımı söyledim. Ne olduğunu sorduğunda anlatamadım sana, kuramadım doğru cümleleri, salladım saçma sapan birkaç basit neden. Ama duyduklarım yetti de arttı bana. Oyle şeyler dedin ki bana, ben kendimden şüphe ettim adeta. Son aklımda kalan cümle, başka birine aşık olmuş olsam seni niye arayayım gecenin bir saati demek oldu...
Ötesi yok bende, sadece sessizlik çöktü adeta. Hani ağır çekim uçurumdan atlamak misali.
Gönlümün kenarında göz kırptı küçük bir kız çocuğu bana ve tutup ellerimden hadi artık gitme zamanı gemiştir dedi....