Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '19

 
Kategori
Psikoloji
 

Gitmek...

 
Nedense insanın aklında hep gitmek var. Gidelim de nasıl olursa olsun. İnsan doğasındaki doyumsuzluk, sanıram bu gitme isteğimizi körüklüyor. Hep bir yerlere gitmek istiyoruz. Çarşıya, pazara, okula, işe, tatile v.s.
İlle de gitmek olsun. Çevremize baktığımızda teknolojinin de bize bu konuda çok yardımcı olduğunu görüyoruz. Otomobiller, trenler vapurlar, uçaklar, dizi dizi tatil yeri reklamları.
Bazen yaşadığımız yeri bırakıp gitmek gelir içimizden. Ama ne mümkün. değil mi ki bu kafayı beraber götürüyoruz, geride bırakmak istediğimiz her şey de bizimle birlikte geliyor. Kimi zaman hayatı temelli bırakıp gitmek de gelir içimizden. Ama geri dönüş imkanı olmadığı için hemen vazgeçeriz bu fikirden. Yoksa biz gitmeyi geri dönme imkanından dolayı mı seviyoruz?
Bu konuyu bir de büyük usta Can Yücel'den dinleyelim:
Bu günlerde herkes gitmek istiyor 
Küçük bir sahil kasabasına 
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara... 
 
Hayatından memnun olan yok. 
Kiminle konuşsam aynı şey... 
Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği. 
 
Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok. 
Bir kendisi 
Bu yeter zaten. 
Her şeyi, herkesi götürdün demektir.. 
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan. 
Ama olmuyor. 
 
Hani kendimizden razıyız diyelim, öteki de olmuyor. 
Yani her şeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor. 
 
Böyle gidiyoruz işte. 
Bir yanımız "kalk gidelim", 
öbür yanımız "otur" diyor. 
 
"Otur" diyen kazanıyor. 
O yan kalabalık zira... 
İş, Güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile, 
Güvende olma duygusu... 
En kötüsü alışkanlık 
Alışkanlığın verdiği rahatlık, 
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor. 
Kalıyoruz... 
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz. 
 
Evlenmeler... 
Bir çocuk daha doğurmalar... 
Borçlara girmeler... 
İşi büyütmeler... 
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor. 
Misal ben... 
Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum. 
Değil bu şehirden gitmek, 
İki sokak öteye taşınamıyorum. 
Alıp götürsem gelmez ki... 
Bütün sokağım köpeğim olduğunun farkında 
Herkes onu o herkesi seviyor. 
Hangi birimizle gitsin? 
 
"Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardir; 
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin 
Kendi imalatımız küfeler. 
 
Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada. 
Ölüm var zira. 
Ölüme inat tutunmak lazım. 
 
Bari ufak kaçışlar yapabilsek. 
Var tabi yapanlar, ama az 
Sadece kaymak tabakası 
Hepimiz kaçabilsek... 
Bütçe, zama, keyif... Denk olsa. 
Gün içinde mesela... 
Küçücük gitmeler yapabilsek. 
 
Ne mümkün 
Sabah 9, aksam 18 
Sonra başka mecburiyetler 
Sıkışıp kaldık. 
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli 
Bu kadar ağır olmamali. 
 
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. 
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani. 
Ne saçma... 
Bahar mıdır bizi bu hale getiren? 
Galiba. 
 
Ben her bahar aşık olmam ama 
Her bahar gitmek isterim. 
Gittiğim olmadı hiç. 
Ama olsun... istemek de güzel
İzmir 06,02,2019
 
Toplam blog
: 1508
: 1688
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..